
Ve işte bu iki insan tipi karşımızda duruyor. Allah’a secde eden, Allah’tan gelenlere baş üstüne diyen, Allah’ın emirlerine boyun büküp teslimiyet gösteren, hayatını Allah için yaşayan mü’min insanla; bunun tam tersini yapan kâfir insan. Allah’a secde etmeyen, Allah karşısında ukalalık eden, Allah karşısında güç ve bilgi iddiasında bulunan, hayatına Allah’ı karıştırmadan bir hayat yaşayan insan. Rableri hakkında karşılıklı hasımlaşıyorlar, kavga veriyorlar.
Evet bu iki tarafın, secdeliler ve secdesizler tarafının, İman cephesi ve küfür cephesinin savaşı kıyâmete kadar hiç bitmeyecektir.
Şimdi Rabbimizin bu açık âyetleri çerçevesinde her iki tarafın da âkıbetlerine iyi bir bakalım da safımızı iyi belirleyelim.
Şu şu seçimlerini küfürden, secdesizlikten yana kullananlar, Allah’ı Allah’ın istediği gibi tanımayanlar, Allah’a Allah’ın istediği gibi teslim olmayanlar, Allah’ı yüceltmeyenler, Allah’ın hayat programını reddederek, Allah’a savaş açanlar, Allah’ı, peygamberini ve müslümanları yeryüzünden silmeye çalışanlar var ya, işte onlar için ateşten bir elbise biçilmiştir.
BASAİRUL KUR’AN
Râzî, ayeti hem lafız hem de mana bakımından derinlemesine inceler:
1. Gramer ve Lafız İncelemesi: "İki Hasım" Neden Çoğul İfade Edilmiştir?
"Hasman" (İki Hasım): Ayette "iki taraf/hasım" denilerek tesniye (ikil) kalıp kullanılırken, devamında "ihtasamû" (tartıştılar/çekiştiler) şeklinde çoğul fiil kullanılmıştır.
Râzî’nin İzahı: Râzî, bu iki hasmın bireysel kişilerden değil, iki büyük gruptan/kamptan oluştuğunu belirtir. Bu iki ana grup: Müminler ve Mümin Olmayanlar (Kâfirler) grubudur. Her grup kendi içinde çok sayıda ferdi barındırdığı için fiil çoğul getirilmiştir.
2. "Rableri Hakkında Çekiştiler" İfadesinin Anlamı
Râzî, bu mücadele ve tartışmanın hangi konularda gerçekleştiğini birkaç boyutta açıklar:
Sıfatlar ve Tevhit: Müminler Allah’ın birliğini, adaletini ve sıfatlarını hak üzere savunurken; kâfirler Allah’a ortak koşmuş veya O’na layık olmayan sıfatlar nispet etmişlerdir.
Din ve Nübüvvet: Müminler Allah’ın dininin hak olduğunu beyan ederken, kâfirler batıl inançlarını savunarak hak dine karşı çıkmışlardır.
Ahiret ve Diriliş: Müminler öldükten sonra dirilmeye ve hesaba inanırken, kâfirler dirilişi inkâr edip çekiştirmişlerdir.
3- Kâfirler İçin Biçilen "Ateşten Elbiseler"
Râzî, ayetin devamındaki azap ştasvirlerini ("İnkâr edenler için ateşten elbiseler biçilmiştir...") mecaz ve hakikat yönüyle inceler:Ş
Kuşatıcılık: Elbise nasıl insan bedenini her taraftan sarıp kuşatırsa, cehennem ateşi de kâfirleri her yönden saracaktır.
Süreklilik: "Biçilmiştir" (kuttı'at) ifadesi, bu cezanın onlar için özel olarak hazırlandığını ve ayrılmaz bir parçaları haline geldiğini simgeler.
Özetle Fahruddin er-Râzî, Tefsir-i Kebir’de bu ayeti insanlığın temel varoluşsal ve inançsal iki ana kutba ayrılışının ve bu kutupların ahiretteki nihai akıbetlerinin bir tahlili olarak sunar.
TEFSİRİ KEBİR
