
Darfur’da sağlık sistemi çöktü: 3 ayda 3 bini aşkın kızamık vakası
Sudan’ın Güney ve Batı Darfur eyaletlerinde savaş ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle üç ayda 3 binden fazla kızamık vakası görüldü. Aşı kampanyalarının durması çocukları ölümcül salgınlarla karşı karşıya bırakıyor.
Sudan’ın Güney ve Batı Darfur eyaletlerinde son üç ayda 3 binden fazla kızamık vakası kaydedildi. Savaşın sürmesi ve tıbbi ile insani çalışmalara getirilen kısıtlamalar nedeniyle bölgede sağlık koşullarının ciddi biçimde kötüleştiği ve salgın hastalıkların hızla yayıldığı uyarısı yapılıyor.
Hükümet dışı bir kuruluş olan Sudan Doktorlar Ağı, yaptığı açıklamada, saha ekiplerinin enfeksiyonlarda keskin bir artış tespit ettiğini belirtti. Açıklamada, rakamların özellikle düzenli sağlık hizmetlerine erişimin olmadığı bölgelerde sağlık sisteminin yaygın biçimde çöktüğünü ortaya koyduğu vurgulandı.
Bu gelişme, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) Darfur’un beş eyaletindeki tüm merkezleri kontrol ettiği, Sudan ordusunun ise başkent Hartum dahil ülkenin diğer eyaletlerinin çoğunda hakimiyet sağladığı bir dönemde yaşanıyor.
Nisan 2023’te, askeri kurumun birleştirilmesi konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle iki taraf arasında savaşın patlak vermesinden bu yana Sudan, dünyanın en ağır insani krizlerinden birini yaşıyor. Çatışmalarda on binlerce kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 13 milyon kişi yerinden edildi.
Sudan Doktorlar Ağı, Darfur’daki kısıtlamalar ve lojistik engellerin aşı, ilaç ve tıbbi malzemelerin ulaştırılmasını engellediğini, rutin ve acil aşılama kampanyalarının aksamasının özellikle çocuklar arasında hastalığın yayılmasına doğrudan yol açtığını kaydetti.
Darfur’da bulaşıcı hastalıkların yayılması, devam eden savaşın sonuçlarıyla doğrudan bağlantılı. Sağlık altyapısının tahrip edilmesi, kitlesel yerinden edilmeler, aşırı kalabalık kamplar ve ilaç tedarik zincirlerinin çökmesi bu tabloyu derinleştiriyor.
Kızamık, aşıyla tamamen önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen, yayılması hastalığın doğasından çok sistemsel bir sağlık çöküşünün göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, güvenlik ve askeri kısıtlamaların sağlık hizmetlerine erişimi engellemek veya zorlaştırmak amacıyla kullanılması, silahlı çatışma dönemlerinde de geçerliliğini koruyan sağlık hakkının ciddi bir ihlali anlamına geliyor. Uluslararası insancıl hukuk, çatışmanın taraflarını tıbbi yardımların geçişini kolaylaştırmaya, sağlık çalışanlarını korumaya ve sivillerin temel ihtiyaçlarını baskı veya kuşatma aracı olarak kullanmamaya zorunlu kılıyor.
Kızamık ve diğer hastalıkların artan yayılımı, Darfur’daki çocukların ne denli savunmasız olduğunu ortaya koyuyor. Çocuklar aynı anda hastalık, yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerinin yokluğu tehdidiyle karşı karşıya. Aşılama kampanyalarının kesintiye uğramasının sürmesi halinde, daha geniş çaplı salgın dalgalarının tetiklenebileceği, bunun da binlerce çocuğun hayatını tehdit ederek bir nesil üzerinde uzun vadeli etkiler bırakabileceği endişesi artıyor.
Çatışmalar genişlerken ve siyasi çözümler hâlâ gündemde değilken, salgın hastalıklar savaşın en acımasız yüzlerinden biri olarak öne çıkıyor; sivilleri sessizce öldürüyor ve onları yaşam, sağlık ve insan onuru dahil en temel haklarından mahrum bırakıyor.






HABERE YORUM KAT