Umran Dergisinin Kasım 2014 Sayısı Çıktı

03.11.2014 15:33
Umran Dergisinin Kasım 2014 Sayısı Çıktı
Umran Dergisinin Kasım 2014 tarihli 243. sayısı “Kobani Tu Niha Çawani” manşetiyle çıktı.

Umran dergisinin bu ayki sunuş yazısı:

“Kürt sorunu” ve “PKK’nın Kürtler üzerindeki silahlı tahakkümü” sorununu birbirinden ayırma konusunda atılması gereken önemli adımlar olduğunu bir defa daha gösterdi. Kürt siyasi hareketinin Kobané bahanesiyle Türkiye’yi cehennemin eşiğine getiren sokağa dökülme çağrısını yapmış olması tam bir “akıl tutulması”ydı. Olayların vandalizme doğru gittiği görüldüğünde sokağa hâkim olamamalarının yanı sıra karar almadaki tereddüt ve yetersizlik, Kürt siyasi hareketinin çoklu derin akılların güdümünde olmaktan kurtulamadığını bir kez daha gösterdi ne yazık ki! “Serhıldan” adı verilen başkaldırının bir “Serşikandın/Baş kırma” ve bir “Serjékırın/Baş koparma” seviyesinden yukarı çıkamadığı, siyasal hareketin asil ve onurlu bir talep duruşu kazanmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Üstelik bu süreçte olayların otuz altıncı gününde ölenlerin sayısının Kobané’de ölenlerden fazla olması şu sorunun sorulmasını zaruri kılmaktadır:

“Kobani Tu Niha Çawani?” (Ya şimdi nasılsın Kobani?)

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı kadife darbe eksenli küresel operasyon, kadife darbenin ilk yedi aşamasında istediği sonucu alamamıştır. Şimdi 2015 seçimlerine doğru giderken yeni taktikler geliştirilmektedir. Suriye üzerinden başlatılan kadife darbe süreci, gelinen aşamada, gene Suriye üzerinden devam ettirilmeye/edilmeye çalışılmaktadır. 6-7 Ekim 2014’de, KCK’nın ve HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın ve diğer HDP yöneticilerinin “Kürtleri!”, “solcuları” ve “tüm siyasi iktidar karşıtları”nı sokağa, eyleme çağırması ile yürürlüğe sokulmuştur. Türkiye’nin değişik bölgelerinde pek çok vilayette, son derece vahşi, kanlı eylemler gerçekleşmiş, 40 civarında insanımız ölmüş, yüzlerce insan yaralanmış ve iş yerleri, sokaklar yangın yerine çevrilmiş, kamu kurumları tahrip edilmiş, yüzlerce araç yakılmış, yağmalama hadiseleri gerçekleşmiştir.

Kürt siyasî hareketinin bundan sonra Türkiye’yle işbirliği içerisinde soğukkanlı ve çok akıllı davranmaktan başka çaresi kalmamıştır. Sorumluların çözüm sürecini hoşgörü ve demokrasi düzleminde bir Türkiye kazanmak için hızlandırmaları elzem hale gelmiştir. Türkiye’deki tüm sorumluların akil davranması artık bir zarurettir.

Elbette sorun sadece Türkiye içi ile alakalı değil. Bölgesel boyutu günden güne daha önemli hâle gelmeye başladı. Kabul edilmelidir ki Türkiye, başkalarının oyun kuruculuğunda birkaç dakikalığına oyuna girmeyi bekleyen yedek oyuncu olmak yerine, kendi kurduğu oyunun kaptanı olarak sahaya çıkmak istiyor. Bölgeyi problemleriyle beraber etraflıca bilenler, Türkiye’nin bu tutumunun bir
onur-gurur tutumu olmadığını, çözümü gerçekten kendi tezinde gördüğünü ve buna güveninin tam olduğunu bilirler. Türkiye, bölgedeki sorunları kaynaklarıyla beraber kurutma formülünde arıyor çözümü. Uçuşa yasak hava sahası ve güvenli bölge isteğinde ısrarı bundan. Bunlarla yetinmeyip Esed rejimine son verme ısrarı da bundan. 

umran-dergisi-243.jpg

Bazı Başlıklar:

Reyhanlı Operasyonundan Ayn el-Arab (“Kobanê”) Operasyonuna Kadife Darbe Süreci
Burhanettin CAN

Bölge Yeniden Dizayn Edilirken Kürt Sorunu ve Çözüm Süreci
Cevat ÖZKAYA

Protestan İslâm ve Sivil-Tasavvufi İslâm
Metin Önal MENGÜŞOĞLU

Şekilcilik ile Teşhircilik Kıskacında Yeni Tesettür Algısı
Celaleddin Vatandaş

Câbirî’nin Kur’ân Anlayışı ve Tefsir Yönteminin Tenkidi
M. Kürşad ATALAR

 

www.umrandergisi.com   0212 293 90 41

Etiketler: ,
  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim