
Nakib el-Attas ve ''Bilginin İslamileştirilmesi''
Sibel Eraslan, Nakib el-Attas’ın bilginin İslamileştirilmesi fikriyle seküler epistemolojiye karşı ahlak ve edep merkezli bir bilgi anlayışı geliştirdiğini ifade ediyor.
Sibel Eraslan / Star
Nakib el-Attas ve ''Bilginin İslamileştirilmesi''
'Bilgini İslamileştirilmesi' hareketinin yaşayan en önemli düşünürü Seyyid Muhammed Nakib el-Attas geçtiğimiz gün vefat etti, Allah rahmet mağfiret eylesin. Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir der arifler, bu bağlamda İslam aleminin kaybı büyüktür. Hayatını İslami düşünce tasavvuru bağlamında İslami bilim modelini ortaya koymaya adamış bir alimdi Attas. Batılı bilim anlayışlarına getirdiği metodolojik eleştiriler, aslında bir tür Doğu/ Batı yüzleşmesi şeklindeydi. İslami bir dünya görüşünü kurmak, oluşturmak, eğitim kanallarıyla yaygınlaştırmak onun bu dünyadaki en asli çabalarındandı. Çağdaş İslam düşüncesinin önemli mütefekkirlerindendi...
Onu çağımızın önemli adamlarından birisi haline taşıyan asıl mesele, güncel sorunlar karşısındaki Müslüman bireyin çıkmazları kadar, çıkış yolları hakkında da zihin yorması, modern olanı ıskalamaması, özellikle Hristiyanlığın protestanlaşma ve dolayısıyla sekülerleşme dalgalarıyla din olma kabiliyetini yitirişi macerasının İslam toplumlarında yaşanmaması gereken tecrübeler olduğunu haykırmasıydı...
İslam epistemolojisi, eğitim felsefesi ve medeniyet tasavvuru bağlamlarında önemli mesajlar, dersler verdi, kitaplar yazdı. Bilginin İslamileştirilmesi çabasının her şeyden evvel bir dünya görüşü ve eğitim teorisi gerektirdiğinin altını çiziyordu. Bu maksatla 1987'de Kuala Lumpur'da International Institute of Islamic Thought and Civilization (ISTAC) adlı kurumu kurarak, İslam düşüncesi ve medeniyeti üzerine akademik çalışmalar yapan bir merkez kurdu. Vefat edinceye kadar da bu merkezde kitaplar yazdı, dersler, konferanslar verdi, akademik çalışmalarına devam etti...
Eğitimde bilgi teorisini tasavvufi ahlak umdeleriyle birleştirerek, 'kamil insan' tarifi yaptı. Bu bağlamda 'edep' en temel kavram olarak tüm eserlerinden üzerinde durduğu bir meseleydi. Dünyevileşmeyi önleyecek en temel vasıf olarak edep, özellikle gençliğin şiarı olarak benimsenmeliydi.
Batı'nın 'insan' tanımının, sömürgecilik deneyimi bağlamında ciddi çöküntüleri, karanlık bagajları olduğunu söyledi. İslam toplumlarının düşünce inkışafının kesilmesi ve yaşanan durağanlıklarda ise, özellikle sömürgeleştirilmişi zihin yapılarıyla yüzleşmemizi teklif etti. Eserleri; Türkçe, Arapça, Farsça, Urduca, Fransızca, Almanca, Rusça, Boşnakça, Japonca, Korece, Hintçe gibi dillere çevrildi.
'Islamization of knowlodge' yani bilginin- bilincin İslamileştirilmesi, Batı'daki çifte standartlı insan kavramına dair ciddi bir meydan okumadır aynı zamanda. Çünkü Batı'da bilgi, teknoloji ve ilerleme gibi kavramlar, insanlığa ne yazık ki selamet ve esenlik getirememiştir. Aksine, bilgi, teknoloji ve ilerleme dediğimiz şey, bu gücü elinde bulunduramayan ulusların acı kayıplarına dönüşmüştür. Nitekim sanayileşmenin ağır bedellerini bugün başta iklim krizleri olarak ödemekteyiz. Dolayısıyla Attas, bilginin fıtrata uygun halde hayata tatbik edilmesi taraftarı olmuştur. Bilgi, eğer ahlaka uygun şekilde kullanılabiliyorsa İslamidir, insanidir. Edep burada da temel kavramdır. Bilgiyi üretmeden, bilginin manalarını keşfetmede ve hayata tatbik etme eylemlerinde, temel ölçü edep olmalıdır.
Batıda bilgi ve bilim, hakiki gayesinden, hakikatinden kopmuştur. Dolayısıyla bu agresif epistemik ortam, insanı da hakikatten alıkoyan, indirgeyen bir vakuma yol açmıştır. Bilginin İslamileştirilmesi, modern bilimsel çabanın üzerine 'helal' damgası vurarak şeklen İslamileşmesi değildir. Bu bir etiketlenme işi değildir. Attas'ın en yoğun dikkatle incelediği sekülerizmle hesaplaşma bu vadide çok değerlidir.
Bilginin elde ediliş metodu ve hayata tatbik ediliş şekliyle ilgili hesaplaşma, bize o bilginin ne kadar dünyevi veya değil olduğunu gösterecektir. Dolayısıyla bilginin üretiminden çok anlamı, hakikati üzerine düşünmek gerekir. Bilginin itibarı yeniden kazanılmadan ne eğitim düzelir, ne de insanın dünyadaki yeri yeniden anlam kazanır Attas'a göre...
Kendisini rahmet dualarıyla yad ediyoruz... Kuala Lumpur'daki dostlarımıza selam ve baş sağlığı temennileriyle.



HABERE YORUM KAT