1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. FİLİSTİN

  4. İşgal yargısı son 15 günde üçü kadın 180 esir hakkında “idari tutukluluk” hükmü verdi
İşgal yargısı son 15 günde üçü kadın 180 esir hakkında “idari tutukluluk” hükmü verdi

İşgal yargısı son 15 günde üçü kadın 180 esir hakkında “idari tutukluluk” hükmü verdi

Filistin Esirler ve Özgürleştirilenlerin İşleri Kurumu ile Filistin Esirler Kulübü, işgal organlarının idari tutuklama politikasını giderek daha yoğun şekilde kullandığını söyledi.

12 Mart 2026 Perşembe 14:34A+A-

İdari tutuklama herhangi bir suçlama veya yasal hüküm olmaksızın bir kişinin hapse atılmasına deniyor. İşgal rejimi yasaları Filistinliler hakkında altı aya kadar idari tutuklama kararı verme, sürenin dolması durumunda da yine hiçbir gerekçe göstermeden ve azami altı aylık sürelerle 10 kez tekrarlama imkanı veriyor.

Filistin Esirler ve Özgürleştirilenlerin İşleri Kurumu ile Filistin Esirler Kulübü, dün (11 Mart Çarşamba) yayımladıkları açıklamada, hukuk ekiplerinin yalnızca 15 gün içinde 180’den fazla idari tutuklama emri tespit ettiğini belirtti. Haklarında idari tutukluluk hükmü verilenler arasında üç kadın esir de bulunuyor. Bunlardan Suad el-Havaca iki ay, Abir Avde ile Melak Mer’i dört ay önce idari tutuklama kararıyla zindana atılmıştı. Bu kişiler hakkında verilen kararlar, tutukluluk sürelerinin uzatılması niteliğinde.

Açıklamaya göre Mart ayının başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki idari tutuklu sayısı 3442’ye ulaştı. Bunlar arasında 20 kadın ve onlarca çocuk da bulunuyor. Bu rakam, idari tutukluların İsrail hapishanelerindeki toplam esir sayısının yüzde 36’sından fazlasını oluşturduğu anlamına geliyor.

Adı geçen kurumlar, bu oranın idari tutuklama politikasının diğer tutuklu kategorilerine kıyasla benzeri görülmemiş biçimde genişlediğini gösterdiğini ifade etti. Buna yargılanmayı bekleyenler, hükümlüler ve İsrail tarafından “yasa dışı savaşçılar” olarak sınıflandırılan kişiler de dahil.

Açıklamada, Gazze’ye yönelik savaşın başlamasından bu yana tutuklananların büyük çoğunluğunun doğrudan idari tutukluluğa gönderildiği belirtildi. Ayrıca İsrail’in sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları “tahrik” olarak nitelendirerek gerçekleştirdiği tutuklamalara da dikkat çekildi.

Kurumlara göre bu gelişmeler, savaş sonrasında idari tutuklama politikasında yaşanan tehlikeli bir dönüşümün devamı niteliğinde. Açıklamada bazı tutukluların kesintisiz idari tutukluluk süresinin üç yılı aştığı da vurgulandı.

Ayrıca İsrail askeri mahkemeleri, idari tutuklamayı sistematik bir baskı aracı olarak pekiştirmekle suçlandı. Kurumlar, bu mahkemeleri biçimsel ve göstermelik olarak nitelendirirken kararların “gizli dosya” olarak adlandırılan ve tutuklu ile avukatının erişimine kapalı olan delillere dayandırıldığını belirtti. Bu durumun tutukluların savunma hakkını fiilen ortadan kaldırdığı ifade edildi.

Kurumlar, idari tutuklama kararlarına karşı yapılan itirazların sonuçlarının da bu tabloyu yansıttığını belirtti. Buna göre itirazların yaklaşık yüzde 95’i reddediliyor ve benzer şekilde İsrail Yüksek Mahkemesi de bu dosyalarla ilgili yapılan başvuruların büyük bölümünü kabul etmiyor.

Açıklamada, özellikle idari tutuklama davalarında İsrail mahkemelerine başvurmanın gerçek bir sonuç üretmediği, aksine İsrail’in askeri yargı sistemine biçimsel bir meşruiyet sağladığı ifade edildi.

Buna rağmen esirlerin davalarıyla ilgilenen mezkur kurumlar, esirlerin ve ailelerinin talebi doğrultusunda idari tutukluların dosyalarını takip etmeyi sürdürdüklerini belirtti. Açıklamada esirlerin işkence, kötü muamele ve iletişim ile ziyaret haklarına yönelik ağır kısıtlamalara maruz kaldığı da vurgulandı.

İsrail cezaevi yönetiminin avukat görüşmelerine de katı kısıtlamalar getirdiği ve esir sayısının hızla arttığı ifade edildi.

Kurumlar ayrıca, özellikle idari tutuklama dosyaları konusunda İsrail mahkemelerine karşı kademeli bir boykot çağrısı yapılması için kapsamlı bir ulusal tutum geliştirilmesi gerektiğini yineledi.

Bu açıklama, Birleşmiş Milletler’in iki yıl önce Batı Şeria’da artan tutuklama kampanyaları sırasında İsrail’in askeri mahkeme sisteminin dağıtılması çağrısında bulunduğu bir dönemin ardından geldi.

HABERE YORUM KAT