1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. Şakfa: Esed Giderse Birlik Gelir!
Şakfa: Esed Giderse Birlik Gelir!

Şakfa: Esed Giderse Birlik Gelir!

Suriye İhvanı lideri Riyad eş-Şakfa, CİHAN'a konuştu ve Beşşar Esed rejiminin sonunda teslim olacağını belirtti.

A+A-

Ankara'da düzenlenen 'Uluslararası Müslüman Kardeşler ve Hasan el-Benna Sempozyumu'na katılmak için Türkiye'ye gelen Müslüman Kardeşler Suriye Başkanı Riyad eş-Şakfa, Müslüman Kardeşler hareketi ve Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler hakkında CİHAN Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.

ARAP BAHARI MÜSLÜMAN KARDEŞLERİ YENİDEN HAREKETE GEÇİRDİ

Müslüman Kardeşler'in Arap baharını başlatmak gibi bir rolü olmadığını ancak yönlendirme noktasında öne çıkan organize bir grup olduğunu ifade eden Şakfa, Arap baharının uzun süredir bu rejimlerin altında baskıda kalan harekete de canlandırıcı bir etki yaptığını vurguladı.

Baskıcı rejimlerin ortadan kalkmasıyla devletin yapıcı kadrosu içine girdiğini aktaran Şakfa, yıllardır menfi mücadele içinde bulunan Müslüman Kardeşler hareketinin Arap baharıyla birlikte pozitif bir mücadele içine girdiğinin altını çizdi.

"Müslüman Kardeşler hareketi ılımlı olmasıyla öne çıkan ve İslam âleminde organize olabilmiş en büyük harekettir." diyen Şakfa, "Bu sayede insanlar arasında kabul görmüş ve geniş bir kitleye yayılabilmiştir. Şu anda tüm İslam ülkelerinde faaliyet göstermektedir." dedi.

ESED, ENİNDE SONUNDA TESLİM OLACAKTIR

Çoğu Arap ülkesinde oluşan ayaklanmaların planlanmış hareket olmadığını savunan Şakfa, "Arap baharı tamamen bir halk hareketidir. Ortadoğu, onlarca yıldır devam eden dikte rejimlerin baskısı sonucu patlamaya hazır hale gelen bir volkan gibiydi. Müslüman Kardeşler, bu halkların bir bölümünü teşkil etmektedir ve halkla birlikte hareket etmektedir. Fakat organize olan bir grup oldukları için bu ayaklanmalarda yönlendirme gücü olan bir grup olarak öne çıkmıştır. Bu sebeple seçim noktasına gelebilmiş halklardan ciddi oylar almaya başlamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Ülkesindeki rejim karşıtı hareketleri değerlendiren Şakfa, Suriye'deki hareketlenmenin diğer ülkelerde yaşananlara benzediğini ancak Suriye hükümetinin kanlı bir müdahale ile rejimi korumak istemesinin bu ayaklanmayı diğerlerinden farklı kıldığını belirtti. Esed'in bu mücadeleye girerken sonuçlarını göze aldığını ifade eden Şakfa, yaptıklarının bedelinin ağır olacağını ve hükümeti düşürmekten başka bir alternatifin bulunmadığının farkında olduğunu iddia etti.

DİKTATÖRLÜK VE DEMOKRATİK SİSTEM

Demokrasiye geçişin olası etkilerinden bahseden Şakfa, "Bu uzun dikte yönetimlerden dolayı Arap halkımızın siyasi tecrübesi çok zayıftır. Demokratik sistemlere bizim halkımız yabancıdır. Dolayısıyla sistemde bazı açıklıklar kalabilir. Bununla beraber kusurlu bir demokrasiyle dikte arasında kıyaslama bile yapılamaz. Biz öğrenmemiz gerekenlerle birlikte demokrasiyi kabul etme eğilimindeyiz." dedi.

Suriye Müslüman Kardeşler Hareketi Başkanı Şakfa, Türkiye'deki değişim hakkında ne düşündüğü sorusuna da "Türkiye, devleti ve vatandaşıyla değişim talep eden halkların yanında yer almaktadır. Türkiye, demokrasi tecrübesiyle başarıya ulaşmıştır. Bu demokratik gelişme neticesinde bir kalkınma da elde edilmiştir. Dolayısıyla örnek alınabilecek bir ülkedir. Suriye halkı Türkiye'de gerçekleştirilen demokratik süreci kendi içinde uygulamayı hedefliyor." şeklinde cevap verdi.

