1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik"
"Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik"

"Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik"

Böylelikle, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakub'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık. (Meryem/49)

09 Şubat 2026 Pazartesi 07:25A+A-

 

فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۙ وَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا ﴿٤٩﴾

49- Böylelikle, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakub'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık.

وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا۟ ﴿٥٠﴾

50- Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

Böylece Hz. İbrahim, babasından ve soydaşlarından ayrılıyor. Onları taptıkları putlarla başbaşa bırakarak ailesini ve yurdunu terkediyor. Fakat yüce Allah, onu yalnız bırakmıyor. Tersine onu hayırlı evlatlarla ve yolunu izleyecek bir soy zinciri ile ödüllendiriyor. 

Hz. İshak, Hz. İbrahim’in oğludur. Eşi Sare’den doğmuştur. Sare’nin bundan önce çocuğu olmuyordu. Hz. Yakup ise Hz. İshak’ın oğludur. O da babası Hz. İshak gibi bir peygamberdi.

Okuduğumuz ayetlerin ikincisinde “Onlara (yani Ïbrahim’e, İshak’a, Yakub’a ve soylarına) rahmetimizden pay verdik”buyuruluyor. İnancı uğruna ailesini ve yurdunu terkeden Hz. İbrahim’in gönlünde ve çevresinde doğan boşluğu dolduran, onu yalnızlıktan ve gariplikten kurtaran ilahi armağanlar olarak sunuluyor.

  FİZİLALİL KUR’AN

Râzî’nin bu ayetlerle ilgili tefsirindeki temel noktalar şunlardır:

​1. Fedakarlığın Karşılığı Olarak Nesil (49. Ayet)

​Râzî, Hz. İbrahim’in babasını ve kavmini Allah rızası için terk etmesi ile kendisine verilen evlatlar arasında doğrudan bir bağ kurar:

Hz. İbrahim, Allah için kavminden ayrılıp yalnız kalmayı göze alınca; Allah ona yalnızlığını unutturacak, gözünü aydın edecek İshak ve Yakub’u ihsan etmiştir.

​Râzî, burada özellikle Yakub'un (torun) zikredilmesinin sebebinin, Hz. İbrahim'e sadece bir evlat değil, soyunun devam edeceği ve bereketleneceği müjdesinin verilmesi olduğunu belirtir.

​"Her birini peygamber yaptık" ifadesiyle, Allah'ın onlara sadece dünyevi bir soy değil, manevi bir rütbe de verdiğine dikkat çeker. Râzî'ye göre bu, bir babanın alabileceği en büyük mükafattır.

​2. "Rahmetimizden Bağışta Bulunduk" (50. Ayet)

​Râzî, buradaki "rahmet" kavramını geniş bir yelpazede açıklar:

​Bu rahmet; peygamberlik, kitap, hikmet, çokça mal ve mülkün yanı sıra, soylarından gelen bereket ve ahiretteki yüksek makamları kapsar.

​Hz. İbrahim vatanını bıraktığında hiçbir şeyi yoktu, ancak Allah bu hicretin sonunda ona ve nesline geniş imkanlar sundu.

​3. "Lisâne Sıdkın Aliyyâ" (Yüce Bir Doğruluk Dili / Güzel Şöhret)

​Râzî, 50. ayetin sonundaki bu ifadeyi (Lisâne Sıdkın) tefsir ederken dil ve belagat açısından şu yorumları yapar:

​Evrensel Övgü: Bu tabir, "insanlar arasında kıyamete kadar iyilikle anılmak" demektir. Râzî der ki: "Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar; hepsi Hz. İbrahim'i sever ve ona hürmet eder. Herkes onu kendine nispet etmeye çalışır."

​Doğruluk Dili: Buradaki "dil" (lisân) kelimesi, insanların onlar hakkında konuşacağı övgü dolu sözleri temsil eder. "Aliyyâ" (yüce) sıfatı ise, bu övgünün sıradan bir beğeni değil, ilahi bir takdir ve sönmeyecek bir şöhret olduğunu gösterir.

​Duanın Kabulü: Râzî ayrıca, bu ayetin Hz. İbrahim’in Şuarâ Suresi’nde (84. ayet) yaptığı "Bana sonrakiler içinde bir 'lisân-ı sıdk' (güzel bir nam) nasip eyle" duasının fiilen gerçekleşmiş hali olduğuna işaret eder.

​Râzî'ye göre bu iki ayet, "Kim Allah için bir şeyi terk ederse, Allah ona ondan daha hayırlısını verir" kaidesinin en somut örneğidir. Hz. İbrahim batıl olan ailesini terk etmiş, Allah ona peygamberlerle dolu hak bir aile ve kıyamete kadar sürecek tertemiz bir nam vermiştir.

  TEFSİR-İ KEBİR

HABERE YORUM KAT