ABDULLAH SEYDA

Etiyopya yeni bir iç çatışmanın eşiğinde (mi?)

Ocak 2026 tarihinde Etiyopya’nın Tigray eyaletinde etkin olan Tigray Halk Kurtuluş Cephesinin (TPLF)daha önce imzalanan (Kasım 2022) Britorya Antlaşması gereği atanan eyalet Başbakanının gözaltına alınıp ev hapsine alınması bölgede durgun gibi görünen suların ısınmaya başladığının işaretini veriyordu.

Yine iç savaşın yoğun bir şekilde devam ettiği Sudan’da askeri cunta başkanı GereralAbdulfettah el-Burhan’ın başkanlığındaki hükümetin Dışişleri Bakanının gazetecilerin karşısına çıkıp, Hartum Havaalanını bombalayan İHA’ların Etiyopya’dan kalktığını, Etipoya’nın Hızlı Destek Güçlerini desteklediğini, toprakları içerisinde askeri eğitim alanları açtığını ve lojistik destek verdiğini ifade etmesi de sınırda muhtemel olaylara işaret ediyordu.

Biraz daha gerilere gidersek;

Etiyopya’da hüküm süren askeri cuntanın 1991 yılında düşmesiyle ülke yeni bir aşamaya geçti. Yönetim artık federal olacaktı. Bölgeler ırk ve dillere göre şekillenip her bölge kendini yönetecekti. Devrimci Demokratik Cephe adıyla çok sesli bir cephe kuruldu. Bunun içinde birçok eyaletten parti temsilcisi bulunuyordu. Ancak bunların içerisinde siyasi, askeri ve ekonomik olarak en güçlü olanı Tigray Halk Kurtuluş Cehpesiydi. Bu cehpe askeri yönetimin düşmesinde de çok aktif rol oynamıştı.

etiyopya-01

Eyalet sistemiyle yönetilen Etiyopya’da 14 eyalet bulunuyor.

Diğer partilere göre daha disiplinli olan parti hem federal düzlemde hem de eyalet bazında siyasi, askeri ve kurumsal anlamda kadrolaşmaya başladı.

2018 yılına gelindiğinde şu anda Başbakan olan Abiy Ahmed Etiyopya siyasetinde büyük değişimler gerçekleştirme va’diyle iktidara geldi. Eyaletler üzerindeki merkezin baskısını azaltmak, daha önce kurulmuş olan partileri kendisinin başkanlık ettiği parti şemsiyesi altında birleştirmek ve onları eritmek gibi vaatları vardı. Ancak en başta bu düşünce otuz yılda iktidar kalan ve yönetimin nimetlerinden yararlanan Tigray Halk Kurtuluş Cephesinin sert muhalefetiyle karşılaştı. Ona göre yeni strateji kendileri gibi başka partileri bitirmeye yönelik bir girişimdi.

etiyopya-02

Etiyopya Başbakanı Dr. Abiy Ahmed

Bu şekilde federal hükümetle Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasında kopma ve uzaklaşma başladı. Cephe bu sefer eyalette yapılanmaya, orada güçlenmeye ve toparlanmaya başladı.

2019 yılına gelindiğinde Abi Ahmed, eski koalisyonları sonlandırıp yeni bir oluşum için bir girişimde bulundu. Kurduğu partiye diğer partilerin katılmasını istemesi üzerine, birçok parti olumlu yanıt verirken, Tigray olumsuz cevap verdi. Tigray merkezi hükümetin eyaletleri dışladığını iddia ederken, merkezi hükümet ise Tigray’ı siyasi reformları sabote etmekle suçluyordu.

etiyopya-03

Tigray eyaletinin kontrolünü elinde bulunduran Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF)

Abiy Ahmed başkanlığındaki federal hükümet 2020 yılında yapılması gereken seçimlerin Covid 19 hastalığı nedeniyle ertelediklerini duyurunca, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi hükümetin kararını kabul etmediklerini belirterek, Tigray eyaletinde seçimlere gitti. Merkezi hükümet seçimlerin geçersiz olduğunu duyurdu.

Afrika’nın en kanlı savaşlardan biri

2020 sonlarında siyasi çekişme askeri çekişmeye dönüştü. Askeri operasyonlara başlayan merkezi hükümete Tigray Halk Kurtuluş Cephesi güçlü bir direniş gösterdi.
Abiy Ahmed Tigray savaşında Etirte devletinin desteğini aldığı gibi, Amhara eyaletini de yanına aldı ve savaşta ikisi de aktif çatışmaya girdiler.

etiyopya-05

2020-2022 savaşında yol kenarında görülen imha edilmiş ağır askeri araçlar

İki yıl süren çatışmalarda gayri resmi rakamlara göre 500 bin ile bir milyon arasında insan hayatını kaybetti. Yine bir milyona yakın insan mülteci durumuna düştü. Yine bu dönemde resmi kayıtlara göre 300 insan açlıktan hayatını kaybetti.

