1. HABERLER

  2. ÇEVİRİ

  3. Amerika’yı kurtarma mücadelesi
Amerika’yı kurtarma mücadelesi

Amerika’yı kurtarma mücadelesi

Delaney Hall’daki vahşet sadece bir ön hazırlık. ICE hapishanesinin içindeki ve dışındaki sokaklarda şeytanlaştırılanlara saldıran bu haydutlar, geri kalanımız için birer deneme niteliğinde.

14 Haziran 2026 Pazar 18:39A+A-

Mahmoud Hassan’ın Brave New Europe’da yayınlanan yazısı, Haksöz Haber tarafından tercüme edilmiştir.


En kötüsü, vardiyalarının sonunda otoparkı doldurup Delaney Hall’un içinde tutulanlara uyguladıkları sadizmi kapıların dışındaki protestoculara da yönelten, beyzbol sopaları ve coplarla donanmış Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) görevlileri ve özel güvenlik görevlileri değildir.

En kötüsü, göz yaşartıcı gaz, şok tabancaları, biber gazı ya da onlarca tutuklama değildir.

En kötüsü, New Jersey Eyalet Polisi ve Newark polisinin başlarının üzerine kaldırıp bedenlere hızla indirerek ciddi kesiklere neden olan dayaklar ve isyan kalkanları da değildir.

En kötüsü, çocukları izlemek.

Delaney Hall’dan ayrılırken hıçkırarak ağlayanlar; onları okula götüren, futbol maçlarında tezahürat eden, onlara güzel ve yetenekli olduklarını söyleyen, bir gelecekleri olsun diye şafak sökmeden kalkıp basit işlerde çalışan, sevginin giderek azaldığı bir dünyada onları seven annelerine, babalarına, kız kardeşlerine ya da erkek kardeşlerine veda edenler.

New Jersey'in en büyük ICE hapishanesi olan Delaney Hall'dan bir blok ötede, Basher adında bir protestocuyla birlikte tel örgülerin önünde oturuyorum. 41 yaşında. Kalın siyah sakalı var. Tırnakları kirli. Elleri polisle çatışmalardan dolayı yaralı. Başı yeşil bir kefiye ile sarılı. Caddenin karşısındaki geniş Passaic Valley Kanalizasyon Komisyonu arıtma tesisinin kokusu havayı dolduruyor. Çocuklar söz konusu olduğunda, zulmü kurumsallaştıran bir ülke tarafından ebeveynlerinden koparılan çocuklar söz konusu olduğunda, Basher bile nefesini tutup durmak zorunda kalıyor. Görüntüler dayanılmaz.

Delaney Hall’daki vahşet sadece bir ön hazırlık. ICE hapishanesinin içindeki ve dışındaki sokaklarda şeytanlaştırılanlara saldıran bu haydutlar, geri kalanımız için birer deneme niteliğinde. Özel bir hapishane şirketi olan GEO Group tarafından işletilen Delaney Hall, haklarımızdan mahrum bırakılacağımız, rutin olarak hapsedilip işkence göreceğimiz, yeterli tıbbi bakımdan mahrum kalacağımız, solucan ve kurtçuklarla dolu, kokmuş, son kullanma tarihi geçmiş ve küflü yiyeceklerle besleneceğimiz, kirli su içmeye ve kirli hava solumaya zorlanacağımız ve yoksulluk sınırındaki ücretlerle çalışacağımız bir dünyanın şablonudur — Delaney Hall'daki mahkûmlar için bu ücret günde bir dolardır.

Delaney Hall'da tutulan yaklaşık 600 kişiden 300'ü — aralarında gençler, yaşlılar ve hamile kadınlar da var — 22 Mayıs'ta açlık ve iş grevi başlattı.

ICE ve GEO Group gardiyanları beklendiği gibi tepki gösterdi. Grevcileri dövdüler. Havalandırma deliklerini kapattılar ve hücrelere göz yaşartıcı gaz ve biber gazı attılar. Grev lideri olduğundan şüphelenilenleri kelepçeleyip tesis dışına, bilinmeyen yerlere götürdüler ya da “ceza birimlerinde” tecrit ettiler. Isıtma ve soğutma sistemlerini manipüle ederek mahkûmların aşırı sıcağa ya da soğuğa maruz kalmasını sağladılar. Telefon ve internet erişimini kestiler ve ziyaret haklarını askıya aldılar. Kadınlara cinsel tacizde bulundular.

31 Mayıs’ta Delaney Hall’da tutulanlardan 56’sı dördüncü açık mektuplarını yayınladı. Mektup, çizgili kâğıda İspanyolca olarak el yazısıyla yazılmıştı:

“Bu hapishanedeki koşullar, bu kadar uzun bir süre boyunca insanlara uygun değildir: tıbbi ihmal, içilmeye elverişsiz su, son kullanma tarihi geçmiş ve bozuk yiyecekler, kullanılamaz tuvaletler ve hiç bakım yapılmamış havalandırma sistemleri; bu yüzden sürekli hastalanıyoruz,” diye yazıyor son mektupta. “Özgürlük, adil yargılanma ve haklarımıza saygı gösterilmesini talep ediyoruz. S.O.S.”

