1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. “Bunlar karmakarışık rüyalardır; hayır, onu kendisi uydurmuştur”
“Bunlar karmakarışık rüyalardır; hayır, onu kendisi uydurmuştur”

“Bunlar karmakarışık rüyalardır; hayır, onu kendisi uydurmuştur”

Hayır, dediler, 'Bunlar karmakarışık rüyalardır; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır, o bir şairdir. Eğer öyle değilse, önceki peygamberler gibi bize de bir mucize getirsin.'

02 Haziran 2026 Salı 08:10A+A-

enbiya-5.jpg

Hayır, dediler, 'Bunlar karmakarışık rüyalardır; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır, o bir şairdir. Eğer öyle değilse, önceki peygamberler gibi bize de bir mucize getirsin.' (Enbiya: 5)

Bir tanım üzerinde karara varamıyorlardı, onun hakkında ileri sürdükleri bir görüşü uzun süre benimsemiyorlardı. Çünkü onlar kaypaklık yapıyorlardı. Kur’anın ruhları üzerindeki sarsıcı etkisini çeşitli bahanelerle izah etme çabası içindeydiler, ama beceremiyorlardı. Bu yüzden ikide bir görüş değiştiriyorlardı. İşte bu sıkıntıdan kurtulmak için, Kur’ana inanma karşılığında kendilerinden önceki milletlerinkine benzer bir mucize gösterilmesini istediler:

“Öyle değilse bize daha önceki peygamberlerin gösterdiklerine benzer bir mucize göstersin.”

Daha önce mucizeler gelmişti. Ama kendilerine mucize gösterilenler inanmamışlardı. Bu yüzden, mucizeleri yalanlayanların yok edilmelerine ilişkin değişmez ilahi yasa uyarınca yok edilmişlerdi.

Kuşkusuz sık sık mucizeler gönderilmiştir. Mucizeler gönderildikçe yalanlayanlar da olmuş, sonunda yok edilmeyi haketmişlerdir. O halde mucize gösterilecek olsa inanacaklarını söyleyen bu adamlara ne oluyor. Bu yok edilen milletlerden bir farkları mı var?

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî'nin "el-Keşşâf" Tefsirindeki Analizi

Zemahşerî bu ayeti tefsir ederken özellikle inkârcıların psikolojik karmaşasına, tutarsızlıklarına ve ayette peş peşe gelen "Hayır! (Bel)" edatlarının edebi inceliklerine odaklanır.

1. İnkârcıların Psikolojik Şaşkınlığı ve Tutarsızlığı

Zemahşerî'ye göre bu ayet, Mekke müşriklerinin Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Kur'an karşısında düştükleri büyük çaresizliği ve zihinsel karmaşayı gözler önüne serer. İnkârcılar Kur'an'ın muazzam belâgatı karşısında ne diyeceklerini bilememiş, sürekli fikir değiştirmişlerdir:

Önce Kur'an için "karmakarışık rüyalar" (edgâsu ahlâm) demişler,

Bunun tutarsız olduğunu anlayınca "onu kendisi uydurdu"  iddiasına sarılmışlar,

Bu da yetmeyince "o bir şairdir" diyerek işi tamamen başka bir boyuta taşımışlardır.

Zemahşerî, onların bu durumunu "iddialarında sebat edemeyen, ne dediğini bilmeyen şaşkınlar" olarak nitelendirir.

2. "Bel" (Hayır / Aksine): Ayette bu ifade peş peşe üç kez tekrar edilir. Zemahşerî bunu şöyle açıklar:

Buradaki her "Bel" (Hayır / Aksine) ifadesi, bir önceki iddiayı yetersiz bulup daha ağır ve fütursuz bir iddiaya geçişi ifade eder.

Müşriklerin zihin dünyasındaki geçişi şu hiyerarşiyle anlatır:

"Bunlar karmakarışık rüyalardır": İlk başta Kur'an'ı bilincin tam yerinde olmadığı uykuda görülen sayıklamalara benzettiler.

"Hayır, aksine onu kendisi uydurdu": Sonra düşündüler ve rüya gören birinin bu kadar düzenli ve derin sözler söyleyemeyeceğini fark edip, iddialarını büyüterek "Hayır, o bunu uyanıkken, taammüden (bilerek) uydurdu" dediler.

"Hayır, aksine o bir şairdir": Bu uydurma iddiası da Kur'an'ın eşsiz nazmı karşısında zayıf kalınca, onun üzerindeki etkileyiciliği açıklayabilmek için "O bir şairdir, sözleri büyüleyicidir" iftirasına sığındılar.

3. Ayetin sonundaki "Önceki peygamberler gibi bize de bir mucize getirsin" talebini de yorumlayan Zemahşerî, bu isteğin hakikati arama gayesiyle değil, tamamen inat ve hakkı batıl kılma (muânede) amacıyla yapıldığını belirtir.

Müşrikler geçmiş kavimlerin (Salih peygamberin devesi, Musa peygamberin asası gibi) mucizeler gördükten sonra bile inkâr edip helak olduklarını biliyorlardı. Zemahşerî'ye göre, önlerindeki en büyük mucize olan Kur'an'ı görmezden gelip maddi mucizeler istemeleri, onların inkârda ne kadar ileri gittiklerinin ve aslında helak olmayı göze alacak kadar körleştiklerinin bir kanıtıdır.

 EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT