
Evet şeytan kendisine uyanı dosdoğru yoldan saptırır ve alevli ateşin, cehennemin azabına götürür. İşte bu Allah tarafından bir yasa olarak olarak yazılmıştır. Kendisini veli edineni saptırmak ve cehenneme götürmek şeytan için değişmez bir hüküm olmuştur. Kim ki Allah’ı, Allah’ın kitabını bırakıp ta şeytanların peşinde koşarsa kesinlikle bilesiniz ki şeytan tıpkı kendi saptığı gibi onu da saptıracak ve kendi ebedi azap yerine onu da götürecektir.
Evet bizler velî olarak sadece Rabbimizi kabul ederiz. Kâfirler ve zalimler gibi tâğutları ve şeytanları asla velî bilmeyiz. Çünkü onlar velâyeti altına girenleri nûrdan, imandan, İslâm’dan, Allah’a kulluktan yaratılışlarından, fıtratlarından, insanlıklarından, doğru yoldan çıkarıp karanlıklara, küfre, inkâra, ilhada ve karanlıklara sürüklerler.
Öyleyse Allah dışındaki tüm tâğutları inkâr edip, hayatımızda onlara karışma alanı bırakmayıp, sadece Allah’ı velî kabul edip, kulluğumuzu sadece Allah’a yapıp, Allah’ın bizim adımıza aldığı kulluk maddelerine sımsıkı sarılıp bu karanlıklardan kurtulmak zorundayız. Bundan başka çaremiz de yoktur. Allah yardımcımız olsun inşallah.
BASAİRUL KUR’AN
İbn Kesir Tefsirine Göre Hac suresi 4. Ayetin Açıklaması
İbn Kesir (Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm), bu ayet-i kerimenin tefsirinde şu hususları vurgular:
Saptırma Kaderi ve Kanunu (Yazı/Kaza):
Ayet-i kerimede geçen "Onun hakkında şöyle yazılmıştır" ifadesi; Allah Teâlâ’nın şeytan hakkında takdir ettiği hükmü ve ilahi kanunu ifade eder. Şeytanın tabiatı ve yaratılış gayelerinden biri insanları saptırmaktır. Dolayısıyla şeytanı dost edinen, onun vesveselerine uyan ve rehberliğini kabul eden her insanın kaçınılmaz sonu sapıklık olacaktır.
Ayetteki "Kim onu dost edinirse (ve kaddeme tevellâhu)" ifadesi; Allah’ı bırakıp şeytanın adımlarına uyan, onun batıl iddialarını doğrulayan ve hevasını şeytanın vesveselerine teslim eden kimseler içindir. İbn Kesir, şeytanın vaatlerinin tamamen aldatmaca ve boş kuruntulardan ibaret olduğunu belirtir.
Şeytan, kendisini takip edenleri sadece dünyada hakikatten saptırmakla kalmaz; nihai hedefi ve sürükleyeceği yer olan "Sa'îr" a (çatırdayan, alevli cehennem ateşine) giden yola iletir. İbn Kesir, şeytanın kendi izinden gidenleri cehennem ehlinden kılmak için çabaladığını bildiren diğer ayetlerle (örneğin Fatır Suresi 6. ayet: "Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman edinin. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin halkından olmaya çağırır.") paralel bir açıklama sunar.
Özetle İbn Kesir tefsirine göre bu ayet, şeytanı dost edinmenin kaçınılmaz sonucunun dünyada dalalet (sapıklık), ahirette ise alevli azap olduğunu ilahi bir kanun olarak beyan etmektedir.
İBNİ KESİR TEFSİRİ
