Ergenekon Sallıyor Ama Medya Uyuyor!

14.12.2010 11:50
Ergenekon Sallıyor Ama Medya Uyuyor!
Ergenekon'la, darbe bağlantılarıyla, darbenin “sivil” ayağını oluşturan dernek-vakıflarla ilgili önemli belgeler ayyuka çıkıyor ancak medya görmezden geliyor.

Sabah yazarı Nazlı Ilıcak, bugünkü yazısında Gölcük Donanma Komutanlığında bulunan darbe belgeleri, ÇYDD ve ÇEV hakkında ortaya çıkan belgeler, çarpıcı iddianameler ve Ergenekon-darbe bağlantılarıyla ilgili önemli haberlere rağmen bir kısım medyanın suskunluğuna dikkat çekti:

Ergenekon'da önemli gelişmeler... Bir kısım medya suskun

Nazlı Ilıcak / Sabah

Ergenekon'daki son gelişmeler, medyayı hiç ilgilendirmiyor. Meselâ Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen darbe arşivi ya da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile Çağdaş Eğitim Vakfı'na (ÇEV'e) ilişkin iddianamenin İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesi.

Sonuncusundan başlayalım: ÇYDD'nin Kadıköy Şubesi'nde, bir hard diskte ele geçen belgeler, fitili ateşlemişti. Tuğamiral Serdar Okan Kırçiçek, "Saygıdeğer Hanımefendim" hitabıyla başladığı mektubunda, "Cumhuriyetin geleceği ve korunması için, Deniz Eğitim Öğretim Komutanlığı'na bağlı okullarda okuyan öğrencilerin önemini" vurguluyordu. Saygıdeğer Hanımefedi'den, "Öğrencilerle tanıştırılan kızların, öğrencilerle olan irtibatının aksatılmaması" isteniyor; "kızların, teğmenlerin evlerine sık sık giderek, onları kontrol altında tutmaları" tavsiye ediliyordu.

Mektubun son kısmında ise Tuğamiral Kırçiçek, özür dileyerek muhatabına bir hatırlatma yapıyordu: "Söz konusu dosyaların, her zamanki gibi, gizli ve özel olduğunu biliyorsunuz. Özeninize teşekkür ederim."

Aslında o belge, bilgisayardan silinmiş ama arama sırasında hard diskin hafızasında kaldığı anlaşılmıştı. Kadıköy Şubesi'nde, "2008 Toplantı Özeti" başlıklı bir başka belge daha ele geçirilmişti. Bu belgede, "Türkan abla" diye söz edilen kişinin istekleri dile getiriliyordu. İşte bu isteklerden birkaçı:

Yeni süreç için, dinci cemaat evlerinden uzantılar gerekiyor. Bu konuda, hem özendirme ve seçme uğraşısı sürdürülmeli, hem nüfuz eden Kardelenler izlenmeli. Öğrenci evlerinin sayısı arttırılmalı; kız ve erkek arkadaşlarımızın rahatlıkla birlikte kalacakları semtler ve konutlar seçilsin. Yeditepe ile koordinasyona ve Bedrettin Bey'in görüşlerinin alınmasına özel önem verilecek. Polis içinden gelen bilgilere göre, araç yakanlar nedeniyle burslar konusunda daha dikkatli davranmalıyız. Türkan Abla, "Gerekirse kayıt silinsin ama bursta kesintiye gitmemeliyiz" görüşünde. Acil durumlarda sadece Türkan Abla'nın belirlediği listedeki polis müdürleriyle görüşülecek. 2008'deki toplantı özetinde, ayrıca, Ümraniye sanıklarıyla irtibat kurulmaması talimatı da var:  Ümraniye davasından alınanlarla irtibat kurulmayacak. Baskılara rağmen operasyonun devam edebileceği söylendi.  Gizlilik en üst seviyeye çıkarılacak. Karşıt tavır gösterilerek riske girilmeyecek. Alınanlara yakın olanlarla da görüşmeyelim. Alınanların çoğu alt düzeymiş ama, kritik düzeye de ulaşmışlar.  Doğu Bey'in (Perinçek) bir dokümanında Atatürkçü Düşünce Derneği'nin yanında bizim de ismimiz geçiyormuş. Basın açıklamalarında ve diğer faaliyetlerde Aydınlıkçılarla görüntü verilmemeye dikkat edilsin.  Daha önce önerilen rektör listeleri için yapılmış çalışmalar imha edilecek. Şener Paşa'ya arz edilen burs listeleri de dahil. İstanbul, İnönü, Antalya, Samsun, Uludağ, 9 Eylül rektörleriyle temasa geçilmeyecek ama destek sürecek. Alemdaroğlu ile de. Toplumu daha çok harekete geçirmek için mitingler kullanılabilir.  Yurtdışından gelen paralar kesinlikle kayıtlara geçirilmeyecek. Güvenilir üyelerin İsveç hesapları bu amaç için kullanılacak.  Askeri okullara yakın çevrelerde oluşturulan kız evlerine, en uygun kızlar seçilerek bu evlere aktarılacak. Çalışmanın hassasiyeti sıklıkla vurgulanacak. Kızlara her türlü fedakârlık yapmaları için yönlendirmede bulunulacak. Kuleli'deki rehberlik derslerinden yararlanılacak.

