“Süleyman'ın emrine de şiddetle esen rüzgârı verdik”

“Süleyman'ın emrine de şiddetle esen rüzgârı verdik”

“Süleyman'ın emrine de şiddetle esen rüzgârı verdik; onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız yere doğru esip giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.” (Enbiya: 81)

enbiya-81

Zemahşerî’nin bu ayete dair sunduğu temel izahlar:

Rüzgârın Niteliği ("Âsıfeten" / عاصفة): Zemahşerî, rüzgârın hem bu ayette şiddetli/fırtınalı (âsıfe), hem de Sâd Sûresi 36. ayette yumuşak/tatlı (ruhâ'en) olarak nitelendirilmesini inceler. Ona göre burada bir çelişki yoktur; Hz. Süleyman’ın emrindeki rüzgâr, hız ve güç bakımından kasırga gibi son derece süratli iken, taşıdığı bina, ordu veya tahtı sarsmayacak, içine binenleri rahatsız etmeyecek derecede yumuşak, uysal ve emre amadedir.

Ayette geçen "içinde bereketler yarattığımız yer" ifadesiyle kastolunan bölgenin Şam (Beldeler-i Şâm/Filistin bölgesi) olduğunu belirtir. Hz. Süleyman rüzgâr vasıtasıyla dünyayı dolaşır, sefer veya ticaret maksadıyla nereye giderse gitsin, nihayetinde merkezine yani bereketli kılınmış bu kutsal topraklara geri dönerdi.

Ayetin başında yer alan "Ve li-Süleymâne..." (Süleyman'a da...) ifadesinin, önceki ayetlerde geçen Hz. Dâvûd'a sunulan nimetlerle bağlantılı olduğunu söyler.

Allah'ın Sınırsız İmi ve Kudreti: Ayetin sonundaki "Biz her şeyi bilenleriz" vurgusu ise, Allah'ın her peygambere kendi döneminin şartlarına ve ilahi hikmete en uygun mucizeleri (Hz. Dâvûd'a demiri işleme yeteneği ve kuşların tesbihi, Hz. Süleyman'a ise rüzgâr ve cinlerin emre verilmesi gibi) takdir ettiğini gösterir.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

Düşünebiliyor musunuz Süleyman (a.s) nın gücünü, kuvvetini? Yeryüzünde hangi melik, hangi hükümdar böyle bir güce sahip olabilmiş bugüne kadar? Kim rüzgarlara hükmedebilmiş? Yazmış mı tarih böyle bir şeyi? Allah desteğindeki Süleyman (a.s) dan daha güçlü kim olabilir yeryüzünde? İşte Rabbimiz kendisine iman etmiş, ilmine güvenmiş, o ilimle hayatını düzenlemeye yönelmiş bir kuluna veriyordu bu imkânı.

Elbette bu Allah’ın bir yasasıdır. Süleyman yolunda olan, Süleyman misyonuna sahip çıkan her müslümana Allah bu desteğini, bu yardımını vaad etmektedir. Yeryüzünde böyle Allah’a güvenmiş, vahyine teslim olmuş bir tek müslüman olsa (Hz İbrahim gibi) ve tüm dünya kâfirleri onun üzerine yürüseler bile Allah tüm ordularını onun yardımına gönderecek ve onu galip getirecektir, bundan hiç kimsenin zerre kadar bir şüphesi olmasın.

Biz her şeyi biliriz diyor Rabbimiz. Bilgi Allah’ın elindedir ve yeryüzünde Ondan başka da bilgi sahibi yoktur. Öyleyse Allah bilgisine sahip olan bilgindir. Allah bilgisiyle hareket eden âlimdir. Allah bilgisine sahip olmayan, hayatını Allah bilgisiyle düzenleyecek kadar vahyi tanımayan herkes cahildir, profesör de olsa, ordinaryüs profesör de olsa?

Evet yeryüzünde Allah’ın dinini, Allah’ın vahyini, Allah’ın gönderdiği hayat programını bilmeyenler, Allah’ın kitabını bir kenara bırakarak kendi hevâ ve heveslerine göre bir hayat yaşayanlar, kendi arzularına göre bir din, bir hayat tarzı ortaya koyanlar bilesiniz ki yeryüzünün en cahil insanlarıdır. Kâfirler ve müşrikler yeryüzünün en cahil, en akılsız insanlarıdır. Çünkü Kur’an’da Rabbimizin bu âyetlerinden öğreniyoruz ki gerçek bilgi vahiydir. Allah bilgisine sahip olan, vahiy bilgisinden haberdar olan kişi âlimdir.

Allah’ı, Allah’ın âyetlerini, Allah’ın hayat programını reddederek kendi kendilerine bilgisizce yasa belirlemeye kalkışan, kanun koyma hakkını, haram helâl belirleme hakkını kendilerinde gören cahil bir toplumu asla Allah kurtuluşa ulaştırmayacaktır.

BASAİRUL KUR’AN

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir