1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. FİLİSTİN

  4. İşgal rejimi 6 gündür Mescidi Aksa’yı kapalı tutuyor
İşgal rejimi 6 gündür Mescidi Aksa’yı kapalı tutuyor

İşgal rejimi 6 gündür Mescidi Aksa’yı kapalı tutuyor

İsrail işgal güçleri, “olağanüstü hal” ve bölgeye yönelik süregelen saldırganlığı gerekçe göstererek Mescid-i Aksa’yı altıncı gün üst üste kapalı tutmayı sürdürüyor.

06 Mart 2026 Cuma 09:53A+A-

Kudüslüler ve gözlemciler bu adımı, mekânın kutsiyetini ve ibadet özgürlüğünü hedef alan, “tüm unsurlarıyla tamamlanmış bir din savaşı” olarak nitelendiriyor.

İşgal güçleri, yalnızca ibadet edenlerin camilerine ulaşmasını engelleyip bu mübarek ayda yatsı ve teravih namazlarını kılmalarından mahrum bırakmakla yetinmedi; aynı zamanda bu uygulamaların Aksa’yı “korumak” için olduğu iddiasıyla gerçekleri çarpıtmaya çalıştı. Bu ise, hak sahiplerini kutsal mekânlarına sokmayan bir işgalin “koruma” söylemiyle çelişen tuhaf bir paradoks olarak sunuluyor.

Gözlemcilere göre işgal, bölgesel gelişmeleri özellikle İsrail-ABD’nin İran’a yönelik saldırganlığına dair yaydığı söylemi kullanarak, Mescid-i Aksa’yı “murabıt”lardan boşaltma ve geniş çaplı yerleşim ve Yahudileştirme projelerine zemin hazırlama yönündeki planlarını geçirmek istiyor.

Hamas: Açık bir saldırı ve benzeri görülmemiş bir tırmanış

İslami Direniş Hareketi (Hamas) ise, kapanmanın sürmesini “ibadet özgürlüğüne açık bir saldırı” olarak değerlendirdi ve bu uygulamaların “işgalin mescit üzerinde tam kontrol kurma planı çerçevesinde geldiğini, olağanüstü hal gerekçelerinden yararlanarak zor yoluyla yeni bir gerçeklik dayatma girişimi olduğunu” vurguladı.

Hareket, işgal liderlerini bu politikaları daha da ileri götürmenin sonuçları konusunda uyardı. Nöbet tutanların iradesinin kırılmayacağını ve baskınlara zemin hazırlamak amacıyla mescidi boşaltma girişimlerinin Filistin halkının direnişi karşısında parçalanacağını belirtti.

İşgal, dini bir savaş yürütüyor

Bu bağlamda Hamas yöneticilerinden Macid Ebu Kuteyş, Kudüs’te yaşananların Müslümanların en kutsal mekânlarındaki duygularını hedef alan bir “saldırı ve din savaşı” olduğunu söyledi. Ebu Kuteyş, bu sistematik politikanın, ibadet edenlerin Kudüs’e akın etmesini engellemek amacıyla Batı Şeria vilayetleri üzerindeki kuşatmanın sıkılaştırılması, kontrol noktaları ile şehir girişlerinin kapatılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü açıkladı.

Ebu Kuteyş, “Aldatıcı işgal, dünyayı Aksa’yı koruduğuna inandırmak için entrikalar kuruyor ve gerçekleri çarpıtıyor; oysa gerçekte meşru sahiplerine saldırıyor ve onları en temel insani ve dini haklarından mahrum bırakıyor” dedi.

Genel seferberlik ve yola çıkma çağrıları

Bu İsrail azgınlığı karşısında, Kudüslü kurumlar ile İslami ve ulusal güçler tarafından Filistin halkının her yerdeki evlatlarına, Kudüs şehrindeki varlığı güçlendirmeleri ve Mescid-i Aksa’ya yönelmeleri için geniş çaplı çağrılar yapıldı.

Bu çağrılarda, Kudüs’e doğru seferberliğin, Mescid-i Aksa’ya dayatılan kuşatmayı kırmak ve onu işgal planları karşısında yalnız bırakmamak için bir zorunluluk olduğu vurgulandı.

Çağrılar ayrıca, mescidin kapılarında ve eski şehrin sokaklarında işgal uygulamalarına karşı sahada direnilmesi ve bunlarla yüzleşilmesi gerektiğini belirtti.

Aynı zamanda Arap ve İslam ümmetinden, ilk kıble ve üç harem mescidin biri olan bu kutsal mekâna karşı sorumluluklarını üstlenmeleri için acil harekete geçmeleri talep edildi.

Mescid-i Aksa, çatışmanın pusulası olmaya devam ediyor. İşgal “olağanüstü hal gerçeğini” dayatmaya çalışırken, Filistinliler nöbetleri ve sarsılmaz duruşlarıyla, çarpıtma ve korkutma politikalarının, boyun eğmeyi reddeden bir halkın iradesi karşısında başarıya ulaşamayacağını teyit ediyor.

HABERE YORUM KAT