1. YAZARLAR

  2. Abdurrahman Dilipak

  3. 27 Nisan ve kim kimdir?
Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Yazarın Tüm Yazıları >

27 Nisan ve kim kimdir?

28 Nisan 2012 Cumartesi 00:35A+A-

İşte CHP bu! İşte bunların hukuk devleti anlayışı bu kadar..

İşte savcının aradığı isimler bunlar olsa gerek. Wikipedia derlemiş, ben de oradan alıntıladım.. İşte 27 Nisan e-muhtırasını destekleyen, alkışlayan, arka çıkanlar.. Ve tabii bunlar sadece bir kısmı..

Mustafa Özyürek (Muhtıranın yayınlanmasından hemen sonra NTV’ye telefonla bağlanarak): “Tabii bu bir muhtıradır. Hükümetin bunun gereğini yerine getirmesi gerekir.” Onur Öymen (Muhtıradan bir gün sonraki açıklaması): “Genelkurmay’ın tesbitleri bizim tesbitlerimizden farklı değildir. Altına imzamızı atarız. ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü kimse küçümseyemez ve bunu küçümseyenleri devletin düşmanı sayarız. Türkiye’yi Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.” Deniz Baykal (Muhtıradan sonra verdiği ilk röportajında): “Bu tablonun değişeceğini meydanlar gösterdi. Müdahaleye uğrayan yönetimlere halk sahip çıkmadı. Halkımız devlet organlarıyla çatışanlara sahip çıkmaz. Bu ortamda mağduriyet yok dayatma var. Anayasa Mahkemesi 367 kararını onaylamazsa ülke çatışmaya gider.” Nur Serter (Muhtıradan bir gün sonra Çağlayan’daki Cumhuriyet Mitingi’nde yaptığı konuşma: (Bu performansı onu CHP’den milletvekili yaptı) “Genelkurmay Başkanı’na ‘memur’ diyen bir zihniyete karşı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önünde, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk ordusu çok yaşa. Türk ordusu, 27 Nisan’da bizim sesimizi duymuş, bizim sesimize sahip çıkmış, demokrasiye sahip çıkmıştır. 27 Nisan’da Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek iradesine sahip çıkmıştır.” Oktay Ekşi: “Bu adı konmamış bir muhtıradır. Genelkurmay Başkanı’nın sözleri gayet açık, eğer demokrasinin kavram ve kuramlarını kullanarak bu cumhuriyetin laik karakterini tahrip etmek onu yıkmak istiyorsanız biz buna müsaade etmeyiz diyor.” Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabii ki bu bir muhtıradır. Bu muhtıranın özü AKP’nin çıkardığı cumhurbaşkanı adayına Türk Silahlı Kuvvetlerinin karşı olduğunu açıklıyor.” Ertuğrul Özkök (Hürriyet): “Demokrasi kaygısıyla, sadece askeri eleştirmek, ne adil, ne yararlı, ne de sonuç verici bir girişim olacaktır. Çünkü o bildiride savunulan görüşler, toplumun önemli bir bölümü tarafından paylaşılmaktadır.” Yılmaz Özdil: “Hâlâ deniyor ki, bundan sonraki adım ne olur? Bundan sonraki adım, tank olur. Gücüm var diye dayatırsan, gücü olan sana dayatır.” Hıncal Uluç: “Ordu sonuna kadar bekledi.. Gerekli uyarıları en demokratik şekilde yaparak, ‘Sözde değil, özde’ diyerek bekledi.” Ural Akbulut (Eski ODTÜ rektörü): “Bu ikinci 28 Şubat’tır TSK her şeye rağmen soğukkanlı davranmıştır.” İsmail Küçükkaya (Akşam): “Sürecin kötü yönetilmesiyle ‘kaçan fırsatı’ ve ‘Genelkurmay’ın çok sert açıklamasıyla yeni olanağı’ görelim.” Ece Temelkuran (Milliyet): “Genelkurmay’ın açıklamasıyla mitinglerin daha da coşmuş olması bu mitingleri otomatik olarak militarist yapmaz.” Fikret Bila (Milliyet): “TSK, türbanın ve temsil ettiği zihniyetin Çankaya’ya çıkmasına karşı ilkesel bir duruş sergilemiştir.” Nuray Mert (Radikal): “Şimdi Genelkurmay bildirisini öne çıkarıp, bu fetihçi zihniyetin arkasında durmak istemiyorum.” Erdal Şafak (Sabah): “Rehn beyefendi son olarak Genelkurmay Başkanlığı’nın ‘emuhtıra’sı için esip gürledi... Ama Batı basınında da özellikle son dönemde ısrarla vurgulanan ‘Türkiye’nin laik kurumlarının altının oyulması’ girişimleri için ‘Not ediyoruz’ demekle yetindi.”

Yerel basında daha neler neler yazdırdılar.. Devam eden günlerde yazılanlar. Hele bazı gazete ve yazarlar demediklerini bırakmadılar iktidara karşı. Bir “ordu göreve” pankartı açmadıkları kaldı!

Bunların çoğu CHP’li idi.. O günki şartlarda, kimse bunlara kaşının altında gözün var diyemedi..

Bakalım şimdi o günler için kim ne diyecek! Militarizme arka çıkan ve darbe şakşakçılığı yapanlar özür dilemedikçe, her yıl aynı gün kınanmaya devam edecekler..

Artık o post modern darbenin ardından gelen e-muhtıra TSK’nın internet sitesinde bile yer almıyor, ama birileri hâlâ oturdukları koltuklarda oturmaya devam ediyorlar, biraz utangaç, huzursuz ve sessiz de olsa..

Sahi neydi bu e-muhtıra denen şey! Unutmayalım lütfen. Affetsek de unutmayalım!

O bildiri aslında daha önce yazılmış, sonra yeniden düzenlenmiş. Bu ayıp 29 Ağustos 2011’e kadar da internet sitesinde kaldı.. Belki savcılar bir gün bunu Büyükanıt’a sorarlar ya da Başbuğ’a sormuşlardır niye bu bildiriyi kaldırmadığını..

27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması TSK adına Genelkurmay Başkanlığı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısı ile 27 Nisan 2007 tarihinde gece saat 23:20’de yaptığı, lâiklikle ilgili açıklama bugün e-muhtıra olarak anılıyor. Bildiri internet aracılığıyla verildiği için “e-muhtıra” olarak da adlandırılmıştır. O rezaletin mimarları arasındaki Sezer’i unutmadık, Büyükanıt’ı da.. Baykal’ı da unutmadık, 367’nin mimarı Sabih Kanadoğlu’nu da ve tabii Abdurrahman Yalçınkayayı da! Milletin değerlerine sözde değil, özde sadakat istiyoruz beyler..

Belki bir gün 27 Nisan muhtırası da soruşturulur.. Selâm ve dua ile..

YENİ AKİT 

YAZIYA YORUM KAT