1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Dediler ki: 'Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?'"
"Dediler ki: 'Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?'"

"Dediler ki: 'Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?'"

29- Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?" (Meryem / 29)

29 Ocak 2026 Perşembe 07:49A+A-

فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ۠ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا ﴿٢٩﴾

29- Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?"

قَالَ اِنّ۪ي عَبْدُ اللّٰهِ۠ اٰتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَن۪ي نَبِيًّاۙ ﴿٣٠﴾

30- (İsa) Dedi ki: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. (Allah) Bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı."

Kavmi Meryem´e bu sözleri söyleyince Meryem onlara, "Konuşmama orucu tuttuğunu ve dolayisiyle kendileriyle konuşamayacağını beyan etmiş buna rağmen kavmi onu konuşturmakta ısrar etmiş Meryem de henüz kucağında bir çocuk olan Hz İsa´ya işaret ederek onunla konuşmalarını istemiş, onlar ise Hz. Meryem´in kendilerini alaya aldığını sanmışlar ve "Biz, beşikteki bir çocukla na­sıl konuşabiliriz " demişlerdir.

Hz. Meryem, kucağındaki bebeğin kavmiyle konuşabileceğini, Allah Teala´nın kendisine ilham etmesiyle veya yolda gelirken Hz. İsa´nın konuşma­sıyla yahut Cebrail´in onun konuşabilceğini haber vermesiyle bilmişti.

TABERİ TEFSİRİ

Dedi ki, ben Allah’ın kuluyum. İnnî Abdullah. İşte bu Hz. Îsâ’nın insanlara söylediği ilk sözüydü. Ben Allah’ın kuluyum. Ben İlâh değilim, ben Rabbin oğlu değilim. Ben başka değil, sadece Allah’ın kuluyum. Îsâ (a.s) ilk sözünde yüce Rabbini evlât edinmekten tenzih ederek kendisinin O’nun bir kulu olduğunu ilân ederken sanki daha sonra biz Îsâ’nın (a.s) yoluna taabiyiz dedikleri halde, Onu insanlıktan, kulluktan çıkarıp tanrılık, ya da tanrının evlâtlığı makamına oturtarak küfre sapacak Hıristiyanlara en güzel mesajı sunuyordu. Ben Allah’ın kuluyum ve Rabbim bana bir kitap verdi ve beni peygamber kıldı.

BASAİRUL KUR’AN

Şimdi adamların şaşkınlıklarının ne kadar arttığını, öfkeden nasıl küplere bindiklerini varın, siz düşünün. Bakire kızları, ansızın kucağında bir bebekle karşılarına çıkıyor. Sonra işlediği rezaleti kınayanlarla alay ediyor. Kendisi hiç ağzını açmazken, yakınlarına kucağındaki bebeği gösteriyor, “bu işin sırrını ona sorun” demek istiyor. Adamlar ortak tepkilerini şöyle dile getirirler:

“Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz” dediler.

Görülüyor ki, Hz. İsa -selâm üzerine olsun- bizzat kendi ağzından yüce Allah’ın kulu olduğunu açıklıyor. O halde bazı hristiyanların ileri sürdükleri gibi O yüce Allah’ın oğlu değildir. Başka bazı hristiyanların ileri sürdükleri gibi O, ilah da değildir.  Bunların yanısıra Hz. İsa, yüce Allah’ın kendisini peygamber olarak görevlendirdiğini ilan ediyor. Yani yüce Allah’ın oğlu ya da ortağı sözkonusu değildir.

FİZİLALİL KUR’AN

Kur'an'ı yanlış yorumlayanlar bu ayeti şöyle tercüme ediyorlar: "Biz daha dünkü çocukla (çok genç) nasıl konuşuruz?" Daha sonra bu sözleri, yıllar sonra İsa (a.s) gelişmiş bir genç olduğunda kavminin yaşlılarının onu genç bularak küçümsedikleri zaman söylediklerini savunurlar. Fakat bütün temayı gözönünde bulunduran bir kimse, bu yorumun yanlış olduğunu ve sadece mucizeyi inkâr etmek için öne sürüldüğünü anlayacaktır. Gerçek şu ki, bu diyalog çocuk büyüdüğünde değil, Meryem bakire olduğu halde çocuğuyla kavminin yanına geldiğinde meydana gelmiştir. Al-i İmran Suresi, 46. ayet ve Maide Suresi, 110. ayette İsa'nın (a.s) bu sözleri beşikte iken söylediğini desteklemektedir. Birinci ayet melek Meryem'e bir oğul müjdelerken şöyle der: "Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır." Diğer ayette Allah, İsa'ya (a.s) şöyle der: "... Sen beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun."

 TEFHİMUL KUR'AN

HABERE YORUM KAT

3 Yorum