
"Korkma, üstün gelecek mutlaka sensin, sen”
Musa, içinde bir korku hissetti. Biz ona şöyle dedik: "Korkma, üstün gelecek mutlaka sensin sen”
Musa, içinde bir korku hissetti. Biz ona şöyle dedik: "Korkma, üstün gelecek mutlaka sensin sen. (Taha:67-68)
Hz. Musa "Siz atın" der demez, hemen sihirbazlar asalarını ve iplerini atmışlar, bu ona sanki yüzlerce yılan üzerine geliyormuş hissi vermiş ve Hz. Musa onlardan elinde olmadan korkmuştur. Bunda şaşılacak bir şey yoktur. Çünkü bir peygamber de en nihayetinde insandır. Bunun yanısıra Musa (a.s) sihir gösterisinin halkta kendi mucizesi ile ilgili bir yanlış anlama yaratmasından korkmuş da olabilir.
Bu, sıradan insanlar gibi bir dereceye kadar peygamberlerin de sihirden etkilenebileceklerine delildir. Fakat sihirbazların onun peygamberliği üzerinde bir etki yapmaya, vahiyle onun arasına girmeye veya onu saptırmaya güçleri yetmez.
İfade sözkonusu büyü gösterisinin müthişliğini ve çarpıcılığını açığa vuruyor. Öyle ki, her şeyi işiten ve her şeyi gören yüce Rabbi yanıbaşında olduğu halde rakiplerinin büyü gösterisi, Hz. Musa’nın içine korku düşürüyor. Hz. Musâ’nın içine korku düşebilmesi için, kendisine daha güçlü olduğunu bir an için unutturan müthiş bir olay meydana gelmiş olmalıdır. Bunun üzerine yüce Allah’ın kendisine, onun yanında olduğunu ve asıl ezici gücün kendinde olduğunu hatırlatması gerekmiştir.
Korkma, üstün olan sensin. Çünkü sen “hak” taraftarısın, onlar ise “batıl” yanlılarıdır. Sen inancına dayanıyorsun, onlar ise sanatlarına güveniyorlar. Sen bağlısı olduğun sistemin doğruluğunu kanıtlamak için meydana atıldın, onların bu yarışmadan bekledikleri ise ücret ve kazançtır. Sen en büyük güç ile ilişki kurmuşsun, onlar ise ne kadar azgınlık ve zorbalık yapsa da günün birinde ölüp gidecek olan bir yaratığa hizmet edïyorlar.
FİZİLALİL KUR’AN
İşte Zemahşerî’nin bu ayetlere dair temel yaklaşımları:
1. Korkunun Mahiyeti (67. Ayet)
Zemahşerî, Hz. Musa’nın hissettiği "hîfe" (korku) kavramını şu şekilde analiz eder:
Beşerî Bir Refleks: Zemahşerî’ye göre bu korku, imansızlıktan veya Allah’ın vaadine güvensizlikten kaynaklanmaz. Sihirbazların asâ ve iplerinin hareket ederek "koşan yılanlar" gibi görünmesi, insan fıtratı gereği ürperti vericidir.
Halkın Yanılması Endişesi: Müfessir, buradaki asıl korkunun "sihirbazların halkın gözünü boyayıp onları saptırması ve hakikatin (mucizenin) bu gürültü arasında kaybolması ihtimali" olduğunu belirtir. Yani Musa, kendi canı için değil, tebliğ görevinin akamete uğramasından endişe etmiştir.
İnce Psikolojik Ayrıntı: Ayetteki “içinde hissetti” ifadesine dikkat çeken Zemahşerî, Musa’nın bu korkuyu dışarı vurmadığını, vakarını koruduğunu ancak kalbinin derinliklerinde bir ürperti duyduğunu vurgular.
2. İlahi Teselli ve Zafer Vaadi (68. Ayet)
Allah’ın “Korkma!” hitabı, Zemahşerî’ye göre sadece bir moral desteği değil, aynı zamanda fiziksel bir üstünlük ilanıdır.
"Sen Üstünsün" (Ente’l-A’lâ): Zemahşerî, buradaki "el-A’lâ" (en üstün) sıfatının mutlaklık ifade ettiğini söyler. Bu, sadece o anki kapışmada değil, genel olarak davasında da galebe çalacağının kesin bir teyididir.
Arap belâgatı açısından ayetin yapısını inceleyen müfessir, cümlenin isim cümlesi olarak kurulmasının "süreklilik ve kesinlik" bildirdiğini ifade eder. Yani zafer, Musa için arızi (geçici) bir durum değil, sabit bir neticedir.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ







HABERE YORUM KAT