
Gerçek hükümdar olan Allah herşeyden yücedir
Gerçek hükümdar olan Allah herşeyden yücedir.Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: "Rabbim, ilmimi arttır."

Gerçek hükümdar olan Allah herşeyden yücedir.Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: "Rabbim, ilmimi arttır." (Taha: 114)
Tüm başların önünde eğildiği, zalimleri hüsrana uğrattığı, iyi işler yapan mü’minleri güvene kavuşturduğu, her şeyin asıl sahibi olan Allah gerçekten yücedir. Kur’an-ı Kerim yücelerin yücesinden gelmiştir. Öyleyse Kur’anı aceleyle tekrar etmene gerek yok. Zira onu gönderen bir amaca hizmet etsin diye onu indirmiştir. Onun kaybolmasına asla müsaade etmeyecektir. Sen, Rabb’inden
sadece ilmini artırmasını dile. Verdiği mesajlara gönülden bağlan. Onu yitirmekten korkma! İlim sadece Allah’ın öğrettikleridir. İnsan için değerli olan, boşa gitmeyen ve hüsranla sonuçlanmayan en kalıcı ilim Allah’ın bildirdikleridir.
FİZİLALİL KUR’AN
Kesinlikle bilelim ki Kur’an’a baskın çıkamayız. Yaşanmasında da, öğrenmesinde de, okunmasında da biz Ona baskın çıkamayız.
Öyleyse acele etmeyeceğiz. Haftada on âyet programlayacağız. Haftada on hadis belirleyeceğiz. Bu on âyeti ve hadisi iyice öğrenip belleğimize yerleştireceğiz. Her gün ve gece bu âyetleri ve hadisleri gündeme getireceğiz. Evimizde, çarşıda pazarda, dostumuza komşumuza kim olursa olsun, kiminle karşılaşırsak bu on âyet ve hadisle o haftamızı değerlendireceğiz. Öteki hafta bir başka on âyet ve hadise geçeceğiz.
Böyle devam ede ede göreceksiniz ki Kur’an size hakim olmuş, siz de Kur’an ile düşünmeye, Kur’an ile konuşmaya başlamışsınız demektir. Gece-gündüz Allah’ın sözcülüğünü yapma şerefiyle şereflenmiş olacaksınız Allah’ın izniyle. Bir ömür boyu bir tek insanın senin elinle hidayete ulaşması bilesin ki dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır.
Ve de ki ya Rabbi benim ilmimi artır. Sakın ha ben ihtiyarladım, benim işim çok, ben bunu beceremem deme. Ben bilmiyorum deme. Sen bilirsin, bilmek zorundasın. Çünkü sen sana lazım olmayan çok gereksiz şeyleri biliyorsun. Çok lüzumsuz şeyleri okuyor ve dinliyorsun. Halbuki sen de biliyorsun ki Allah’tan, Allah’ın kitabından, Allah’ın haberlerinden daha önemli, daha gerekli hiçbir şey yoktur.
BASAİRUL KUR’AN
Zemahşerî’nin bu ayete dair dikkat çektiği temel noktalar şunlardır:
1. Vahyi Telakki Etme Edebi
Zemahşerî’ye göre, Hz. Peygamber vahiy meleyi (Cebrail) okumayı bitirmeden önce, unutma korkusuyla veya ezberleme hırsıyla kelimeleri peşinden tekrar ediyordu. Ayetteki "Sana vahyi tamamlanmadan önce Kur’an’ı (okumakta) acele etme" uyarısı, bir öğrenme metoduna işaret eder:
Sükûnet ve Dinleme: Vahiy inerken tam bir sessizlik ve konsantrasyonla dinlemek esastır.
İlahi Teminat: Allah, Peygamberine "onu senin kalbine biz yerleştireceğiz" mesajını vererek zihni bir rahatlama sağlamıştır.
2. "İlmimi Artır" Emrinin Hikmeti
Zemahşerî, ayetin sonundaki dua kısmını tefsir ederken çok zarif bir nükteye değinir:
Doyumsuzluk: İlim, Allah’ın insandan "daha fazlasını iste" buyurduğu yegâne alandır. Mal veya makam için değil, sadece ilim için "artır" denilmesi emredilmiştir.
Sürekli Gelişim: Bu ifade, Hz. Peygamber’in bile her an daha fazla bilgiye ve marifete muhtaç olduğunu, ilmin sonu olmayan bir deniz olduğunu gösterir.
3. "Fete'âlallâh" (Allah Yücedir): Ayetin başındaki bu ifadeyle, Allah’ın mülkünün gerçek sahibi olduğu ve indirdiği vahiyle kulu üzerindeki otoritesi vurgulanır.
Hükmün Tamamlanması: Ayette geçen "kaza" (hükmün tamamlanması) ifadesini, Cebrail’in tebliğini bitirmesi ve Peygamber’in manayı tam olarak kavraması şeklinde yorumlar.
Özetle Zemahşerî'nin Yaklaşımı
Zemahşerî için bu ayet, hem bir eğitim metodolojisi (dinlemeden konuşmamak) hem de bir tevazu dersidir. Kul, ne kadar yüksek bir makamda olursa olsun (Peygamberlik gibi), her zaman Allah’tan ilmini artırmasını talep etmelidir.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ



HABERE YORUM KAT