1. HABERLER

  2. HAKSÖZ-ÇEVİRİ

  3. Putin bu kış insanları ısınmak ile beslenmek arasında seçim yapmaya zorlayacak
Putin bu kış insanları ısınmak ile beslenmek arasında seçim yapmaya zorlayacak

Putin bu kış insanları ısınmak ile beslenmek arasında seçim yapmaya zorlayacak

Thomas L. Friedman, Avrupa ile Rusya arasındaki gerilimin yansımalarını yorumluyor.

20 Eylül 2022 Salı 15:30A+A-

Thomas L. Friedman / Mepa News

Putin bu kış insanları ısınmak ile beslenmek arasında seçim yapmaya zorlayacak

Ukrayna’daki bazı Rus askerler Vladimir Putin’in utanç verici savaşına karşı pasif olarak karşı çıksa da bu kuvvetlerin apar topar ricat etmesi Putin’in teslim olacağı anlamına gelmemektedir ki hatta kendisi geçtiğimiz hafta enerji başlığı üzerinden savaşta yepyeni bir cephe açtı.

Putin karşısında kazanabileceği türden bir soğuk savaş olduğunu düşünmekte ve bunu başarmak için bu kış AB ülkelerini resmen dondurmak amacıyla Rus petrol ve gazını keserek bu devletleri Ukrayna’yı terk etmeye zorlamaya çalışacak.

Putin’den önce Kremlin’de oturanlar nasıl sert kış şartlarını kullanarak Napolyon ve Hitler gibilerini mağlup ettiyse Putin de geçtiğimiz hafta “Rusya önümüzdeki bu kış ayının 90 gününde Ukrayna direnişini, Avrupa direnişini ve dünya direnişini kırmak için elinden geleni yapmaktadır” diye halkına hitap eden Vladimir Zelensiy’e karşı bu kozu sahaya sürmeyi planlamaktadır.

Keşke kesin bir şekilde Putin’in başarısız olacağını ve Amerikalıların bu ‘üretim savaşından’ galibiyetle çıkacağını söyleyebilsem ve Putin’in yolun sonunda bu taktiklerinden pişman olacağını, zira böyle giderse Avrupa’nın enerji çarı yerine Batı pazarlarının kapanmasıyla kaybettiklerini telafi edebilmek için petrolünün çoğunu büyük indirimle sattığı Çin’in bir enerji kolonisi haline dönüşeceğini yazabilsem.

Bütün bunları gerçekten yazabilmiş olmayı isterdim ama ABD ve Batılı müttefikleri, bir düğmeye basarak pis fosil yakıtlardan temiz yenilenebilir enerjiye geçmenin mümkün olduğu yeşil bir fantazi dünyasında yaşamaktan vazgeçene kadar bunu yapamam.

Keşke bu düşündüklerini yapmak mümkün olsaydı. Bu köşe 27 yıldır temiz enerji ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına adandı ve ben hala sonuna kadar bu meseleleri savunmaya devam edeceğim ancak unutulmamalıdır ki gerekli araçları temin etmeden hedefleri elde edemezsiniz.

Herkesin şahit olduğu üzere biz bu düstura uymadık!

Son beş yılda güneş ve rüzgar enerjisi üretimi alanlarında yapılan tüm yatırımlara rağmen (ısınma, nakliye ve elektrik üretimi benzeri alanlarda hayati öneme sahip) petrol, doğal gaz ve kömür yani fosil yakıtlar 2021 yılında küresel enerji kullanımının %82’sini oluşturdu yani son beş yılda bu oran sadece %3 azaldı.

Sadece Amerika’daki elektriğin %61’i başta kömür ve doğal gaz olmak üzere fosil yakıtlardan elde edilirken, %19’u nükleer santrallerden ve yaklaşık %20 kadarı da yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.

Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki enerjiye aç ve büyümekte olan orta sınıfların yaşadığı bir ortamda toplam küresel tüketim oranlarında ufak bir farklılık yaratmak için dahi devasa miktarlarda yeni temiz enerji üretimi gerekmektedir. Yani mesele bir düğmeye basmaktan ibaret değildir.

Önümüzde uzun soluklu bir geçiş süreci bulunmakta olup bu süreçten ancak nihayetinde daha iyi bir iklim güvenliği ve ekonomik güvenlik sağlayacak olan pragmatik ve hesaplı bir şekilde planlanmış bir enerji politikası sayesinde başarılı çıkabiliriz.

Aksi takdirde Putin Ukrayna ve Batının canını daha çok yakar.