İSLAM COĞRAFYASINA BİRLİK GELEBİLİR

Esed rejiminin devrilmesi durumunda ortaya çıkacak tabloyu değerlendiren Şakfa, "Esed giderse İslam coğrafyasına birlik gelebilir. Açıkçası halkları inceleyecek olursak gerek Arap halkları gerek İslam halkları birleşme arzusundadır. Bu istekleri demokrasi sayesinde daha kolay alacaktır. Ancak böyle bir birleşmenin çok uzun yıllar alacağı da bir gerçektir. Baskıcı rejim taliplerine baktığımızda ise böyle bir birleşmenin taraftarı olmadıkları görüşmektedir. Çünkü sahip oldukları konumun muhafazası için bu tür ayrılıkların her zaman var olması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

IRAK, ETNİK BİR MEZHEBİN DİKTESİ ALTINA GİRMEKTEDİR

Irak'ın Bağdat yönetiminin sergilediği ayrımcı ve sert tavır hakkında konuşan Şakfa, "Şunu net bir şekilde ortaya koymak gerekir ki Irak'ta son zamanlarda yaşanan rejim sorunları, İran ve Amerika'nın üretmiş olduğu ortak bir projedir. Sabah akşam Amerika'ya karşı görüş bildiren İran, el altından Amerika ile bu konuda ittifak etmektedir. Saddam'ın devrilmesinin en büyük sebebi Saddam'ın Irak'ı yavaş yavaş bir İslam ülkesi yapmaya yönelik çalışmalarıdır. Son dönemlerinde Saddam, laik duruşundan uzaklaşarak ülkesinde bir iman ve inanç kampanyası başlatmıştı. Irak gibi petrolü ve güçlü ekonomisi olan bir İslam ülkesinin Amerika ve İran için tehdit oluşturacağı düşüncesiyle Saddam'ın baskıcı duruşu kullanılarak Irak yoksulluğa ve ayrımcılığa çekilmiştir" dedi.

Irak'ın geçmiş dönemlerini yaşamış birisi olarak konuşan Şakfa, Baas Partisi'nin o dönemlerde Saddam'ın yönlendirmesiyle kendisinden bazı dini kitaplar talep ettiklerini ve Saddam'ın altı ay içerisinde rejim değişikliğine gidecek çalışmaların başlatılmasına yönelik talimat verdiğini iddia etti. Amerika'nın Irak'ı Saddam Hüseyin'in elinden alarak İran'a teslim ettiğini öne süren Şakfa, Şii nüfusunun Irak'ta çoğunluk olmadığını ancak seçim sürecinde birçok hileye başvurularak sayılarının galip getirildiği iddiasında bulundu.

SURİYE'DEN SONRA SIRA İRAN'A GELECEK

"Önceden bir kişinin diktesi altında kalan Irak, son süreçte etnik bir mezhebin diktesini yaşamaktadır." diyerek Suriye konusuna dönen Şakfa, "Benim görüşüme göre Suriye'den sonra ayaklanmalar İran'a geçecektir." yorumunu yaptı.

"Ayaklanmaların İran'a geçmesi durumunda, orada Arap baharı değil İslami bahar başlayacaktır" diyen Şakfa, İran yönetiminin de bundan ciddi korkuları olduğunu ve bu sebeple Esed'e destek verildiğini ifade etti.

Esed rejiminin düşmesi halinde sıradaki ülkenin İran olacağını kaydeden Şakfa, Suriye'deki devrimin başarılı olması halinde Irak'taki durumun da etkileneceğini öngördü. Suriye rejiminin Irak'taki Şiilerin başa gelmesinde destek verdiğini hatırlatan Şakfa, "Suriye'deki devrimin başarısı bütün bölgede ciddi değişikliklere yol açacaktır. Bu sayede İran, Irak, Suriye üzerindeki Hizbullah ittifakının beli kırılacak ve bölge böyle bir beladan kurtulmuş olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

 

HABERE YORUM KAT

23 Yorum