Faisal Malik / Yaqeen Institute
Çeviri: Barış Hoyraz – Haksöz Haber
Günümüzün Firavunu ve Filistin’e karşı yürütülen propaganda savaşıyla mücadele -1
2. Bölüm
Şiddet ve zulmü meşrulaştırmak
قال سَنُقَتِّلُ أَبْنَآءَهُمْ وَنَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ وَإِنَّا فَوْقَهُمْ قَـٰهِرُونَ
…[Firavun] şöyle dedi: “Oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını ise hayatta bırakacağız; şüphesiz biz, onlara karşı galip gelmiş olanlarız.”21
Hz. Musa’nın yolsuzluğa yol açtığını iddia ettikten sonra Firavun, İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldüreceğini, kadınlarını ise hayatta bırakacağını ilan etti. Böylelikle, Hz. Musa ve takipçilerinin yolsuzluk yapan kişiler olduğu gerekçesiyle, onları öldürmenin ve boyun eğdirmekte haklı olduğu yönünde bir anlatı oluşturdu. Firavun’un “biz onların boyunduruğundayız” şeklindeki ifadesi, İsrailoğullarına karşı takındığı aşağılayıcı tavrı yansıtmakta ve Filistinliler hakkında kullanılan dil ve ifadelerle güçlü paralellikler taşımaktadır; örneğin, yukarıda bahsedilen İsrailli askerin Filistinlileri hayvanlara benzetmesi gibi.22
İlginçtir ki, Firavun, Hz. Musa’nın sözde yozlaşmasına tepki olarak İsrailoğullarının oğullarını öldürmek ve kadınlarını köleleştirmekle tehdit etse de, bu şiddet Hz. Musa’nın doğumundan önce de mevcuttu. Dolayısıyla, Firavun devletinin şiddeti Hz. Musa’ya bir tepki değil, devletin doğasında var olan bir parçaydı.
Firavun’un şiddetini meşrulaştırma biçimi, zalimlerin başkalarını ezmek için oluşturdukları ve sürdürdükleri sistemin şiddetini kabul etmeyi reddettiklerini yansıtmaktadır. Dolayısıyla, sistemlerinin şiddet içeren doğası ortaya çıktığında, ortaya çıkan şiddetin suçunu, sadece haysiyet ve özgürlük talep eden ezilenlere atarlar.
Sir John A. Macdonald örneğine dönersek, yerli halkları vahşi olarak tasvir ettikten sonra, onları ailelerinden zorla alınıp rezerv okullarına yerleştirmeyi meşrulaştırdı. Bu rezerv okullarında yerli çocuklar sıklıkla daha fazla istismara uğradı ve hatta öldürüldü. Macdonald şöyle demiştir:
“Bakanlık başkanı olarak bana, Kızılderili çocukların ebeveynlerinin etkisinden mümkün olduğunca uzak tutulması gerektiği konusunda yoğun baskı uygulandı ve bunu yapmanın tek yolu, onları beyazların alışkanlıklarını ve düşünce biçimlerini edinecekleri merkezi mesleki eğitim okullarına yerleştirmekti.”
Kanada’nın yerli halkının çocuklarına yönelik şiddetin gerekçelendirilmesi, İsrail Devleti’nin Filistinli çocuklara karşı uyguladığı şiddeti meşrulaştırma biçimiyle çarpıcı bir benzerlik göstermektedir. İsrail’in kuruluşunda kilit rol oynayan isimlerden biri ve ülkenin dördüncü başbakanı olan Golda Meir, bir keresinde şöyle demiştir: “Arapların çocuklarımızı öldürmesini affedebiliriz,” dedi, “ama bizi onların çocuklarını öldürmeye zorlamalarını asla affedemeyiz.”24
El Hac Malik de 1960’larda Batı’nın, saldırdığı halkları insanlıktan çıkarmaya çalışarak “üçüncü dünya”ya yönelik şiddetini nasıl meşrulaştırdığını belirtmişti. O dönemdeki Batı medyası hakkında şöyle demişti: “Yok ettikleri halkları yok etmeyi meşrulaştıracak sözler her zaman hazırdır.”25
Verdiği örneklerden biri, Kongo’nun Belçika ve Batı’nın kontrolünden bağımsızlığını kazanma girişimine ilişkin Batı medyasının haberleriydi. Şöyle demişti:
Şu anda Kongo’da savunmasız köyler bombalanıyor, siyahî kadınlar, çocuklar ve bebekler uçaklar tarafından paramparça ediliyor. Bu uçaklar nereden geliyor? Amerika Birleşik Devletleri’nden. A-m-e-r-i-k-a B-i-r-l-e-ş-i-k D-e-v-l-e-t-l-e-r-i. Evet, ama bunu yazmayacaksınız. Amerikan uçaklarının siyahî kadınların, siyahî bebeklerin ve siyahî erkeklerin bedenlerinden etlerini parçaladığını yazmayacaksınız. Hayır. Neden? Çünkü onlar Amerikan uçakları. Amerikan uçakları olduğu sürece, bu insani bir eylemdir.