Geçen yıl 24 Temmuz günü, sabah saat 6:45 civarında, ICE araçları evimden üç blok ötede 15 Guatemalalı işçiyi taşıyan bir minibüsü durdurdu. İspanyolca bildiğim ve hedef alınmaktan korkan aileleri bunu yapamadığı için, New Jersey’deki Elizabeth’teki ICE hapishanesine gidip bu adamlarla görüştüm. Adamlar bana, derhal sınır dışı edilmeyi kabul eden belgeleri imzalamazlarsa uzun hapis cezalarıyla tehdit edildiklerini ve ardından kesin olarak sınır dışı edileceklerini söylediler. İmzaladılar. Ailelerine eve dönmeyeceklerini bildirmek benim görevimdi.

Guardian'ın hükümet kayıtlarını incelediği bir analizde, Trump'ın ikinci döneminin ilk yedi ayında, en az 27.000 çocuğun ebeveyninin — bunlardan 12.000'i ABD vatandaşıydı — tutuklandığı ortaya çıktı.

Bu adamlar benim komşularımdı. Çocukları, benim çocuklarımla aynı liseye gidiyor. Ebeveynlerin kaçırılması — genellikle iş yerlerinde ya da göçmenlik duruşmaları ve ICE kontrol randevuları sırasında — sadece bu ailelerin çocuklarını değil, tüm toplumu travmaya uğratıyor. Lisedeki her çocuk, bir gün kendi ebeveynlerinin de yakalanıp ortadan kaybolup kaybolmayacağını merak ediyor. Her çocuk, arkadaşlarına bu zulmün nasıl reva görülebildiğini merak ediyor. Her çocuk, ne tür bir ülkede yaşadığımızı merak ediyor.

Devlet ve onun yankı odası görevi gören medya organları, Delaney Hall'da tutulanların “suçlular”, “en kötülerinin en kötüsü” olduğuna halkı ikna etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Ancak Syracuse Üniversitesi'nde araştırma profesörü yardımcısı ve göçmenlik verileri ve politikası uzmanı olan Austin Kocher'in ICE verilerini incelemesi bu yalanı ortaya çıkarıyor.

Kocher, Delaney Hall'da gözaltına alınan göçmenlerin yüzde 88'inin herhangi bir suçtan mahkûmiyetinin olmadığını ve yüzde 70'inden fazlasının sabıka kaydının bulunmadığını tespit etti. Suçtan mahkûm olanlar ise neredeyse istisnasız olarak hafif suçlar işlemişlerdi.

Delaney Hall'un kapılarından her gün dışarı akın eden haydut paramiliter güçler, kimseye hesap vermiyor. Yasaları hiçe sayıyorlar. Onlar, ortaya çıkan polis devletimizin şeytani temeli. Newark'ın bu küçük bölgesinde yaşayanlara uyguladıkları terör, yakında hepimize uygulanacak.

Delaney Hall'un önünde ICE ajanları tarafından biber gazına maruz kalan New Jersey Senatörü Andy Kim ile Vali Mikie Sherrill'in tesise girişine izin verilmedi. Kim, İç Güvenlik Direktörü Markwayne Mullin'e yaptığı başvurunun ardından nihayetinde tesisi hızlıca gezme imkânı buldu, ancak tutuklularla konuşması yasaklandı. Şehir ve eyalet sağlık müfettişlerinin de ICE hapishanesine tam erişimi engellendi.

Mesaj açık: Her türlü suistimali dokunulmazlıkla gerçekleştireceğiz.

Cumartesi öğleden sonra, yaklaşık bir düzine protestocu araçların tesisten çıkmasını engelledikten sonra, savaş teçhizatı ve yüz maskeleri giyen ICE ajanları, protestoculara biber gazı tabancaları, biber gazı ve şok tabancalarıyla saldırdı.

“Geri çekilin! Geri çekilin!” diye bağırarak biber gazı bulutları püskürttüler.

Tesisden çıkan araçlar bir protestocuya çarptı.

Saat 22:00 civarında, yaklaşık 100 protestocu, tesisin giriş ve çıkışlarını engellemek için kumla doldurulmuş varillerden bir barikat kurdu. Barikatın önünde, çok sayıda ICE ajanı, GEO Group güvenlik görevlisi ve Newark polisi, protestocuları cadde boyunca birkaç yüz metre geriye itti.

Polis, protestocuların solunum maskeleri ve koruyucu gözlükler dahil olmak üzere koruyucu ekipman giymesini yasakladığını duyurdu; oysa Delaney Hall, “Kimyasal Koridor” olarak bilinen, hava ve su kirliliğinin yaygın olduğu bir sanayi bölgesinde yer almaktadır.

Delaney Hall'daki mücadele henüz bitmedi. Bu mücadele sadece adalet, komşularımızın hakları, herkesin onur ve saygı ile muamele gördüğü bir dünya, anne babalarından asla ayrılmaması gereken çocuklar için değil, aynı zamanda ülkemizi hızla yayılan faşizmden kurtarmak için de veriliyor.

Hemen bu mücadeleye katılın.

Yoksa çok geç olabilir.

 

*Chris Hedges, Pulitzer Ödülü sahibi bir gazetecidir. On beş yıl boyunca The New York Times’ın yurt dışı muhabiri olarak görev yapmış ve bu süre zarfında gazetenin Orta Doğu ve Balkanlar Büro Şefi olarak çalışmıştır. Daha önce The Dallas Morning News, The Christian Science Monitor ve NPR için yurt dışında görev almıştır. Hedges, “The Chris Hedges Report” adlı programın sunucusudur.

HABERE YORUM KAT