İçeriğinden ancak kısmen bahsettiğim belgeler, iddianame yazılarak, 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu; mahkeme iddianameyi 4 gün önce kabul etti.

Bütün bu süreç, ya gazetelere yansımadı, ya da kıyıda köşede saklı kaldı. Hal böyle olunca, yazılarımın bu belgelere dayandığını fark edemeyenler, hiçbir şeye istinat etmeden, çalakalem yazıyorum sanıyor. Duymayanlara duyurayım: ÇYDD'nin ve ÇEV'in yargı süreci başlıyor. Faydalı işler de yapan bu derneklerin, suça bulaşmamış olmalarını diliyorum.

***

Gazetelerde yer bulamayan ikinci mesele, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda K.Y.'nin makam odasında, parkenin altındaki gizli bölmede ele geçirilen sekiz çuval dolusu belge.

İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayan Dursun Çiçek'e, bir tuğamiralin gönderdiği talimat.

Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz darbe planlarına ait ekler ile Jandarma bünyesinde Şener Eruygur tarafından kurulan Cumhuriyet Çalışma Grubu'na ait belgeler.

Poyrazköy kazılarından çıkan silâh ve mühimmatın oraya gömülmesi için Koramiral Kadir Sağdıç ve Albay Ali Türkşen'in verdiği emir.

1997-1998'e ait ses kayıtları, görüntüler.

Darbeye karşı çıkacak subayların işaretlendiği bir liste. Onların Yassıada'ya gönderilmesi düşünülüyormuş. Yassıada yolcuları arasında, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç ile Donanma Komutanı (Bugünkü Deniz Kuvvetleri Komutanı) Eşref Uğur Yiğit ile bugünkü Donanma Komutanı Oramiral Murat Bilgel de yer alıyordu. (Metin Ataç ve Eşref Uğur Yiğit'in isimlerine, Albay Efe Noyan'ın evinin aranması sırasında, buzdolabının arkasında ele geçirilen bir notta rastlamıştık. Notta şöyle deniliyordu: "Albay Tayfun Duman'dan gelecek fizibiliteye göre, Uğur ve Metin Paşa'ya yapılacak operasyonun detay ve tarihlerini, Levent Bektaş, Orhan Yücel albay tarafından iletecek.")

***

Görüldüğü gibi, farklı davalar arasında kopuk kalan irtibat, yavaş yavaş kuruluyor. Ama bu gelişmelerden, bir kısım medyanın okurlarının haberdar olması mümkün değil. Nedense bu konular, her sabah saat 11'de basında çıkan konuları değerlendiren arkadaşlarımızın da gündeminde değil.

***

Zihni Çakır, "Ergenekon'un Çöküşü" kitabında ÇEV Başkanı Gülseven Yaşer'e, Fethullah Gülen cemaatinin önünün kesilmesi görevinin verildiğini yazıyor. Yaşer'in, "Hayricanoz" rumuzlu bir şahsa, 23.1.2002'de gönderdiği e-postada, "Fethullah davasıyla ilgili aleyhte yeni tanıklar bulmalıyız" dediği ortaya çıkmıştı. Ayrıca, bazı PKK'lılara burs verdiği de. Yaşer, bu e-postanın sahte olduğunu iddia ediyor.

***

Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen belgeler arasında, Cumhuriyet Çalışma Grubu ve Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz gibi darbe belgeleriyle irtibatlı yazılar ve talimatlar var.

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim