1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Herkes akıbetini beklemektedir. Siz de bekleyin”
"Herkes akıbetini beklemektedir. Siz de bekleyin”

"Herkes akıbetini beklemektedir. Siz de bekleyin”

Ey Muhammed, (Sen o inatçılara) şöyle de: "Herkes akıbetini beklemektedir. Siz de bekleyin. Yakında kimin doğru yolun yolcusu oldu­ğunu ve kimin hidayete erdiğini bileceksiniz."

28 Mayıs 2026 Perşembe 10:22A+A-

taha-135.jpg

Ey Muhammed, (Sen o inatçılara) şöyle de: "Herkes akıbetini beklemektedir. Siz de bekleyin. Yakında kimin doğru yolun yolcusu oldu­ğunu ve kimin hidayete erdiğini bileceksiniz." (Taha:135)

De ki herkes bekliyor, siz de bekleyin bakalım. Azap mı bekliyorsunuz? Yoksa gazap mı? Yakında göreceksiniz Allah yolunda yürüyenler kimlermiş? Yakında bileceksiniz sırat-ı müstakimde olanlar, hidâyet üzere olanlar kimlermiş? Kim galip, kim mağlup olacak bunu yakında siz de göreceksiniz biz de göreceğiz.

Allah Teala bu âyet-i kerimede müşrikleri tehdit etmekte ve Resulullah´ın mâneviyatını güçlendirmektedir. Müşriklerin, akıbetlerini yakın­da göreceklerini ve pişman olacaklarını ve bu pişmanlığın kendilerine fayda vermeyeceğini beyan etmektedir.

Kur`anın Hz. Peygamberi salât ve selâm üzerine olsun- mutsuz kılmak için gönderilmediği gerçeğinin açıklanması ile başlayan Taha suresi böylece sona eriyor. Surenin başı ile sonu arasında tam bir uygunluk var. Bu son dokunuş hatırlatmanın kendisine fayda vereceği kimseler için son hatırlatmadır. Mesajı güzel bir şekilde açıkladıktan sonra sonucu beklemekten başka çare yoktur. Sonuç ise Allah’ın elindedir.

FİZİLALİL KUR’AN

Tâhâ Suresi’nin son ayeti olan 135. ayet, hem Mekkeli müşriklere hem de tüm insanlığa yönelik ilahi bir rest çekme, meydan okuma ve nihai bir uyarı niteliğindedir:

Fahruddin er-Râzî, bu ayetin tefsirinde özetle şu ana başlıklar üzerinde durmaktadır:

1. Râzî, buradaki "bekleme" (terabbus) eylemini iki taraflı açıklar:

Müşriklerin Beklentisi: Mekkeli müşrikler, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ölümünü, Müslümanların kıtlık, savaş veya bir felaketle helak olmasını ya da İslam davetinin zamanla sönüp gitmesini bekliyorlardı.

Müslümanların Beklentisi: Müslümanlar ve Peygamber Efendimiz ise Allah’ın vaadinin gerçekleşmesini, İslam’ın zaferini, müşriklerin ise ya hidayete ermesini ya da dünyada ve ahirette hak ettikleri cezayı bulmalarını bekliyorlardı.

Râzî der ki: Allah Teâlâ, Peygamberine "Onlara de ki: Madem iki taraf da bir sonuç bekliyor, o halde siz kendi batıl zannınızla bekleyin, biz de Allah’ın sarsılmaz vaadiyle bekleyelim." talimatını vererek müminlere mutlak bir özgüven aşılamaktadır.

2. Râzî, ayette geçen "Sırât-ı Seviyy" (dosdoğru yol) kavramı üzerinde durur. Doğru yolun sadece "iddia" ile kazanılamayacağını belirtir.

Müşrikler kendilerinin atalarının yolunda olduğunu ve doğru yolda yürüdüklerini iddia ediyorlardı.

Râzî’ye göre "seviyy" kelimesi, üzerinde hiçbir şüphe, çelişki ve tutarsızlık olmayan yol demektir. Akli delillerle sabit olan İslam tevhid inancı "seviyy" (dengeli ve dosdoğru) iken, putperestlik ve şirk mantıksız, çelişkili ve eğridir.

Dolayısıyla ayet, gelecekte kimin yolunun sağlam ve kalıcı, kimin yolunun ise uçuruma çıkan bir patika olduğunu zamanın (ve ölümün) ortaya çıkaracağını ilan eder.

3. "Hidayete Eren Kimmiş Bileceksiniz" İfadesindeki Tehdit

Râzî, ayetin sonundaki "Yakında bileceksiniz" (Se-ta'lemûn) ifadesinin düz bir bilgilendirme değil, şiddetli bir tehdit (vaîd) ve azarlama tonu taşıdığını vurgular.

Tefsîr-i Kebîr'den Çıkan Genel Nükte ve Hikmet

Râzî’ye göre Tâhâ Suresi, Hz. Musa ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.) karşılaştığı zorlukları, Firavun ve müşriklerin kibirlerini anlatarak başladı. Surenin bu son ayetle bitmesi, harika bir hitabet nizamıdır. Kul ne kadar direnirse dirensin, batıl ne kadar kibirlenirse kibirlensin, zamanın akışı ve nihai takdir Allah’a aittir. Ayet, müminlere sabır ve metanet verirken, inkarcılara "Son gülenin kim olacağını göreceksiniz" mesajıyla muazzam bir psikolojik üstünlük kurmaktadır.

TEFSİRİ KEBİR

HABERE YORUM KAT