1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. KİTAP HABER

  4. "Suriye'de Yaşanan Vahşet Unutulmasın"
"Suriye'de Yaşanan Vahşet Unutulmasın"

"Suriye'de Yaşanan Vahşet Unutulmasın"

Belgesel çekimi için gittiği Suriye'de Esed güçleri tarafından tam 70 gün cezaevinde tutulan Kameraman Hamit Coşkun yaşadıklarını anlattı.

A+A-

Suriye'de Beşşar Esed rejimi tarafından 70 gün cezaevinde tutulan Kameraman Hamit Coşkun "Suriye cezaevlerinde insanlık dramı yaşanıyor" dedi.

Belgesel çekimi için gittiği Suriye'de Esed güçleri tarafından tutuklanarak hücreye konulan Coşkun, hapishane anılarını "Gez Göz Esaret" adıyla kitaplaştırdı.

Coşkun yaptığı açıklamada, "Kameramla insanlara gösteremediklerimi yazarak ulaştırmak istedim. Bunun için orada yaşadıklarımı ve şahit olduklarımı kitap haline getirdim" ifadelerini kullandı.

"Suriye unutulmasın"

İnsanların, giderek uzayan Suriye krizini, orada yaşanan vahşeti ve insanlık dramını, unutmaya başladığına dikkati çeken Coşkun, "Suriye cezaevlerinde insanlık dramı yaşanıyor ve bunun yeniden insanlara hatırlatılması lazım. Bu noktada, Suriye'yi yeniden gündeme getirmek adına bir şeyler yapmış olmak beni mutlu ediyor" diye konuştu.

Suriye'de Esed rejiminin halka karşı giriştiği katliamlar karşısında sessiz kalamadıklarını, dolayısıyla 2012 yılında, gazeteci Adem Özköse ile beraber, yaşananlar hakkında bir belgesel hazırlamak amacıyla Suriye'ye geçtiklerini belirten Coşkun, "Suriye'ye geçtikten birkaç gün sonra "Şebbiha"lar tarafından yakalandıklarını ve önce öldürülmek istendiklerini, ancak, Türkiye'den hem devlet hem milletin kendilerine sahip çıkması üzerine hücreye atıldıklarını" söyledi.

Coşkun, "Şebbihaların, sözlü ve fiziki müdahalelerinden sonra yer altında bulunan hücrelere atıldıklarını, olağan üstü kötü hücre şartlarının üstüne birde ölümle tehdit edildiklerini ve tutuklu bulundukları yerdeki mahkumlara uygulanan korkunç işkence ve vahşete şahitlik etmek zorunda bırakıldıklarını" kaydetti.

Hücre'de tutuldukları süreçte hiç kimseyle konuşamadığı için büyük bir sıkıntı yaşadığını anlatan Coşkun, "Adem abi hücresinden sesli bir şekilde Kur'an-ı Kerim okuyordu, o ana kadar O'nun da benimle aynı yerde tutulduğunu bilmiyordum. Sesinden tanıdım ve kendisine seslendim, Adem Özköse bana türkü söylermiş gibi yapıp bir şeyler söyledi ve ben de aynı şekilde karşılık verdim. Özköse ile türkü söylermiş gibi konuştuk ama sonra konuştuğumuzu anlayınca bize bağırıp susturdular" dedi.

Coşkun, hücrede tutuldukları sırada bir süre umutsuzluğa kapıldığını ancak daha sonra İnsani Yardım Vakfı (İHH) heyetinin kendilerini görmeye geldiğini ve ardından önce İran'a ve daha sonra Türkiye'ye geçerek özgürlüğe kavuştuklarını ifade etti.

"Gez Göz Esaret"

Suriye'ye gitme, orada Şebbihalar tarafından yakalanma, dayak ve işkenceleri, yeraltı hücrelerini, Suriyeli tutukluların yaşadıklarını ve özgürlüklerine nasıl kavuştuklarını ayrıntılarıyla "Gez Göz Esaret" adıyla yazdığı kitabına koyduğunu aktaran Coşkun, "Suriye'yi yeniden gündeme getirmek, kameramla çekemediğim, ama gözlerimle şahit olduğum dramı ve orada yaşadıklarımı bu kitapla insanlara ulaştırmak istedim" şeklinde konuştu.

Coşkun, ayrıca "kitabın ilk baskısının hemen tükendiğini, insanlardan olumlu geri dönüşler aldığını ve yüzlerce kişinin Suriye'de yaşananlara dikkat çektiği için kendisine teşekkür ettiğini" söyledi.

AA

HABERE YORUM KAT