1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. FİLİSTİN

  4. BM’de Filistinlilerin Nekbe anısına saygısızlık
BM’de Filistinlilerin Nekbe anısına saygısızlık

BM’de Filistinlilerin Nekbe anısına saygısızlık

BM, Filistin halkının kaderi söz konusu olduğunda kendi kendine yüklediği önemi ne kadar sürdürürse sürdürsün, Filistin halkı BM'ye boyun eğmemelidir.

28 Mayıs 2026 Perşembe 12:04A+A-

Ramona Wadi’nin Middle East Monitor’de yayınlanan yazısı, Haksöz Haber tarafından tercüme edilmiştir.


Bir Nekbe anma günü daha geride kaldı. BM’de söylemler hiç değişmedi. İsrailli yetkililerin “Nekbe 2.0” olarak adlandırdığı sömürgeci soykırımdan sonra bile BM’nin sömürgecilikten asla söz etmeme kararlılığı tüyler ürpertici. BM, Nekbe’nin yıldönümünde bile Filistin halkının karşısına çıkıp, Filistin’in sömürgeleştirilmesine yönelik 1947 Bölünme Planını onaylayarak bu suça ortak olduğunu asla kabul etmeyecektir.

BM, Filistin halkının kaderi söz konusu olduğunda kendi kendine yüklediği önemi ne kadar sürdürürse sürdürsün, Filistin halkı BM'ye boyun eğmemelidir. Filistin'in tarihi, kültürü ve kolektif hafızası da BM'nin anma konuşmaları için sömürülmemelidir.

Geçen hafta, BM Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock, Nekbe'nin 78. yıldönümü anma töreninde bir konuşma yaptı ve Filistin halkının sürekli sürgününü anlatmak için Mahmud Derviş'in bir şiiriyle konuşmasına başladı. Baerbock, Filistin'in Siyonist kolonizasyonunu hemen çarpıtarak, “Birleşmiş Milletler'in en ilk görevlerinden biri, Filistin Sorunu da dâhil olmak üzere, dünyadaki çatışmalara ve krizlere adil bir çözüm bulmaktı” dedi.

Ancak Filistin hiçbir zaman bir sorun olmadı. Filistin, BM'nin tam onayıyla kolonize edildi.

Baerbock sözlerine şöyle devam etti: “Filistinliler ve İsrailliler için barış, güvenlik ve refaha giden tek sürdürülebilir yol olarak kabul edilen ve Filistin Sorununa tek gerçek cevap olan, uzun süredir vaat edilen İki Devletli Çözüm hâlâ ulaşılamaz durumda.”

Sömürgecilik bir soru-cevap formatına indirgenecek olsaydı, Baerbock daha basit bir formüle odaklanmalıydı. Sömürgeleştirme – sömürgecilikten kurtulma.

Ancak Baerbock, tahmin edilebileceği üzere, yine İsrail sömürgeciliğini ele almaktan kaçındı. “Ne yapmamız gerektiğini biliyoruz,” diyen Baerbock, iki devletli çözüme yönelik uluslararası taahhüdü tekrarlamaktan öteye gitmeyen New York Deklarasyonu’na atıfta bulundu. Elbette BM ne yapması gerektiğini biliyor: 1947 Bölünme Planı’nı sürdüren her yolu izlemek. BM’ye göre, bu Gazze’de olduğu gibi soykırıma yol açarsa, öyle olsun. Çatışma ve soru, BM’nin suç ortaklığını örtbas etmek için ihtiyaç duyduğu tek kelime dağarcığıdır.

Baerbock, ateşkesin ardından Gazze’de 800 Filistinli çocuğun öldürüldüğünü belirtiyor, ancak İsrail’den bahsetmiyor. Ekim 2023’ten bu yana İsrail, Gazze’de 21.000’den fazla çocuğu öldürdü. Baerbock, Nekbe anma gününde istatistikleri nasıl kullanıyor? Neden zaman çizelgelerini ve istatistikleri en aza indiriyor? Elbette iki devletli anlatıya uydurmak için. Ateşkesin ardından Gazze'den bahsediliyorsa, Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in soykırımından bahsetmeye gerek yok, iki devletli çözümün uygulanmasını imkânsız hale getiren İsrail'in tüm savaş suçlarından bahsetmeye ise hiç gerek yok. İsrail'in normalleşmiş ihlallerine ilişkin sınırlı bir anlatım, iki devletli paradigmayı “tek çözüm” olarak damgalamakla daha uyumludur.

Bu arada Filistin Yönetimi de daha iyi bir performans sergilemedi; Gazze’ye yönelik Trump yönetiminin müdahalesini desteklemek için kendini daha da küçülttü ve “tarihi Filistin topraklarının %45’inde İsrail Devleti’nin yanında Filistin halkı için bir Arap Devleti kurulmasını öngören” BM Bölünme Planı’na eleştiriye yer vermeden atıfta bulundu. Mahmud Abbas’ın bu çelişkiyi fark etmeden böyle bir ifadeye yer vermesi mümkün mü? Bu topraklar Filistin’e aittir. 1947 Bölünme Planı, Filistin’i sömürgeleştirdi. Filistin devletinin kurulmasını garanti etmedi; toprak hırsızlığının yüzdesi her şeyi anlatıyor.

2027’de Nekbe’nin 79. yıldönümünde, sömürgeciliği ve onun suç ortaklığı ağını eleştiremeyen herkes sessiz kalmalıdır. Sömürgeciye ve kurumsal suç ortaklarına cezasızlık sağlamak için Filistin’in hafızasını sahiplenmenin onurlu bir yanı yoktur.

 

* Ramona Wadi, bağımsız araştırmacı, serbest gazeteci, kitap eleştirmeni ve blog yazarıdır. Yazıları Filistin, Şili ve Latin Amerika ile ilgili çeşitli konuları kapsamaktadır.

HABERE YORUM KAT