Hüveydi, ajansın mali krizinin sürdüğüne ve Filistinlilerin ihtiyaçları ile kendilerine sunulan hizmetler arasındaki uçurumun giderek büyüdüğüne dikkat çekti.
Basına açıklamalarda bulunan Hüveydi, son dönemde eğitim, sağlık, yardım ve sosyal güvenlik ağları alanlarında bir dizi mali, idari ve operasyonel kesintiye gidildiğini, bunun ajansın faaliyet bölgelerindeki mültecilere sunulan hizmetlerin düzeyine doğrudan yansıdığını söyledi.
UNRWA’nın hizmetlerinin tamamını durdurmadığını, ancak artan ihtiyaçları gereken düzeyde karşılayamaz hale geldiğini belirten Hüveydi, mültecilerin fiili ihtiyaçları ile ajansın sağlayabildikleri arasındaki uçurumun büyüdüğünü doğrudan hissettiklerini ifade etti.
Hizmetlerde kesinti ve birleştirme
Hüveydi’ye göre krizin etkileri artık ajansın bütçelerindeki finansman eksikliğiyle sınırlı kalmayıp operasyonel yapısına da sıçradı. Faaliyet bölgelerinin bir kısmında okullar ve sağlık merkezleri birleştirildi, yardım programları ile sosyal yardımlar azaltıldı.
Mali açığın temel hizmetlerin kısılması yoluyla giderilmesinin krizin yükünü mültecilerin kendilerine aktardığını dile getiren Hüveydi, açığın “eğitim, sağlık ve yardım” pahasına yönetilmesinin “mülteciye kendisinin yaratmadığı bir krizin bedelini ödettiğini” söyledi.
Bu uyarılar, Filistinli mültecilerin geniş kesimlerinin ajansın hizmetlerine bağımlı olması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Ajansın işlevi acil yardım sağlamanın ötesine geçerek beş faaliyet bölgesinde, yani Gazze Şeridi, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria, Ürdün, Lübnan ve Suriye’de eğitim, sağlık, yardım ve sosyal hizmet sistemlerini yönetmeyi kapsıyor.
Kademeli içi boşaltma tehlikesi
Hüveydi, hizmetlerdeki kesintilerin sürmesinin, bir programın durdurulmasından ya da belirli bir tesisin kapatılmasından daha tehlikeli bir sürece yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu süreç, ajansın resmi varlığı devam ederken kuruluş amacı olan işlevleri yerine getirme kapasitesinin fiilen gerilemesiyle, ajansın pratik içeriğinden kademeli olarak boşaltılması anlamına geliyor.
Hüveydi’ye göre bu senaryo, mültecilere yönelik hizmetlerin geleceğini ikili bir sınamayla karşı karşıya bırakıyor: Bir yanda artan ihtiyaçlar, diğer yanda bu hizmetleri sunmakla görevli BM kuruluşunun daralan kapasitesi.
Hüveydi, yapılması gerekenin UNRWA’ya alternatif aramak değil, ajansın yetkisini yerine getirme kapasitesini yeniden kazanması ve temel hizmetlerini koruyup ihtiyaçların büyüklüğüne uygun biçimde geliştirmesine imkân tanıyacak istikrarlı ve sürdürülebilir bir finansmanın sağlanması olduğunu vurguladı.
Hizmetlerdeki gerileme, ajansın geleceğine ilişkin tartışmayı yeniden gündemin ön sıralarına taşıyor. Mali krizin etkisi, derslikleri, sağlık hizmetlerini, yardımları ve sosyal güvenlik ağlarını etkilediği noktada mülteciler açısından somut hale geliyor. Hüveydi ise krizin kesinti politikasıyla yönetilmeye devam edilmesinin, hizmetlerdeki geçici gerilemeyi ajansın pratik rolünde uzun vadeli bir daralmaya dönüştürebileceği uyarısında bulunuyor.
