

Derse Alınmayınca Okul Kapısında Ders Yaptılar
Gaziantep Şahinbey Pakize Kemal Öğücü İlköğretim okulunda okuyan Zeynep, Zehra Kütükçü, Sümeyra Andaç, Şuheda ve Selva Arslan isimli 5 kız öğrenci, günlerdir başörtülü oldukları gerekçesi ile okullarına alınmıyor.
Dün velileri ile beraber okula giden öğrenciler, önce sınıflarına almış, velileri eve gönderildikten sonra ise sınıflardan toplatılıp, kütüphaneye kapatılmıştı. Bugün de velileri ile birlikte okula gelen öğrenciler, ders zilinin çalması ile içeri alınmadıkları okulun önüne kilim sererek defter ve kitaplarıyla ders çalıştı.
Tesettür Seferberliği Platformu (TESSEP)'in bildirdiğine göre okul yönetiminin kendilerine öğrenciyi okula almadıklarına dair bir tutanak dahi vermediğini ifade eden öğrenci velisi Türkan Kütükçü, "Günlerdir bu müdürün elinden çekiyoruz. Bize, 'Ben çocuklarınızı bu şekilde almıyorum, gidin derdinizi milli eğitime anlatın' diyor. Fakat elimize 'biz bu çocuğu başörtüsü ile okula almıyoruz' diye bir rapor da vermiyor. Bir rapor olmadığı için bizim milli eğitim müdürüne gitme yolumuzu da kapatıyor." dedi.
Okul Müdürü Öğrencileri Tehdit Etmiş
Okul müdürü Metin Parlak'ın kendilerini tehdit ettiğini belirten öğrencilerden Zeynep Kütükçü, "Müdür dün bizi sınıflarımızdan alıp kütüphaneye kapattı. Bununla da kalmayıp, 'siz başınızı açmazsanız anneniz-babanız hapse girer.' diyerek bizi tehdit etti." ifadelerini kullandı.
Öğrenci Zeynep Kütükçü de, "Beni örtümden dolayı okula almıyorlar. Sanki örtüm kalemlerinin ucuna dolanıyor." diyerek yapılanlara tepki gösterdi.
Okul müdürü olayın duyulması üzerine okul önüne gelen basın mensupları ile İnsani Hak ve Özgürlükler Platformunun yetkililerinin ısrarlı görüşme taleplerini reddetti.
İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu yetkilileri ise öğrencilerin okula alınmamasının suç olduğunu belirterek, okul müdürünün bu davranışıyla suç işlediğini belirtti. Öğrencilerin zorunlu 8 yıllık eğitim nedeni ile başörtüleriyle de okuyabileceğini ifade eden platform yetkilileri, bu konuda herhangi bir yasağın olmadığına dikkat çekerek, öğrenci velileri ile il milli eğitim müdürlüğüne başvuracaklarını ardından gerekli detaylı açıklamayı yapacaklarını kaydetti.
2011-09-24
MGK 28 Şubat 1997'de "irtica"yı ülke güvenliğine yönelik birinci tehdit olarak belirlemişti. İrtica ile mücadele için bir eylem planı hazırlanmış ve adım adım uygulanmaya başlamıştı. İrticayı önleme çerçevesinde ortaya konan eylem planının bir aşaması da başörtüsüne yönelik baskılardı. Kamu kurumlarında, İmam Hatiplerde ve üniversitelerde başörtüsüne yönelik hep var olan baskılar bu eylem planı ile daha da artmıştı.
Bu iyice bilinsin ki İslâmî örtünme iman alâmetidir. Ruhumuz gibi vücudumuz üzerinde de Allah'ın hâkimiyetini kabul edişin belgesi olan bir ibadettir. Örtünme, çağımızın zulüm egemenliğine karşı kadınımızın cihadı, örtü de gerçek özgürlük bayrağıdır.
İzzetine, iffetine, şeref ve namusuna düşkün Müslüman kızlarımızın bu erdemi bazı şeytanların gözüne batıyor. Özellikle, okumak isteyen Müslüman kızlarımız dünya âhiret tercihi ile yüzleşmektedir
Tesettür, kadının kimliğini öne çıkaran onurudur. Müslüman hanımın, toplumda dişiliğiyle değil, kişiliğiyle yer edinmesini sağlayan, kadının sömürülmesine ve eziyet edilmesine karşı, koruyucu bir kalkanıdır.
Kadının teniyle, derisiyle değil; insanî özellikleriyle topluma katılma arzusunda bir bilinçtir, bir cihaddır, bir ibadettir.
Bu onurlu izzetli direnişin adı mustazafların başlattığı tesettür baharıdır. Bu bahar zalim ve zorbalar zulümlerinden vazgeçene dek sürecektir. İman esaslarını taşıyanlar için başörtüsü, “başı gitmeden başından
gitmeyecek” kadar değer ifade etmektedir. Bacılarımız bilsin ki örtüleri Allah’a itaatin simgesidir ve bu simgeleri müdafaa ve muhafaza edilecektir.
Bakın Resmî nüfus kayıtlarına göre çoğunluk Müslüman olduğu halde azınlıklara verilen hak kadar olsun hakları verilmeyip en büyük zulümlerle başörtülülere zulmediliyor. Başörtülülere gerici adı altında okul idarecileri alabildiğine hücum ediyo
dikkatimize ve hassasiyetimize sunulur...dua ile...











