YAHYA FIRAT

DEM Parti neden sapkınlığı cansiperane savunuyor?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla “Ailem Güvende operasyonu” kapsamında LGBT olarak tanımlanan derneklere yönelik operasyon düzenlendi.

Aynı operasyon kapsamında birçok cinsi sapık gözaltına alındı, sapkınlık propagandası yapan onlarca sosyal medya hesapları erişime kapatıldı.

Operasyonlarda fuhşu, sapkınlığı ve gayri ahlaki ilişkileri normalleştirmeye çalışan LGBT güruhuna dokunuldu ancak ses en çok DEM Parti’den çıktı.

CHP, Yeni Parti gibi sekülerliğin kalesi olan partiler bile konuya doğrudan itiraz etmezken DEM Parti tüm bileşenleriyle sapkınlığın sesi oldu.

Söz konusu operasyonları eşitlik, demokrasi ve insan haklarına aykırı olarak tanımlayan DEM’liler, “LGBT+ toplumda rahat değilse aile de güvende değil” zırvasını çekinmeden dile getirebildiler.

Tabii her fırsatta ifsat kültürünü yaymaktan çekinmeyen DEM ahalisinin aileden ne anladığı da mühim. Genel anlamda aile kurumunu gericilik ve feodalizm ile özdeşleştiren bu mantalitenin kadim aile değerlerine savaş açtığı ortada.

Başta Tülay Haşimoğulları olmak üzere DEM Parti içindeki sol-sosyalist, ve feminist unsurlar, günlerdir sapkınlara sahip çıkan açıklamalar yapıyorlar.

Her fırsatta küresel emperyalizme karşı olduklarını ikrar eden bu esfele safilin grubu, bizzat emperyalizmin İslam dünyasına, kadim kültürlere enjekte ettiği cinsel sapkınlığı cansiperane savunuyorlar.

MASAK raporlarına göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, Fransa Büyükelçiliği, Almanya Konsolosluğu, Danimarka Büyükelçiliği, Hollanda Dışişleri Bakanlığı ile Batı menşeili birçok kurum ve kuruluş Türkiye’de faaliyet gösteren LGBT yapılanmalarına fon aktarıyor.

Batıda belli bir merkezden desteklenen ve normalleştirilmeye çalışılan cinsel sapkınlığın Türkiye’deki gönüllü taşeronluğunu ise kuşkusuz DEM Parti yapıyor.

Bu parti içindeki feminist ve sapkın şahıslar, bu işin bayraktarlığını yapıyor. DEM Parti Milletvekilleri Kezban Konukçu, Özgül Saki, Perihan Koca, Sevilay Çelenk ve isimini sayamayacağımız niceleri sapkınlığın sözcüleri konumunda. DEM Parti Kadın Meclisi LGBT dayanışmasının bir bileşeni olduğunu deklare ediyor.

Peki Kürt haklarını koruma veya savunma iddiasında olan bir partinin Kürtlerin değerleriyle, örfüyle, inancıyla tamamen zıt olan bir pisliği savunması son derece ironik değil mi?

DEM Partiye oy veren Kürtlerin azımsanmasak bir kısmı milliyetçi bir haleti ruhiye ile hareket etse bile bunların sapkınlığa mesafeli olduğu biliniyor. Kürtçede sapkınları tanımlayan “kunek” kelimesi bile başlı başına bir aşağılanmayı ifade eder.

Geçmişte yaşanan acıları istismar ederek muhafazakar ve mütedeyyin Kürtleri belli oranda saflarına çekmeyi başaran bu yapı, Kürtlerin temel insani haklarını savunmaktan çok küresel sapkınlığın bayraktarlığını yapıyor.

Türkiye’de hiçbir parti doğrudan LGBT savunculuğu yapmazken, DEM Parti ve öncülleri olan siyasi partiler, onursuz ve rezil insanların sözcülüğünü yapmaktan geri durmuyor.

Kürtlerin içine yerleşmiş bir Truva atı olan bu sinsi oluşum, ,Kürtlerin İslam’dan ve kadim geleneklerinden devraldığı tüm değerleri dejenere etmeye devam ediyor.

Bu çirkinliğe, pervasızlığa evvela Müslüman Kürtlerin dur demesi gerekiyor. Kürtler modern ifsatın tüm unsurların bünyesinde taşıyan bu asalakları artık sırtından atma zamanı geldi.

Kürtlerin feministlere, sapkınlara, iflah olmaz sosyalistlere ne borcu var ki DEM Parti istediği için bu müptezelleri sırtında taşıyor?

Bugün Kürtlerin DEM Parti gibi müfsit oluşumlara ihtiyacı yok. Onların belli ki ihtiyacı var.

Bu yüzden Kürt halkının DEM Parti’nin hayasızca LGBT dayatmalarına dur demesi ve bunun ivedilikle reddedilmesi son derece önem taşıyor.

whatsapp-image-2026-09-14-at-22-55-28

whatsapp-image-2026-09-14-at-22-56-54

whatsapp-image-2026-09-14-at-22-57-34

YAZIYA YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAHYA FIRAT Arşivi

Erkeği öldürmek!

29/07/2026 18:37