Ukrayna savaşı başlamadan önceki dönemde Avrupadaki ısınma ve elektrik ihtiyacı için kullanılan doğal gaz ve kömürün %40’ı Rusya tarafından tedarik edilmekteydi. Rusya geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada kendisine uygulanan Batılı yaptırımlar kaldırılana kadar Avrupa’ya tedarik ettiği doğal gazın çoğunun kesileceğini ilan etti. Putin bu hamlesine ilaveten, Batı ittifakının Rus petrolüne ödediği miktarı kısıtlandırma planını hayata geçirmeleri halinde Avrupa’ya gönderilen tüm petrolün kesileceği sözünü de verdi.

Beslenmek mi ısınmak mı?

Financial Times’da yayımlanan bir habere göre Rus doğal gazına alternatif ucuz bir kaynak bulunamazsa Avrupa’daki bazı fabrikalar “yakıt maliyetini karşılayamayacağı için” kapanmak zorunda kalacak ve bazı Avrupa ülkelerinde %400 oranında artan enerji faturaları nedeniyle “tüketiciler yoksulluk sınırına yaklaşacak.”

Bazı insanlar bu kış beslenmek ile ısınmak arasında tercih yapmak zorunda kalacak. Bu zor durum, sınırları içinde popülist tepki akımları ve Ukrayna’nın Rusya’ya teslim olmaya zorlanması çağrılarını engellemek isteyen hükümetleri devasa sübvansiyon tedbirleri almaya zorladığı için devletlerin bütçeleri zora girecek ve bazı hanelerde artık tekrar kömür yakılmaya başlanacaktır.

Eğer ABD ekonomisine güç sağlamak ve aynı zamanda Avrupalı müttefiklerimize Rusya’nın kıskacından kurtulmaları için yardım etmek için petrol ve doğal gaz fiyatlarını makul seviyelere indirmek istiyorsak ve bütün bunları temiz enerji üretimini arttırarak yapacaksak (bu üç başlığa ‘Enerji Üçgeni’ diyelim) biraz önce zikrettiğim iklim güvenliği, enerji güvenliği ve ekonomik güvenlik arasında denge sağlayacak bir geçiş planını bir an önce kağıda dökmeliyiz.

Başkan Biden kısa bir süre önce imzaladığı emirle ABD’deki temiz enerji üretimi piyasasına büyük çaplı bir destek sağladı. Bu emir kapsamında doğal gaz ve petrol üretiminden kaynaklanan metan gazı salınımı azaltacak akıllı teknolojiler sayesinde görece daha temiz doğal gaz ve petrol üretilmesi ve söz konusu şirketlerin karbon hapsetme teknolojilerine daha fazla yatırım yapması teşvik edildi.

Tabii doğal gaz, petrol, güneş, rüzgar, jeotermal, hidro veya nükleer enerji üretimlerinden sağladığımız faydanın hızlı bir şekilde genişletilmesi hususundaki en önemli faktör, üretim yapan şirketler ile bu şirketlere fon sağlayan bankaların talep ettikleri resmi düzenlemeleri sağlayarak milyarlarca dolar yatırım yapacak bu insanlara ürettikleri enerjiyi istedikleri pazarlara ulaştırmaları için gerekli aktarım hatları ile boru hatlarının hızlı bir şekilde inşa edileceği garantisinin verilmesidir.

Temiz enerji taraftarları güneş panellerine bayılır ama aktarım hatlarından nefret ederler. Bu yaklaşımla gezegeni kurtarmada kendilerine başarılar diliyorum.

Petrol çıkartarak büyük bir servet sahibi olan muhafazakar milyarder Philip Anschutz, Wyoming’de inşa ettiği devasa rüzgar çiftliğinde ürettiği enerjiyi Las Vegas’a gönderebilmek yıllardır uğraşmaktadır. Bloomberg’in haberine göre planlaması 17 yıl önce başlayan Anschutz’un temiz enerjisini gideceği yere ulaştıracak söz konusu iletim hattının Colorado’da geçeceği bir çiftlik arazisinin sahibi ile geçtiğimiz aralık ayında ancak anlaşma sağlanabildi.

“Temiz enerji üretimi için en uygun noktalar genellikle medeniyetten uzak çorak yerler ve açık arazilerdir ancak bu yerlere ulaşmak için halihazırdaki güç hatlarını genişletme süreci eyalet, federal yönetim ve şahsi arazi sahiplerinden alınması gereken onaylar nedeniyle on yıldan fazla sürmektedir. Bu gecikmeler ABD Başkanı Joe Biden’ın fosil yakıt şebekelerinden kurtulma hedefine yönelik en büyük tehditlerden birisidir.”