Görüntü oluşturma yetenekleriyle basını ele geçiriyorlar ve toplu katliamları, soğukkanlı cinayetleri insani bir proje gibi gösteriyorlar. Binlerce siyahî insan ölüyor, katlediliyor ve sizlerin kalplerinde onlara karşı en ufak bir şefkat bile yok; çünkü kurban suçluymuş gibi, suçlu ise kurbanmış gibi gösteriliyor.26
Kongo’da masum kadınlara, çocuklara ve sivillere yönelik bombardımanı eleştirmesi, Gazze’deki mevcut durumla çarpıcı bir benzerlik taşıyor. Binlerce masum insanın, bunların çoğunun kadın ve çocuk olduğu, ölümüne yol açan ve Gazze’deki 1 milyondan fazla Filistinliyi yerinden eden Gazze’ye yönelik halı bombardımanı – ki bunların tümü uluslararası hukuka aykırıdır27 – “İsrail’in kendini savunma hakkı vardır” şeklindeki aynı ifadeyle meşrulaştırılmaktadır.
Sahte iyilikseverlik28
Şu’ara Suresi’nde Musa (as) ve Harun (as)’a, Firavun’a İsrailoğullarını kölelik ve zulümden kurtarmasını söylemeleri için Allah tarafından emir verilir.
فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
Firavun’a gidin ve şöyle deyin: “Biz, tüm âlemlerin Rabbinin elçileriyiz; İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder.”29
Firavun, Musa (a.s.) ve Harun (a.s.)’ın bu talebine nasıl yanıt verir? Firavun, Musa (a.s.)’ı nankörlükle suçlar.
قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًۭا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ
Firavun şöyle itiraz etti: “Seni çocukken aramızda yetiştirmedik mi? Hayatının birkaç yılını bizim bakımımızda geçirmedin mi?”30
Firavun, İsrailoğulları’na uygulanan zulmü sona erdirme yönündeki Musa (as) ve Harun’un (as) talebini kabul etmek yerine, Musa’ya (as) onun Firavun sarayında nasıl yetiştirildiğini ve ‘köle sınıfından’ gelip ‘medeni sınıf’ arasında Firavun’un sarayında yetiştirilme fırsatına sahip olmasına rağmen ne kadar nankör davrandığını hatırlatır. Elbette Firavun’un göz ardı ettiği şey, Musa’nın (as) sarayında yetiştirilmesinin asıl nedeninin, ordusunun İsrailoğulları’nın erkek çocuklarını katletmesi ve Allah’u Teala’nın Musa’yı (as) nehirde bulunmasını sağlayarak mucizevi bir şekilde kurtarması ve Musa’nın (as) kim olacağını kimse bilmeden Firavun’un sarayında yetiştirilmesini sağlaması olduğudur. Bu bakımdan, Musa’nın Firavun’un sarayında yetiştirilmesi, onu Firavun’un katil yönetiminden kurtaran ilahi bir müdahaleydi ve Firavun’un cömertliğiyle hiçbir ilgisi yoktu.
