1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan her­hangi birini görüyor veya sesini işitiyor musun?"
"Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan her­hangi birini görüyor veya sesini işitiyor musun?"

"Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan her­hangi birini görüyor veya sesini işitiyor musun?"

"Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan her­hangi birini görüyor veya sesini işitiyor musun?" (Meryem/98)

10 Mart 2026 Salı 07:43A+A-

 

فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ الْمُتَّق۪ينَ وَتُنْذِرَ بِه۪ قَوْمًا لُدًّا ﴿٩٧﴾

97- Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için.

وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍۜ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُمْ مِنْ اَحَدٍ اَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًا ﴿٩٨﴾

98- Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan her­hangi birini görüyor veya sesini işitiyor musun?

Evet ondan öğüt almak isteyen, hayat programlarını ona sormak ve de sonunda cennete, Allah’ın lütfuna ulaşmak isteyenleri cennetle, Allah’a kulluğa yanaşmayan, yolunu Allah’a sormak istemeyenleri de ateşle, cehennemle uyarman için biz  bu Kur’an’ı senin lisânında kolaylaştırdık di-yor Rabbimiz.

Rasulullah efendimizin dilinde kolaylaştırılmıştır. Allah onu bizim için kolaylaştırmıştır. Belki onu okurlar, anlarlar, zikrederler, kafalarında kalplerinde canlı tutarlar da hayatlarını onunla düzenlerler diye. Kur’an öyle olmalıdır zaten. Kur’an anlaşılıp hayat onunla düzenlenecek ve kafalarda ve kalplerde canlı tutulacaktır. Çünkü hayat programıdır o. Ona bakılmadan, ona sorulmadan hayat yaşanmamalıdır. Çünkü bu kitap hayatımızın her bir saniyesinde bize yol gösterecek bir kitaptır.

  BASAİRUL KUR’AN

Zemahşerî’nin Meryem Suresi 97 ve 98. ayetlere dair tefsirindeki temel vurgular şunlardır:

​97. Ayet: Dilin Kolaylaştırılması ve İnatçı Kavim (Lüdd)

​"Senin Dilinle" (Bi-lisânike): Zemahşerî, buradaki "senin dilin" ifadesinin Hz. Peygamber’in ana dili olan Arapça olduğuna dikkat çeker. Allah'ın Kur'an'ı onun diliyle kolaylaştırması; hem Peygamber'in tebliği kolayca yapabilmesi hem de muhatapların (Kureyş) "anlamıyoruz" diyecek bir mazeretlerinin kalmaması içindir.

​Müttakiler ve Müjde: Zemahşerî'ye göre Kur'an'ın kolay anlaşılması, kalbi Allah korkusuyla dolu olanlar için büyük bir beşâret (müjde) kaynağıdır; çünkü onlar bu ayetlerdeki hakikatleri hemen kavrar ve gereğini yaparlar.

​"Lüddâ" Kelimesi: Zemahşerî bu kelime üzerinde durur. Lüdd, "eledd" kelimesinin çoğuludur. Manası: "Batıl uğrunda tartışan, son derece inatçı, haktan sapan ve düşmanlıkta aşırı giden" demektir. Zemahşerî, Kur'an'ın bu kadar açık ve kolay anlaşılır olmasına rağmen hâlâ direnenlerin karakterini bu kelimeyle tasvir eder.

​98. Ayet: Helak Edilen Nesiller ve "Rikz" Kavramı

​Tarihsel İbret: Zemahşerî, bu ayetin önceki nesillerin (Ad, Semud gibi) başına gelenleri hatırlatarak Mekke müşriklerine gözdağı verdiğini belirtir. "Sizden daha güçlü ve kalabalık olanlar yok edildi, siz mi kurtulacaksınız?" mesajı verilir.

​"Hel-tuhissu" (Hissediyor musun?): Zemahşerî buradaki "hissetmek" fiilinin, "onların varlığına dair en ufak bir belirti bulabiliyor musun?" anlamına geldiğini söyler. Onlar sanki hiç yaşamamış gibi tarihten silinmişlerdir.

​Zemahşerî'nin Notu: "Onların ne kendileri kaldı ne de bir fısıltıları. Ne bir hareket ne de bir iz... Dehşet verici bir sessizliğe gömüldüler."
Buradaki vurgu, o şatafatlı hayatların, gürültülü orduların ve kibirli çığlıkların yerini mutlak bir sessizliğin almasıdır.

​Zemahşerî’nin Belagat Analizi

​Zemahşerî'ye göre bu iki ayet arasındaki zıtlık muazzamdır:

​97. Ayette: Kur'an'ın "lisan" (dil) ile apaçık anlatılması (Sesin zirvesi, beyan).

​98. Ayette: İnkarcıların "rikz" (fısıltı) bile çıkaramayacak hale gelmesi (Sesin yokluğu, hüsran).
​Bu, hakikati haykıran dilin bakiliği ile batıla sapanların mutlak sessizliği arasındaki farkı gösterir.
        KEŞŞAF TEFSİRİ

MERYEM SURESİNİN SONU

HABERE YORUM KAT