1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. “Onlar ise oradaki delillerden yüz çevirmektedirler”
“Onlar ise oradaki delillerden yüz çevirmektedirler”

“Onlar ise oradaki delillerden yüz çevirmektedirler”

“Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki delillerden yüz çevirmektedirler.”

26 Haziran 2026 Cuma 11:08A+A-

enbiya-32.jpg

“Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki delillerden yüz çevirmektedirler.” (Enbiya: 32)

Semayı korunmuş bir tavan yaptık diyor Rabbimiz. Evet yeryüzünü yaratan, düzenleyen Allah olduğu gibi, gökyüzünü de yaratan, düzenleyen O’dur.

Rabbimiz semayı da koruduk, korunmuş bir tavan kıldık. Neden korumuş Rabbimiz semayı?  Bozulmaktan, yıkılmaktan korudu. Kıyâmete kadar bozulmayacak o sema. Ya da şeytanların bilgi almasından korudu. İşte bu, Azîz ve Alîm olan, mutlak bilgi sahibi, mutlak güç ve kuvvet sahibi olan Allah’ın takdiridir. Bunu Azîz ve Alîm olan Allah’tan başka kim yapabilir?

Bu âyetleriyle Rabbimiz bize diyor ki, ey kullarım, sizin arzınızı, semanızı yaratan Benim. Öyleyse Rab ve İlâh Benim. Sadece bana kulluk edin buyurmaktadır.

Ben bütün bunları size Coğrafya bilgisi vermek için, Astronomi  konusunda sizi bilgilendirmek için veya sizi eğlendirip hoş vakitler geçirmeniz için anlatmıyorum. Arza, dağlara, ovalara, semaya bir daha bakmanızı, çevrenizdeki Benim âyetlerimi bir daha gözden geçirmenizi, Benim rubûbiyet ve ulûhiyetime delil olarak size arz ettiğim bu âyetlerim üzerinde ibretle ve tefekkürle kafa yorarak Benim gücümü, kudretimi ve hikmetimi anlamanız, kavramanız ve Bana kul olmanız, Bana teslim olmanız için anlatıyorum.

Ama onlar Allah’ın âyetlerine karşı geliyorlar. Âyetler üzerinde düşünmüyorlar. Allah bu kadar âyet yaratsın, gökyüzü, yeryüzü Allah’ın olsun, her şey O’nun mülkü olsun da, bu insanlar böyle mülkün sahibi olan, hayatın sahibi olan bir Allah’ın kendileri için yarattığı bunca âyetlerinden yüz çevirsinler. Böyle bir Rabbin âyetleriyle, yasalarıyla ilgilenmesinler. Böyle bir Allah’a kulluğa yönelmesinler. Gerçekten çok garip bir şeydir bu.

BASAİRUL KUR’AN

Râzî, bu ayetin tefsirinde özellikle iki temel kavram üzerinde durur: "Tavan" (sakf) ve "Korunmuş" (mahfûz) olma vasfı.

1. Râzî, gökyüzünün bir tavan olarak adlandırılmasının ardındaki hikmetleri şöyle açıklar:

Kozmik Düzen: Yeryüzü bir ev, gökyüzü ise o evin tavanı gibidir. Bir tavan nasıl altındakileri dış etkenlerden korur ve evi bütünlerse, gökyüzü de yeryüzündeki hayatı öyle kuşatır.

Direksiz Durması: Beşer yapısı tavanlar direklere veya duvarlara muhtaçtır. Gökyüzünün hiçbir gözle görülür direk olmaksızın, sadece Allah’ın kudretiyle yukarıda tutulması, O'nun birliğinin ve azametinin en büyük delillerindendir.

2. Gökyüzünün "Korunmuş" (Mahfûz) Olmasının Anlamları

Fahruddin er-Râzî, göğün "korunmuş" olmasını birkaç farklı ve derin veçheyle izah eder:

Şeytanlardan ve Şerli Ruhlardan Korunma: Râzî’ye göre buradaki birincil anlam, Hicr ve Sâffât surelerinde de geçtiği üzere, gökyüzünün şeytanların kulak hırsızlığı yapmasından şihablarla (akan yıldızlarla) korunmasıdır.

Çökme ve Bozulmaktan Korunma: Gökyüzü, beşerî yapıların aksine zamanın geçmesiyle eskimez, aşınmaz, çatlamaz ve çökmez. Allah onu kıyamete kadar noksanlıklardan korumuştur (Fatır, 41. ayete atıfla: "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulmaktan/yok olup gitmekten korur").

Görünmeyen Güçlerle (Meleklerle) Korunma: Gökyüzü, Allah'ın emriyle hareket eden ve orayı muhafaza eden melekler ordusuyla kuşatılmıştır.

Kelâmî ve Felsefi Not: Râzî bu noktada, göklerin kendi kendine bu nizamı koruyamayacağını vurgular. Gök cisimlerinin düşmemesi veya yörüngelerinden çıkmaması, onların tabiatından değil, her an yaratmaya ve muhafaza etmeye devam eden Vâcibü'l-Vücûd (Allah) sayesindedir.

3. "Onlar Oradaki Delillerden Yüz Çevirmektedirler" İfadesi

Ayetin bu son kısmı, Râzî’nin tefsirinde insan aklına ve tefekküre yapılan bir çağrı olarak ele alınır. Müşriklerin ve inkârcıların körlüğü şu noktalardan eleştirilir:

Güneş, Ay ve Yıldızların Hareketleri: Gökyüzünde her gün mükemmel bir nizamla doğup batan cisimler vardır. Bunların her biri Allah’ın varlığına delildir (ayet). İnsanlar bunlara her gün bakarlar ama derinlemesine düşünmedikleri için "yüz çevirmiş" sayılırlar.

Faydalardan Gafil Olmak: Gökyüzü sadece bir seyir zevki değil; mevsimlerin oluşması, yön bulma, gece ve gündüzün takibi gibi insan hayatının devamı için elzem fonksiyonlara sahiptir. Râzî, bu faydaları görüp de Yaratıcı'yı takdir edememenin büyük bir cehalet olduğunu belirtir.

Özetle: Enbiyâ 32, insana başını yukarı kaldırıp bakmasını emreden kozmolojik bir delildir. Râzî, gökyüzünün muazzam büyüklüğüne ve kusursuz korunuşuna dikkat çekerek, bu kadar büyük bir yapıyı nizam içinde tutan gücün, insanı öldükten sonra diriltmeye de (Ahiret) hayli hayli muktedir olduğunu vurgular.

TEFSİRİ KEBİR

HABERE YORUM KAT