İki yıllık bir çatışma ve savaş sürecinde başkent AddisAbaba’nın sınırlarına dayanan Tigray güçleri, Türkiye’nin Etiyopya hükümetine askeri destekte bulunmasıyla bu güçler geri çekilmek zorunda kaldı ve bu durum onları masaya oturmaya zorladı.

etiyopya-04

Pretoria Anlaşması On binler mülteci durumuna düşmüş

Uluslararası çevrelerin ve Afrika Birliğinin yoğun girişimleri neticesinde, Güney Afrika’nın başkenti Pretoria’da 2 Kasım 2022 tarihinde merkezi hükümetle Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında Brotorya (Pretoria) Anlaşması imzalandı.

etiyopya-06

2 Kasım 2022 tarihinde imzalanan Pretoria Anlaşması

Anlaşmanın temel maddeleri şunlardı:

  • Çatışmaların durdurulması: Taraflar kalıcı bir düşmanlık sonlandırma ve silahları susturma kararı aldı.
  • Silahsızlanma: Tigray güçlerinin ağır silahları teslim etmesi ve federal otoritenin bölgede yeniden tesis edilmesi.
  • İnsani yardım: Bölgeye kesintisiz insani yardım akışının yeniden başlatılması ve temel kamu hizmetlerinin (elektrik, bankacılık, haberleşme) geri getirilmesi.
  • Anayasal düzen: Tigray Bölgesi'nde anayasal düzenin ve geçici idarenin kurulması.

Geçici süreç için merkezi hükümetin Tigrayla istişare ederek gönderdiği eyalet Başbakanının cephe tarafından göz hapsine alınması, ardından onu kurtarmak için merkezi hükümetin gönderdiği elemanların bulunduğu uçağın iniş yapmasına izin vermemesi nedeniyle ilişkiler yine bozuldu ve her taraf yarın savaş çıkacakmış gibi pozisyon almaya başladı.

Ağustos ayı başında karşılıklı suçlamalar gölgesinde Tigray, Amhara ve Sudan sınırı üçgenince şiddetli çatışmalar başladı. Çatışmalar özellikle sınırda bulunan Şiri ve Şiraru şehirlerinde yoğunlaştı. Onlarca kişi ölürken, binlerce kişi evini terk edip çevre şehir ve kamplara kaçtı. Beş gün içinde yetmiş insanın kaçtığı ifade ediliyor.

Etiyopya hükümeti bölgeye yakın Amhara eyaletinin başkenti Bahr Dar’a yığınak yaparken, Tigray da bölgeye yığınak yapıyor. Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler yeni bir insani krizin yaşanmaması için çağrıda bulunurken, taraflar birbirlerini suçlamaya devam ediyor.

Sudan askeri yönetimin Etiyopya’yı Hızlı Destek güçlerine destek verdiğini yukarıda ifade etmiştik. Bunun yanında dikkat çeken diğer bir husus, daha önceki savaşta Eritre Etiyopya hükümetinin yanında yer alırken, bu sefer Tigrayile beraber hareket etmesi, Eritre istihbarat ve askeri elemanların gizlenme ihtiyacı duymadan Tigray eyaletinin sınır şehirlerini ziyaret etmeleridir.

Yine bu savaşta göze çarpan başka bir durum, daha önceki savaşta AbiyAhmdile birlikte hareket edip Tigray ile çatışan Amharalıların bu savaşta merkezi hükümetle birlikte hareket etmemeleridir.

Özet olarak şu anda enteresan bir durum var:

Sudan ordusu ve askeri cunta, Etiyopya’yı Hızlı destek güçlerini desteklemek, lojistik sağlamak ve askeri eğitim vermekle suçlarken, Etiyopya hükümeti Sudan’ın Tigray’taki asilere destek vermekle suçlamaktadır. Aynı şekilde Etirte’yi de Tigray’a askeri destek vermekle suçlamaktadır.

Tigray ise, Etiyopya’nın Hızlı Destek Güçleriyle birlikte saldırı başlattığını iddia etmektedir.

Şu anda Etiyopya, Hızlı Destek Güçleri ve arka planda Dubai konuşulurken, diğer taraftan Tigray, Eritre, Sudan ve arka planda Mısır konuşulmaktadır.

Mısır Etiyopya’nın Ronesans Barajı nedeniyle Tigray’ı desteklerken, Sudan’daki General el-Burhan baraj ve Hızlı Destek Gülerine verilen destek nedeniyle Tigrayı destekliyor.

Eritre ise, Etiyopya’nın denize ulaşmak için bahane arayıp kendisine saldırmak niyetini öne sürerek Tigray’ı destekliyor.

Vekalet savaşların eksik olmadığı Afrika kıtasında acaba yeni bir cephe mi açılacak?

Bir sonraki yazımızda ona değineceğiz inşallah.

YAZIYA YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Yazılar
ABDULLAH SEYDA Arşivi