Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu
Huckabee’yi bile sinirlendirdiler!
Siyonistler Batı Şeria’da neredeyse 60 yılı bulan işgal düzenini kalıcı bir rejime dönüştürmeye çalışıyorlar. Öz yurtlarını cebren terke zorlanan Filistinliler 60 yıldır işgale karşı direnişlerini sürdürüyorlar. Filistinliler’in boyun eğmeyen öz savunmaları Siyonistler’i daha da azdırıyor.
Siyonist şiddet her geçen yıl dozunu artırıyor. Sözde kurallara dayanan, liberal, uluslararası hukuk düzeni ise Siyonist-ırkçı- faşist yerleşim rejimine diş geçirmekten aciz. Acizlikten öte, açık ve gizli destek söz konusu. Dünyada hiçbir rejime gösterilmeyen müsamaha İsrail’e gösteriliyor. Bu “istisna” durumu uluslararası hukuk düzeninin gerçek yüzünü ifşa ediyor.
ABD ve Batı’nın desteğiyle şımartılan Siyonistler hak hukuk tanımıyor. Hiçbir müeyyideye tabi tutulmayan Siyonistler Filistinlilerle yapılan her anlaşmayı bozdular. Bu sayede Batı Şeria’da yerleşimcilerin sayısı 700 bini aştı. Artık İsrail’in politikalarını yerleşimciler belirliyor.
Yerleşimciler Suriye ve Lübnan’ın bazı bölümlerini de gasp etmeye çalışıyorlar. ABD ve Batı himayesi devam ettiği müddetçe de durmayacaklar. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz Batı Şeria’daki yasa dışı Ganim yerleşim birimine yaptığı ziyarette “Burası atalarımızın toprağı, biz burada sonsuza kadar kalacağız” diyerek yerleşimleri güçlendireceklerini söylemişti.
Soykırımcı Netanyahu da Başbakan olarak kaldığı sürece “Filistin Devleti”nin kurulmayacağını savunmuştu. 30 civarında ülke hariç, Birleşmiş Milletler’in ezici çoğunluğu Filistin’i tanıyor. İsrail BM’ye meydan okuma gücünü ABD’den alıyor. Amerikan İmparatorluğu’nun çöküşü de İsrail’in elinden olacak. Çoğu Amerikalı bunun farkında ve İsrail’den kurtulmaya çalışıyorlar.
ABD İsrail için savaşa girdiği halde, İsrail ABD’nin “yap” dediği hiçbir şeyi yapmıyor. Trump’ın İran’da bataklığa saplanmış olmasını ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması sebebiyle sıradan Amerikalıların gündelik yaşamlarının zorlaşmasını İsrail umursamıyor. Bu durum hem Sağ’da, hem Sol’da “Önce Amerika” diyen Amerikalılar’ı rencide ediyor. İsrail’e koşulsuz desteğin Amerikan siyasetinde zehirli bir unsur olarak yer almasının sebebi de bu. Kavga büyüyor.
Siyonist yerleşimciler Batı Şeria’da ABD vatandaşı bir Filistinli’nin evini de kuşatma altına aldılar. Ev halkını zorla tahliye etmeye çalışan yerleşimcilerin saldırıları o kadar iğrenç bir hal aldı ki ABD’nin sözde İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee bile sesini çıkarmak zorunda kaldı.
Amerika’daki Hıristiyan Siyonizmi’nin önde gelen isimleri arasında yer alan Huckabee bu yerleşimci grubu “haydut” ve “terörist” diye etiketledi. Huckabee ABD Büyükelçiliği’nin devreye girmesiyle birlikte İsrail Ordusu’nun ve polisinin yerleşimci gruba müdahale ettiğine dair şeyler de söyledi ama bunun göstermelik bir müdahale olduğu hemen anlaşılıyordu.
Huckabee Batı Şeria’nın Yahudiler’e vaad edilen topraklar arasında yer aldığını ve İsrail’in bu toprakları gaspetmeye hakkı olduğuna inanıyor. Huckabee yerleşimci bir grubu ziyaret ettiğinde, Trump dönemine kadar ABD’nin de resmen “Batı Şeria” olarak kabul ettiği topraklar için “Ben hiçbir zaman ‘ Yahudiye ve Samarya ‘ dışında bir terim kullanmadım. Başka bir terim kullanmak tarihsel bir haksızlık ve İncil’in inkarı olurdu” demişti. Huckabee Haziran’da işgal altındaki Batı Şeria’da düzenlenen bir konferanstaysa “İsrail olmasaydı, Amerika da olmazdı. Varlığımızı, bu topraklarda yaşananlara borçluyuz» diye konuşmuştu..
Huckabee gibi bir Hıristiyan Siyonist’in bazı yerleşimcileri “haydut” olarak nitelemek zorunda kalması durumun vehametini gösteriyor. Huckabee daha sonraki bir açıklamada ise bu grubu diğer işgalcilerden ayrı tutmaya çalışıyordu. Huckabee’ye göre bu grup tüm yerleşimcileri temsil etmiyor. Böylece Huckbaee yerleşimcileri temize çıkarma görevini yerine getiriyordu.
Diğer yandan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise İsrail Ordusunun Batı Şeria’da kullandığı yetkilerin İsrail Polisine devredileceğini duyurdu Buna göre yerleşim yerleri, yerleşimciler ve sivil meselelerle ilgili konularda tüm sorumluluk İsrail Polisi’ne ait olacak. Bu devir ile polislik yetkileri en azılı ilhakçı bakanlardan Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir’in emri altına girecek.
Katz’ın açıklaması Batı Şeria’nın ilhakının fiilen uygulanmasına doğru atılmış bir hamledir. ABD ve Batı desteği sürdüğü müddetçe İsrail durmayacak, dişlerini Suriye, Lübnan ve ötesine geçirmeye devam edecektir. Önce askeri işgal, ardından yerleşimciler, sonrasında halkı terk ettirme ve nihayetinde ilhak. 1948’den bu yana Siyonizmin yayılma çarkı bu şekilde işliyor.


