1. HABERLER

  2. HABER

  3. ANALİZ

  4. Yargılamaya Ne Gerek Var, Hepsini Asın, Belki O Zaman Kininiz Diner!
Yargılamaya Ne Gerek Var, Hepsini Asın, Belki O Zaman Kininiz Diner!

Yargılamaya Ne Gerek Var, Hepsini Asın, Belki O Zaman Kininiz Diner!

Arınç’ın damadıyla ilgili tartışmalar, haksız yere hiç kimsenin cezalandırılmamasını istemek yerine, “madem birilerine ceza verildi, öyleyse hiç kimse cezasız kalmasın” tutumu içinde olanların nasıl bir intikam ruhuyla hareket ettiklerini gösteriyor.

09 Kasım 2019 Cumartesi 11:58A+A-

HAKSÖZ-HABER

Bülent Arınç’ın KHK çıkışının ardından başlayan tartışma sürüyor. Bu arada Arınç’ın damadının yargılandığı FETÖ davasında beraat etmiş olması üzerinden yürütülen polemikler ise ülkede belli çevrelerin hukuk ve adalet noktasında nerede durduklarının göstergesini sunmakta.

İktidar yanlısı çevrelerin iktidara zerre miktarı toz kondurtmama tutumuyla apaçık haksızlıkları bile savunur tutumlar sergilemesi karşısında Kemalist çevreler fırsatı ganimet bilip rahatsız oldukları herkesin, her kesimin en şedid biçimde cezalandırılmasına yönelik taleplerini yükseltmekteler.

İlginç bir mantık yürütüyorlar. Madem tartışmalı ithamlarla, basit iddialarla on binlerce kişi FETÖ’den yargılandı ve ceza aldı öyleyse hiç kimse cezasız kalmasın tavrı içindeler. Bülent Arınç’ın damadı hakkında verilen beraat kararını gündeme getirerek benzer suçlamalarla, hatta daha hafif suçlamalarla çok kişinin ceza aldığını, bu yüzden Arınç’ın damadı Ekrem Yeter’in de mutlaka cezalandırılması gerektiğini söylüyorlar.

Oysa biraz adalet ve vicdan sahibi olsalar, tersinden bir mantık yürütürler ve bu davanın benzeri tüm davalar için emsal teşkil etmesi gerektiğini ve haksız yere suçlanan, mahkum edilen insanların beraat etmesi gerektiğini savunurlardı.

Habertürk tv’de önceki akşam yapılan tartışma programında uzun bir süredir kendisine FETÖ avcılığı misyonu yüklemiş Nedim Şener’in tavrı bu tutumun tipik bir örneği oldu. Suçlamalara ilişkin yargılanan kişinin kendisini nasıl savunduğuna dair tek bir cümle bile sarfetme gereği duymadan Nedim Şener Arınç’ın damadı Ekrem Yeter’in 15 hatta 30 yıl ceza alması gerektiğini söyleyerek, ‘Ergenekon hukuku’nun nasıl bir şey olduğunu ispatlamış oldu. 

Cumhuriyet’in aynı konuyu köpürtmeye yönelik haberini sunuyoruz: 

Damadı Böyle Akladılar

Mahkeme, Yeter’in Bank Asya’ya para yatırmasını, FETÖ’nün 5 tepe yöneticisiyle 766 kez telefon irtibatının bulunmasını, evinde terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in kitaplarının bulunmasını, FETÖ iltisaklı dernekte yöneticilik yapmasını “örgüte sempati boyutunu aşmadı” diyerek suç saymadı.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bülent Arınç’ın FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklandıktan 3 gün sonra tahliye edilen damadı Ekrem Yeter’in beraat etmesine ilişkin kararın gerekçesi açıklandı.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin açıkladığı kararda, FETÖ davalarında sanıklara ceza çıkmasına gerekçe olarak gösterilen hususlar, Arınç’ın damadı Ekrem Yeter için adeta suç olmaktan çıkarıldı. Kararda, Yeter’in Gülen’in çağrısından sonra Bank Asya’daki hesabına yatırdığı 41 bin liranın “cüzi bir miktar” olduğu belirtilerek “Darbeden 1 hafta sonrasına kadar yasal faaliyetine devam eden bankadaki rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım olarak değerlendirilemeyeceği” iddia edildi.

SEMPATİYMİŞ!

Mahkeme, Yeter’in FETÖ iltisaklı Uluslararası Anadolu Sağlık Federasyonu’nda (USAF) yöneticilik yapmasını ise “dernek yöneticiliğinin sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemez” diyerek akladı.

Yeter’in FETÖ’nün tepe yöneticileriyle 766 telefon irtibatı bulunmasını ise “Sanığın tepe yönetimdeki kişilerden (Fetullah Gülen’in doktoru) Tuncay Delibaşı ile iletişimini meslektaş olmaları ve iş gereği yaptığı” gerekçesiyle suç saymayan mahkeme, diğer 4 tepe yöneticisiyle olan telefon irtibatlarını ise “görüşme içeriği, görüşme sonrası yapılan örgütsel bir faaliyet tespit edilemediği, içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının tek başına mahkûmiyete yeterli delil kabul edilemeyeceği” gerekçesiyle suç olarak görmedi. “Şüpheden sanık yararlanır” denilen kararda, “Sanığın 17-25 Aralık 2013 öncesi dönemi kapsayan eylemlerinin örgüt üyeliği için gerekli olan süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik taşımadığı ve sempati boyutunda kaldığı”, bu nedenle delil yetersizliğinden beraatına hükmedildiği belirtildi.

DİĞER MAHKEMEDE SUÇ

Gerekçenin çıktığı saatlerde, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ise eski polis Y.M’ye örgütün tepe yöneticisi ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezası vermesi dikkat çekti.

HABERE YORUM KAT

2 Yorum