Bir zalimin, ezdiği insanlara karşı kendini iyi niyetli ve medenileştirici bir güç olarak görmesi fikri, sömürgecilik projesini meşrulaştırmak için son birkaç yüzyıl boyunca Avrupa sömürgecilik söylemine nüfuz etmiş bir fikirdi. Mamdani şöyle belirtir:
“Emperyalizm, aşağı ırkları yeryüzünden temizleyerek medeniyete hizmet etmiştir” fikri, doğa bilimlerinden felsefeye, antropolojiden siyasete kadar 19. yüzyıl Avrupa düşüncesinde yaygın bir şekilde dile getirildi.31
Sömürgeci söylem, sömürgeciliğin dünya için bir medenileştirici güç olduğunu iddia ederek, sözde insani idealleriyle tutarlı kalmaya çalıştı. Sömürge altındaki halk, sömürgeciler tarafından şiddetle muamele görüyorsa, bunun nedeni sömürgeciliğin şiddet içeren doğası değil, sömürge altındaki halkın, zalimleri tarafından belirlenen “medeni” olma düzeyine ulaşamamasıydı. Fanon, şu ifadesinde bu olguya dikkat çeker:
“Zenci” ve “havlu kafalı”ya yönelik Batı burjuvazisinin ırkçılığı, hor gören bir ırkçılıktır — küçümseyen bir ırkçılıktır. Ancak tüm insanların özünde eşit olduğunu ilan eden burjuva ideolojisi, insanlık dışı varlıkları, kendisinin temsil ettiği Batı insanlığı düzeyine yükselmeye teşvik ederek kendi iç tutarlılığını korumayı başarır.32
Siyonizmin kuruluşunda kilit rol oynayan isimlerden biri olan Avusturya-Macaristanlı Theodor Herzl, Siyonist vizyonu için Avrupa sömürge güçlerinden destek aradı; bunu kısmen, Avrupalı olmayanları daha az medeni gören Avrupa merkezli ırkçı dünya görüşüyle gerekçelendirerek yaptı. Filistin topraklarında İsrail Devleti’nin kurulmasının faydaları arasında şunların yer alacağını belirtti:
“Orada, Asya’ya karşı Avrupa’nın surlarının bir parçasını, barbarlığa karşı medeniyetin bir karakolunu oluşturmalıyız.”33
Dahası, Herzl, Siyonist devlet vizyonunun, Avrupalıların Avrupalı olmayanları sömürgeleştirip sömürdüğü Avrupa kolonilerini örnek alacağını tam olarak kabul etmişti. Herzl, Güney Afrika’nın acımasız sömürge diktatörü ve beyaz üstünlükçüsü Cecil Rhodes’a şöyle yazmıştı:
“Lütfen programımı incelediğinizi ve onayladığınızı belirten bir metin gönderin. Kendinize, neden size hitap ettiğimi soracaksınız, Bay Rhodes. Bunun nedeni, programımın bir sömürge devleti olmasıdır.”34
Ezilenlerin hayatlarını değersizleştirmek
Firavun’un Musa (as)’a karşı kullandığı bir başka propaganda taktiği, İsrailoğullarının çektiği acıları önemsizleştirmek ya da görmezden gelmek, ancak aynı zamanda Musa (as)’ın işlediği iddia edilen “suçu” abartmaktı. Firavun, İsrailoğullarını serbest bırakma talebine, Musa (as)’ın kendi sarayında nasıl yetiştirildiğini vurgulayarak yanıt verdikten sonra, Musa’nın bir Mısırlıyı kazara öldürmesi konusuna geçti.
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَـٰفِرِينَ
“Sonra sen, [tamamen] nankör olarak yaptığını yaptın!”35
Musa (as), İsrailoğullarından birinin bir Mısırlı tarafından ezildiğini görünce bu zulmü durdurmaya çalıştı; bu da onun Mısırlıyla kavga etmesine ve kazara onu öldürmesine neden oldu. Musa (as)’ın Mısır’dan kaçmasına neden olan da bu olaydı. Firavun’un, rejiminin yıllardır sürdürdüğü şiddeti tamamen görmezden gelip, bunun yerine aslında Firavun’un kendisinin yarattığı baskıcı koşulların bir sonucu olan kazara bir cinayeti abarttığına dikkat edin.
Yine, Batı’nın menfaatlerinin söz konusu olduğu çatışmaları haberleştirme biçimlerinde, 20. yüzyıl boyunca çeşitli Batı medya kuruluşları tarafından uygulanan bu tür çifte standartları görebiliriz. Fanon, Fransız sömürge yönetimi tarafından binlerce Cezayirli ve Madagaskarlı’nın katledilmesi ve 1940’lar ile 1950’lerde İngilizler tarafından binlerce Kenyalı’nın katledilmesi konusunda Batı medyasının neredeyse sessiz kaldığını belirtmiştir.36
El Hac Malik, 1950’ler ve 1960’larda Kongo’da yaşanan şiddete ilişkin medya haberlerinde de benzer bir çifte standart olduğunu belirtmiştir:
“Dikkat ederseniz, Kongo’daki siyahlar kitlesel olarak katledilirken hiçbir tepki gösterilmedi. Ancak birkaç beyazın hayatı söz konusu olur olmaz, tüm dünya bir anda kargaşaya kapıldı. Dünyayı bu kargaşaya sürükleyen neydi? Basın.”37
