1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. Şüphesiz ki biz, Rabbimize iman ettik...
Şüphesiz ki biz, Rabbimize iman ettik...

Şüphesiz ki biz, Rabbimize iman ettik...

Şüphesiz ki biz, Rabbimize iman ettik. Böylece günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlasın.

15 Nisan 2026 Çarşamba 09:13A+A-

taha-73.jpg

“Şüphesiz ki biz, rabbimize iman ettik. Böylece günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlasın. Allah´ın mükâfaatı daha hayırlı ve cezası daha devamlıdır." (Taha:73)

Gerçekten bizi çok kötü kullandın. Bize pek çok günâh işlettin. Bizi Allah’la savaşa sürükledin. Bugüne kadar bizler hep seni kutsadık. Sana ve senin zalim düzenine kulluk ettik. Senin zalim düzenini insanlara hep şirin göstermeye çalıştık. Ama artık bitti. Çok şükür Rabbimizi tanıdık. Rabbimizin âyetleriyle, Rabbimizin elçileriyle tanıştık. Ümit ediyoruz ki bu imanlarımız, bu dönüşlerimize karşılık Rabbimiz bizi bağışlar. Doğrusu hayırlı olan da Rabbimizdir, biz Ona inandık, Ona yöneldik.

Ne güzel iman, ne güzel ifadeler değil mi? Bu yiğit mü’minlerin bu aslanca ifadelerinden anlıyoruz ki o ana kadar istemeyerek Firavuna kulluk yapan ama Mûsâ’nın getirdiği vahiyle tanışır tanışmaz hemen iman eden bu insanlar işte böyle diyorlardı.

Yâni az evvel Firavunun eline bakan dilencilerin ağzından dökülen sözlere bir bakın Allah aşkına. İslâm’la tanışır tanışmaz insanlardaki şu değişikliğe bir bakın biz iman ettik diyorlar.

O büyücülük suçunu sen bize baskı altında, zorla yaptırıyordun. Biz sana baş kaldıramıyorduk. Şimdi Rabbimize iman ettiğimiz için, O’nun günahlarımızı bağışlayacağını umuyoruz. Çünkü;

“Allah’ın ödülü, herkesinkinden daha üstün ve daha kalıcıdır.”

Yüce Allah’ın bize vereceği pay ve O’na yakın olmak daha hayırlı, karşılık ve ödül olarak daha kalıcıdır. Senin bizi O’nunkinden daha ağır ve daha kalıcı bir ceza ile tehdit etmenin bizim için hiçbir önemi yoktur.

Evet bir saat öncesine kadar Firavundan devşirecekleri paraların, mükâfatların hesabını yapan adamlar bir anda o kadar değişmişlerdi ki artık tüm dünya da, dünyanın malı mülkü de gözlerinde küçülüvermişti. Bir saat öncesine kadar Firavun sisteminin destekçisiydiler ama şimdi Rab’lerinin dininin Rab’lerinin yasalarının savunucusu olarak Firavunun karşısındaydılar.

BASAİRUL KUR’AN

İşte Râzî’nin bu ayete dair öne çıkardığı temel tahliller:

1. Hataların İtirafı ve Bağışlanma Talebi

Râzî, sihirbazların "Bize hatalarımızı bağışlaması için..." ifadesini kullanmalarını, onların içine düştüğü derin pişmanlığın bir göstergesi olarak görür. Onlar daha önce Firavun’un izzetine yemin ederek yola çıkmışlardı. Râzî’ye göre:

Sihirbazlar, küfür ve şirk içinde geçen geçmişlerinin ancak samimi bir imanla temizlenebileceğini anlamışlardır.

Buradaki "hatalar" (hatâyânâ), hem genel günahları hem de Hz. Musa gibi bir peygambere karşı büyüyle üstün gelmeye çalışma cüretini kapsar.

2. Zorlama (İkrah) Meselesi

Ayette geçen "Bize zorla yaptırdığın sihir" ifadesi tefsirde iki şekilde yorumlanır:

Gerçek Zorlama: Bazı rivayetlere göre Firavun, sihirbazları bu müsabakaya katılmaları için tehdit etmiş veya mecbur bırakmıştır.

Hükmen Zorlama: Râzî, buradaki "zorlamayı" sihirbazların Firavun'un otoritesinden korkmaları veya onun teşviklerine (makam, ödül) kapılarak bu işe sürüklenmeleri olarak da açıklar. Ancak iman kalbe girince, bu zorlamanın geçersizliğini ve asıl korkulması gerekenin Allah olduğunu fark etmişlerdir.

3. Allah’ın Sıfatları: "Hayrun ve Ebkâ"

Ayetin sonundaki "Allah en hayırlı ve en baki olandır" kısmı, Râzî’nin kelami (inanç esasları) yorumları için kilit noktadır:

Hayrun (En Hayırlı): Firavun onlara dünya menfaati ve yakınlık vaat etmişti. Sihirbazlar ise Allah’ın vereceği sevabın, Firavun’un vereceği her türlü dünyalıktan daha hayırlı olduğunu ilan ettiler.

Ebkâ (En Baki/Kalıcı): Firavun onları "hurma dallarına asmakla" tehdit ederek geçici bir acı vaat ediyordu. Sihirbazlar ise Allah’ın azabının daha kalıcı, O'nun lütfunun ise sonsuz olduğunu vurguladılar. Râzî burada, akıllı bir insanın geçici olanı bırakıp baki olana yönelmesi gerektiğini belirtir.

4. Firavun’un İlahlık İddiasının Çöküşü

Râzî, bu ayetin Firavun için en büyük yıkım anı olduğuna dikkat çeker. Çünkü:

Onun en güvendiği "uzmanlar" (sihirbazlar), onun acizliğini ilan etmiştir.

Sihirbazlar, biraz önce korktukları hükümdara karşı, ölüm tehdidine rağmen dimdik durmuşlardır. Bu, imanın insana verdiği psikolojik ve manevi üstünlüğün kanıtıdır.

TEFSİRİ KEBİR

HABERE YORUM KAT