1. YAZARLAR

  2. Fehmi Koru

  3. Sınır aşıldı
Fehmi Koru

Fehmi Koru

Yazarın Tüm Yazıları >

Sınır aşıldı

23 Aralık 2008 Salı 04:08A+A-

Hafta sonu yapılan partisinin tüzük ve program kurultayında Deniz Baykal'ın 'ırkçı' milletvekiline hak ettiği cevabı vereceğini umanlar hayal kırıklığına uğradılar; ben de onlardanım... CHP lideri, adını bile anmadı Canan Arıtman'ın... TBMM Başkanı Köksal Toptan ise hayal kırıklığımı çok büyüttü; böyle bir milletvekili ile aynı sıraları paylaşamayacağını bildirecek yerde yalapşap bir tepki cümlesiyle yetinerek... Terbiye yoksunu CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman ise, gördüğü bu sessiz himayeden mutlu, konumunu istismara devam ediyor...

Vahim bir durumla karşı karşıyayız.

Türkiye'de 'ırkçı' sıfatını hak eden tipler her zaman oldu. Kafa biçimlerine bakarak 'Türk' tarifi yapmaya kalkışanlar biliyoruz. Ancak öyle tipler her zaman azınlıkta kaldı ve toplumun ezici çoğunluğu o tür fikirlere hep uzak durdu. Bir imparatorluk bakıyesi olduğu için 'ırka dayalı' veya 'ırkçı' bir yaklaşımın genel bir kabule ulaşması ciddi bir tehlike teşkil eder Türkiye için; bu hassasiyet anayasaya da yansımıştır zaten...

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayanlar 'vatandaşlık bağı' ile bağlıdırlar ve herhangi bir etnik grubun bir başka etnik gruba üstünlüğü olmadığı gibi, etnik kimliği sebebiyle kimse de kınanamaz ve küçük görülemez. Anayasal çerçeve budur. Kendi ırkımıza hakaret edilmemesini istiyorsak, biz de başkalarının ırklarını aşağı görmemeliyiz.

CHP'nin, Canan Arıtman'ı bu yükümlülüğün dışında tuttuğu anlaşılıyor. Oysa, iki dönemdir aday gösterildiğine göre en azından iki kez anayasaya bağlılık yemini etmiş bir milletvekili o. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için sarf ettiği sözler, en azından, anayasa açısından milletvekili görevini sürdürmesine engeldir.

Sosyal demokrasi ile 'ırkçılık' birbirine taban tabana zıt fikirlerdir. Nitekim Avrupalı sosyal demokratlar CHP Milletvekili Arıtman'ın sarf ettiği cümleyi en şiddetli sözlerle kınadılar. Avrupa tarihinin en karanlık sayfaları, insanlara etnik köken ayrımcılığı uygulayan, bazı ırkları hakir gören tipler tarafından yazıldı çünkü. Almanya'da Alman-olmayanların bazısının başına gelenleri bütün dünya biliyor.

Deniz Baykal'ın hesaba katmadığı bir gerçeği buraya kaydedeyim: Türkiye'nin 'soykırım' iddialarına muhatap kalmasını gönüllerine sindiremeyen Avrupalı sosyal demokrat dostları, CHP'den bir milletvekilinin sözleri ve tavrına bakarak, Türkiye'ye destek çıkmakla yanlış mı yaptıklarını sorgulamaya başlayacaklardır. “Bugün bile içindeki kini saklayamayan bir zihniyetin geçmişteki uzantıları, o günün şartlarında kimbilir neler yapmıştır?” diye düşünerek...

Sözlerden rahatsızlık duyan bazı CHP'lilerin de konunun sıradan bir 'özür' ile kapanacağını sandıkları anlaşılıyor. TBMM Başkanı Toptan da benzer bir beklenti içerisinde olmalı. Oysa 'ırkçı' bir milletvekilinin CHP saflarında yer alması ve TBMM sıralarında oturmaya devam etmesi CHP'yi de BMM'yi de yıpratır. Sıradan bir özür değil, milletvekilliğinin sona ermesine ihtiyaç var.

O Meclis sıralarında bundan çok daha önemsiz lâflar sarf etmiş milletvekilleri oturamamıştı; o sıralar Canan Arıtman'a da dar edilmelidir. Bunu Deniz Baykal ile Köksal Toptan yapmazlarsa, kendilerini de başında bulundukları kurumları da yaralamış olurlar.

Densizliğin de bir sınırı var. Bu olayda sınır aşılmıştır.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT