1. YAZARLAR

  2. SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

  3. Eğitim üzerindeki asırlık vesayet kaldırılmalı...
SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim üzerindeki asırlık vesayet kaldırılmalı...

23 Şubat 2026 Pazartesi 19:17A+A-

Önce bir NOT: Ulaştırma Bakanlığı'na ve İBB Başkanlığı'na: İstanbul'da büyük spor karşılaşmalarının yapılacağı gecelerde, ilgili Bakanlık ve Başkanlıklar olarak, halka, spor karşılaşmaları sonunda vatandaşların evlerine geç saatlerde ulaşabilmeleri için 'metro ve otobüs hatları'nın hizmet saatlerinin uzatılacağı, tabiî bir hizmet anlayışının gereği olarak.. açıklanmakta..

Aynı şekilde, Ramazan akşamları da, -hem vatandaşların hem diledikleri semtlerdeki camilerde teravih namazlarına katılmaları ve diğer Ramazan ziyaretlerinin rahatça yapılabilmesi için, -geçmiş yıllarda, hem Marmaray, hem de diğer metro seferlerinde Ramazan'larda ek düzenlemeler yapıldığı gibi- seferlerin 24.00'den sonra da 1- 1,5 saat kadar uzatılmasının, vatandaşa büyük rahatlık sağlayacağını hatırlatırım.

*

**

(Bu hatırlatmadan sonra, gelelim asıl konumuza..)

Başkan Erdoğan 18 Şubat günü 81 ilin Valilerine hitaben yaptığı konuşmanın girizgâhını bir daha hatırlayalım, da, "Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye'de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir sûrette kısıtlanmadığı hâlde, milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan; doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz." (...)

'Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. (...) Suriye'nin kuzeyindeki sorunun inşaallah suhûletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. (...) Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması, Terörsüz Türkiye'ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azâmî katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezî idaremizin, yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehidlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehid yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız." demişti ki..

Aynı gün, Ana Muhalefet Partisi'nin 'm.vekili' olan 'S. Ö.' isimli kişi, M. Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yayınladığı "Ramazan Genelgesi' üzerine, zehir-zemberek laflar etti, 'Bu, bir eğitim politikası değil, bir asimilasyon girişimidir" diye.. Aslında o kişi, kendi siyasî görüşlerinin bir asrı bulan asimilasyon uygulamalarının sona erdirilmek istendiğinden korkmakta olduğunu yansıtıyordu, beyanlarıyla..

Bu konuya, 18 Şubat günü Abdulkadir Selvi bey de Hürriyet'teki yazısında değinerek şöyle demişti:

'CHP'nin yapacağı en son şey Kuran Kursları'nı hedef almak olmalıdır. Ama CHP bunu bir türlü akıl edemiyor. Ne yapıp ediyorlar mutlaka Kuran kurslarını hedef alan bir çıkış yapıyorlar. CHP'nin gölge Milli Eğitim Bakanı Suat Özçağdaş, 4-6 yaş Kuran kurslarını hedef aldı.

ORTA ÇAĞ ZİHNİYETİ DEMİŞTİ

Geçmişte de Özgür Özel, 4-6 yaş Kuran kurslarını hedef alarak "Orta Çağ zihniyeti" demişti.

Kuran öğrenilmesine Orta Çağ zihniyeti demek CHP'ye bir şey kazandırmaz. 4-6 yaş Kuran kurslarının açılmasını laikliğe aykırı olarak göstermek CHP'ye bir şey kazandırmaz. Tam aksine kaybettirir. Hem de büyük kaybettirir. Bu milletin aklına tek parti döneminde Kuran öğrenmenin yasak olduğu gelir. Bu milletin aklına tek parti döneminde ezanın Arapça okunmasının yasak olduğu gelir. Milletlerin hafızası vardır. Bu milletin aklına Türkçe ezan gelir. 14 Mayıs 1952 seçimlerinde CHP tarihi bir hezimete uğramıştı. Seçimlerden sonra milletvekilleri tarafından hazırlanan raporda, "CHP din düşmanı denildiği için millet bize oy vermedi" deniliyordu.