Filistin’deki mevcut durum bağlamında, İslam hukukunun masum herhangi bir kadın, çocuk veya sivilin öldürülmesini kınadığı unutulmamalıdır; ancak yalnızca 7 Ekim’de İsrail’e karşı işlenen şiddete odaklanıp, Filistinlilere karşı 75 yıldır süren baskı ve şiddeti tamamen görmezden gelmek son derece ikiyüzlü bir tutumdur. Medya, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki 650.000’den fazla yasadışı yerleşimciye karşı hiçbir zaman gözünü bile kırpmamıştır.38
Medya, son 16 yıldır süren İsrail ablukasının Gazze halkının yaşam koşullarına yol açtığı etkileri bağlamına oturtma zahmetine hiç girmedi. Bu acımasız abluka, Gazze halkının %70’inin mülteci haline gelmesine, %82’sinin yoksulluk içinde yaşamasına, %63’ünün gıda güvensizliği çekmesine ve %95’inin temiz suya erişememesine neden oldu.39 Ayrıca, bu çatışmadan önceki son 20 yıl içinde İsrail’in 3.000’den fazla Filistinli çocuğu öldürdüğü gerçeği de hiç haber yapılmadı.40 Medya, 7 Ekim’deki rehine olayını öne çıkardı, ancak 1967’den bu yana Filistinlilerin %20’sinin İsrail tarafından tutuklandığından,41 ya da her yıl tahminen 500-1000 Filistinli çocuğun İsrail askeri gözaltında tutulduğu gerçeğinden neredeyse hiç bahsetmiyor.42
Şu anda, dünya çapında yapılan protestolara rağmen, öldürülen 14.000'den fazla Gazze sakini'ni43 kınamayı reddeden medya kuruluşları hâlâ var; bunların 6.000'den fazlası çocuk.44
Zulüm ve şiddetin lehine çalışan milyonlarca dolarlık bir propaganda makinesine karşı sıradan bir insanın ne yapabileceği sorusu akla geliyor. Kur’an-ı Kerim, Firavuncu propaganda yöntemine dair bize bir bakış açısı sunar ve bununla nasıl yüzleşeceğimiz konusunda da yol gösterir.
Devam Edecek >>>
Dipnotlar:
21. Kur’an 7:127.
22. “Bu hayvanlar artık yaşayamaz.”
23. “Kanada’daki Yatılı Okullar.”
24. “‘Çocukları öldürmemize neden oldukları için Arapları asla affedemeyiz’ - CBS’den Schieffer, Golda Meir’in sözlerini aktarıyor,” Haaretz, 28 Temmuz 2014, https://www.haaretz.com/israel-news/2014-07-28/ty-article/we-can-never-forgive-them/0000017f-e587-da9b-a1ff-edefe0bd0000.
25. Breitman, Malcolm X Speaks, 97.
26. Breitman, Malcolm X Speaks, 93.
27. “İsrail’in Gazze’ye Yaptığı Bombardıman Uluslararası Hukuku İhlal Ediyor mu?”, Al Jazeera, 12 Ekim 2023, https://www.aljazeera.com/features/2023/10/12/is-israeli-bombing-of-gaza-a-violation-of-international-laws.
28. Bu ifadeyi öneren Sh. Tom Facchine’ye çok teşekkürler.
29. Kur’an 42:16–17.
30. Kur’an 26:18.
31. Mahmood Mamdani, İyi Müslüman, Kötü Müslüman (New York: Random House, 2004), 6.
32. Fanon, Yeryüzünün Sefil İnsanları, 110.
33. Theodor Herzl, A Jewish State (New York: Federation of American Zionists, 1917), 12.
34. Isamail Adam Patel, A Brief History of Palestine (Leicester: Al-Aqsa Publishers, 2020), 90’da alıntılanmıştır.
35. Kur’an 26:19.
36. Fanon, Yeryüzünün Sefil İnsanları, 38.
37. Breitman, Malcolm X Konuşuyor, 96.
38. Patel, Filistin’in Kısa Tarihi, 217.
39.“100 Kişi Olarak Gazze,” Visualizing Palestine, Ekim 2023, https://www.visualizingpalestine.org/visuals/gaza-as-100-people?locale=en.
40. “İsimlerini Bilin: İsrail Güçleri Tarafından Öldürülen Filistinli Çocuklar,” Al Jazeera, https://interactive.aljazeera.com/aje/2021/palestine-know-their-names/index.html.
41. Patel, Filistin’in Kısa Tarihi, 221.
42. “İsrail Gözaltında İstismara Uğrayan Filistinli Çocuklar: STK,” Al Jazeera, 10 Temmuz 2023, https://www.aljazeera.com/news/2023/7/10/palestinian-children-abused-in-israeli-detention-ngo.
43. Saric, Ivana. “Gazze’deki Sivil Ölüm Sayısı Diğer Çatışma Bölgelerini Aşıyor.” Axios, 27 Kasım 2023. https://www.axios.com/2023/11/27/gaza-civilian-deaths-israel-conflict-zones.
44. Sarah Shamin, “İsrail’in Gazze Savaşı, Modern Çağda Çocuklar İçin En Ölümcül Çatışma mı?”, Al Jazeera, 7 Kasım 2023, https://www.aljazeera.com/news/2023/11/7/is-israels-gaza-war-the-deadliest-conflict-for-children-in-modern-times.