Biden’ın iklim paketinin kabul edilmesi için desteği kritik önem taşıyan Senatör Joe Manchin’i ikna edebilmek amacıyla liderliğini Chuck Schumer’in yaptığı Senato’daki Demokrat liderler, doğal gaz, petrol, güneş ve rüzgar enerjisi projelerinin mali açıdan uygun olması için elzem bir başlık olan ve sürekli çevre kanunları ve diğer düzenlemeler nedeniyle onayı geciken iletim hatları ve boru hatlarına izin verilmesi meselelerini çözmek için söz konusu düzenleme ve kanunları ortadan kaldırmadan basitleştirmesi beklenen bir yasa tasarısına destek verme kararı aldı. Karbon salınımını azaltmaya gidecek ana yol eğer araçların elektrikli hale getirilmesi ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretilmesinden geçiyorsa elektriği gerekli yerlere ulaştırmak için daha fazla aktarım rotalarına ve güneşin parlamadığı ve rüzgarın esmediği günler için de daha fazla yedek doğal gaz sistemlerine ihtiyacımız olacak.

Bahsettiğim meseleler ve diğer başka nedenlerden dolayı her Demokrat senatör gibi Biden da bu ‘izin yasası’ paketinin Kongre’den geçmesini istemektedir. Schumer bu paketi, mali yılın 30 Ekim tarihinde sona ermesinin ardından hükümetin (idari işler) görevine devam etmesi için Kongre tarafından onaylanması gereken (mali) çözüm paketine dahil etmeyi planlamaktadır. Fakat ne yazık ki Bernie Sanders ve çoğunluğu ilerici (progressive) cenaha bağlı olmak üzere Sanders’a destek veren 70’den fazla Demokrat parti mensubu bu plana karşı olduklarını açıkladı. Çözüm paketinin içinde izin paketinin de olması halinde bu senatörlerden kaç tanesinin tasarıyı bloklayacak kadar ileri gideceği belli olmamakla birlikte bu sayının sıfır olmadığı açıktır.

Bu vaziyet nedeniyle harekete geçen petrol şirketleri lobicileri ilerici cenahın vereceği red oylarına karşılık olarak cumhuriyetçi bazı senatörlerden söz konusu pakete destek vermesini talep etti ancak Cumhuriyetçi Parti yönetimi bu şirketlere “ikile” diyerek teklifi geri çevirdi. Cumhuriyetçi siyasetçiler Biden’ın hanesine bir galibiyet daha yazılmasına sebep olacak hiçbir şey için kılını kıpırdatmaz.

Bir gecede tertemiz bir devrimle güneş panelleri ve rüzgar çiftlikleriyle ama yeni aktarım hatları veya boru hatları olmaksızın yeşil bir devrim isteyen sözde ahlak abidesi ilerici cenah mı yoksa Amerika ve Ukrayna için doğru olanı yaparken Biden ile aynı çizgiye gelmek yerine Putin’in kazanmasını ve enerji şirketlerimizin batmasını yeğleyen içten pazarlıklı kağıttan aslan cumhuriyetçiler mi gelinen noktada daha sorumsuz davranıyor doğrusu artık bilemiyorum.

Şunu tekrar tekrar zikretmekte fayda var: Bugün Avrupa’daki petro-Putinizm olgusunu mağlup edebilmesi için demokrasinin cephaneliğindeki kullanılacak en büyük silah Amerikan enerji politikası olmalıdır. Bunun yolu da müttefiklerimizi Putin’in şantajlarından kurtarmak için onlara büyük ihtiyaç duydukları petrol ve doğal gazı makul fiyatlarla temin etmektir. Amerika’nın enerji politikası düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde en temiz ve en uygun fiyatlı fosil enerjiyi temin edecek türde bir ekonomik büyümenin ana motoru işlevi görmek zorundadır. Buna ilaveten, dünyanın hayali kurulan düşük karbonlu geleceğe en hızlı şekilde erişmesi için yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilmesi hususunda yine aynı enerji politikası en ön safta yer almak mecburiyetindedir.

Bu üç başlığı aynı anda desteklemekten aciz her politika bizi daha az sağlıklı, daha az refah ve daha az güvenli kılacaktır.

Kaynak: Mepa News

HABERE YORUM KAT