KOZ VERİR

CHP'nin ne yapıp edip bu hafızayı canlandırmaması lazım. Ama Suat Özçağdaş ne yapıyor; 4-6 yaş Kuran kurslarına savaş açıyor. Hem de ne zaman? Ramazan öncesinde.

Ramazanda dini duygular yoğunlukta olur. Bu milletin manevi değerlerini tanımazsan böyle olur. Ramazan öncesinde Kuran kurslarına savaş açarsan Cumhurbaşkanı Erdoğan da çıkar CHP'yi Kuran kurslarına düşman ilan eder.'

*

**

. Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 81 ile gönderdiği ve bütün kademelerdeki okullarda, "Maarifin Kalbinde Ramazan" konulu genelgesine mâlûm çevrelerden itiraz ve hattâ feryadlar yükselmeye başladı..

'Alevî Federasyonları' denilen bir kuruluş, 'okullarda düzenlenen Ramazan etkinlikleri'ni, "Tekçi ve Sünnî-İslam merkezli anlayış dayatması" olarak nitelendirirken; 'uygulamanın Anayasa'ya aykırı olduğu'nun altını çizen 'Öğrenci Veli Derneği' (VELİ-DER) de 'çocuklarını Ramazan etkinliklerine göndermek istemeyen ebeveynler için itiraz dilekçesi' örneği paylaşmışlar. Kaldı ki, bu eğitim hizmetlerin öğrenci velilerinin isteğine bağlı olarak verileceği Eğitim Bakanı Tekin'in açık beyanlarıyla zâten ortada..

*

M. Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in genelgesinden sonra, Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarda, 'okulların süslendiği, öğrencilerin okulda ve sokakta 'müzik şenliği' yaptığı görüntüler yer aldı.

Aydın İl Millî Eğitim Müdürlüğü'nün sosyal medya hesabından ilkokul öğrencilerinin "Oruç size misafir geliyor, onu iyi ağırlayın. O da sizi Âhiret'te ağırlayacak" yazısıyla çekilen görüntüleri paylaşıldı.

Buna rağmen, bu son derece tabiî programlar bile birilerini rahatsız etti.. Bu programın "Pedagojik eğitim'le ilgisinin olmadığı, 'ideolojik müdahale' olduğu furyası koparıldı.

Bu cümleden olmak üzere, Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevî Bektaşi Federasyonu, Türkiye ve Avrupa Alevî Birlikleri Konfederasyonu ve daha bir çok Alevî kurumu genelgeye tepki gösterdi.

Yapılan açıklamalarda, etkinliklerin "tekçi ve Sünnî-İslam merkezli bir anlayışın dayatması" olarak nitelendirilirken "bunun pedagojik eğitim gereği değil, ideolojik bir müdahale olduğu" iddia edildi..

Açıklamada özetle şöyle deniliyordu:

"Medyada yer aldığına göre, bu uygulama, başta Alevî çocukları olmak üzere; farklı inanç gruplarını, inançsızları ve tüm çoğul toplumsal yapıyı yok sayan, tekçi ve Sünni-İslam merkezli bir anlayışın devlet eliyle dayatılmasıdır. Bu bir eğitim politikası değil; açık bir asimilasyon ve kimlik silme girişimidir. Okullar; bilim yuvası, sanat ve kültür yuvası olmaktan hızla uzaklaşmakta, cemaat ve tarikatların kontrolüne terk edilmektedir."

*

Halbuki, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından 5 Şubat 2026 tarihinde okullara gönderilen resmi yazıda, 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin ders seçimlerinin titizlikle yürütülmesi istendi.

Seçmeli ders tercihlerinde son 3 gün, işlemler nasıl yapılacak?

Ortaokullarda seçmeli olarak okutulan "Yaşayan Diller ve Lehçeler" kapsamındaki Kürtçe, Adigece, Abazaca, Lazca, Gürcüce, Boşnakça ve Arnavutça dersleri için son başvuru tarihi 20 Şubat 2026.

Kürtçe dersleri için '10 öğrenci' şartı

2012 yılından bu yana ortaokullarda seçmeli ders olarak okutulan Kürtçe (Kurmancî ve Zazakî) için sınıf açılabilmesi için en az 10 öğrencinin bu dersi tercih etmesi gerekiyor.

Şartlar sağlandığında, öğrenciler haftada iki saat ana dillerinde eğitim görebilecek. Eğer bir okulda başvuru sayısı 10'un altında kalırsa, ilgili lehçe için sınıf açılamayacak.

Geçen yıl yaklaşık 60 bin öğrenci seçti.

Geçen yılın Mayıs ayında yayımlanan verilere göre, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için Türkiye genelinde toplam 59 bin 362 öğrenci Kürtçe dersini tercih etmişti.

Seçmeli dersler listesinde sadece Kürtçe değil; Adigece, Abazaca, Lazca, Gürcüce, Boşnakça ve Arnavutça gibi "Yaşayan Diller" de yer alıyor.

Öğretmen eksikliği nasıl giderilecek?

Bakanlık, tercih edilen dersler için okulda yeterli öğretmen bulunmaması durumunda izlenecek yolu da netleştirdi.

Bu durumda öncelikle diğer okullardan öğretmen görevlendirmesi yapılacak, ihtiyaç yine karşılanamazsa ücretli öğretmenler aracılığıyla derslerin verilmesi sağlanacak.

Bu programlar içinde şu veya bu gruba öncelik veya baskı, sözkonusu mu?

*

Allah aşkına, halkın yüzde 98'inin kendilerini Müslüman olarak bildirdikleri bir ülkede, ezici ekseriyetin, azlıkta olanların inançlarına müdahale ettikleri, geçmiş tarih dönemleri boyunca gösterilen uygulamalarda asla söz konusu değilken; yüzde hesabına bile giremeyecek derecede, bir avuçluk malûm kesim tarafından 100 yılı aşkın zorbalıklarının halkın inanç dünyasına nasıl en kaba dayatma yöntemleriyle müdahale edildiği ve yeni nesilleri laik müfredat ve programlara aykırı olarak nasıl yetiştirmek istedikleri iddiasında bulunanların geçmişteki hangi dayatma geleneğini temsil ettikleri milletçe bilinmiyor mu sanılıyor?

*

Bu vesileyle taze bir haber... Daha dün, İzmir tarafından bir köyden gelen haber ilginçti.. Nüfusunun yüzde 95'inin 'alevî' ve sadece yüzde 5'inin 'sünnî' olduğu bir köyde mescîd yokmuş.. Bir mescid yapılması için talepte bulunulmuş.. Ama, yüzde 95'lik grup, köy muhtarının ağzından'Bu köyde mescid'e ihtiyaç yok..' diye, itirazlarını dile getirmişler..

Orada, o yüzde 5 olan kesim 'alevî' olsaydı konu yine böyle mi geçiştirilirdi?

Bununla Alevî veya Sünnîlerin de hemen sosyal planda itirazlar geliştirmeleri gerektiğini söylemek istemiyorum... Sadece bu gibi talepleri ve o taleplere karşı duruşları, derhal bir takım baskı grupları, o, iki taraf kitleler adına sosyal plana yönlendirmekte çok tecrübeliler..

Nitekim, veliler adına yapılacak itiraz dilekçelerinin nasıl olması gerektiğine dair örnekler bile medyada yer alıyor..

*

Bu gibi konularda büyük kitlelerin, resmî makamlara engel çıkarmamak adına sessiz kaldıkları şeklindeki anlayıştan, bazı grupların, toplumda gerilimler oluşturmaya çalıştıkları görülüyor..

Ama, M. Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in ve diğer yetkililerin bu konularda sergilemek istedikleri entrikalara, bir kısım odakların yükseltmeye çalıştıkları itirazlara aldırmadığı ve aldığı kararların arkasında duracağı anlaşılıyor.. Bu tutum teşvik edilmelidir..

*

STAR

YAZIYA YORUM KAT