
Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’dan yeni bir eser: Kur’ân-ı Kerîm Işığında Risaletin Tarihi
İslâm tarihi ve İslâm düşüncesi alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’nın Duruş Yayınlarından çıkan yeni çalışması Kur’ân-ı Kerîm Işığında RİSALETİN TARİHİ, okuyucusuyla buluştu.
“Kısas-ı Enbiya” ve “Peygamberler Tarihi” gibi klasik eserlerden birçok yönden ayrılan kitap, yararlandığı kaynaklar, ortaya koyduğu ilmî tartışmalar ve okuyucuya vermek istediği mesajlar yönünden dikkat çekiyor.
Yirmi Beş Elçi
“İlk insan ve ilk nebi Hz. Âdem’den hâtemu’l-enbiyâ’ olan Hz. Muhammed’e kadar insanlık tarihi boyunca birçok elçi Yüce Rabbimizin ilahi mesajlarını beşeriyete iletmek üzere görevlendirilmiştir.” diyen Ağırakça, Cenab-ı Allah’ın bu rasûllerden yirmi beşinin isimlerini Kur’ân-ı Kerîm’de zikrettiğini ve onların risalet görevlerini yerine getirirken, yani hak dini tebliğ ederken yaşadıkları zorlukları bize ibret tabloları hâlinde naklettiğini ifade ediyor ve ekliyor:
“Küfre karşı imana, şirke karşı tevhid inancına davet eden bu elçiler genellikle toplumun küfre saplanmış zalim idarecileri ve azgın sermaye çevreleri ile karşı karşıya gelmiş ve onların inkâr, alay, tehdit, baskı ve engellemelerine maruz kalmışlardır. Ancak bu yoldaki mücadelelerinden asla geri adım atmadan tevekkül ve sabırla direnmiş, tebliğlerine devam etmişlerdir.”
Ortak Mesaj
Kur’ân-ı Kerîm Işığında RİSALETİN TARİHİ’ni okurken bütün rasûllerin insanlara aynı mesajı getirdiklerini anlıyoruz. Çünkü hepsine gelen vahyin kaynağı birdir:
“Sizi var edip yaşatan Allah’tan başkasına ibadet etmeyin, Allah’a şirk koşmaktan uzak durun, hayatınızı tevhid inancına göre şekillendirin ve böylece hem dünyada hem ahirette mutluluğa erişin.”
Prof. Ağırakça, kitabı boyunca rasûllerin bu ortak mesajının altını önemle çiziyor ve gereksiz bilgiler yerine buna yoğunlaşmamız gerektiğini vurguluyor.
Kitabın Kaynakları
İslâm’ın ilk yıllarından günümüze kadar rasûller tarihini ela alan belki yüzlerce eser kaleme alınmıştır. Tefsir ve tarih kitaplarında yer alan bu rasûller tarihi genellikle İsrâiliyata, hurafelere ve aslı astarı olmayan rivayetlere dayanmış, Yüce Rabbimizin bize vermek istediği “ana mesaj” bu bilgi yığını arasında geri planda kalmıştır.
“Tarih rasûllerin hükümdarlarla mücadelesinden ibarettir.” diyen Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, eserinde İsrâiliyata, hurafelere ve masal içerikli anlatımlara hiç yer vermeden, sadece Kur’ân-ı Kerîm’i ve yer yer hadis kaynaklarını esas alarak insanlığa rehberlik etmiş rasûllerin tevhid mücadelelerini anlatıyor. Böylece net, berrak ve “ana mesaj”a odaklanan bir anlatım üslubuyla okuyucunun dikkatini çekiyor.
İlgi Çekici Tartışmalar
Salt bilgi aktarımı ve yorumdan ibaret olmayan eser, okuyucunun ilgisini çekecek önemli konuları ilmî yönden ele alıp hakikati gözler önüne sermeye gayret ediyor. Mesela:
- Hz. İbrahim’in kurban etmek istediği oğlu Hz. İsmail miydi Hz. İshak mıydı?
- Hz. Musa’nın Medyen’de kızıyla evlendiği yaşlı adam Hz. Şuayb mıydı?
- Hz. Süleyman’ın imana davet ettiği Sebe Melikesi’nin adı Belkıs mıydı?
- Hz. Zekeriyya ve Hz. Yahya’nın şehit edilmesinde Romalıların da bir dahli var mıydı?
Okuyucu, ilahi elçilerin tevhid mücadelelerini okurken bir yandan da yukarıda örnekleri verilen mevzulara doyurucu ve ikna edici cevaplar buluyor.
İşin Özüne Odaklanan Bir Üslup
Büyük boy 452 sayfalık bu kitapta, gereksiz teferruattan kaçınıp mümkün olduğunca işin özüne odaklanan, risalet tarihi boyunca verilen mesajları okuyucuya yansıtmaya gayret eden insanoğlunun ulaşması gereken hedeflere dikkati çeken Ağırakça’nın eseri okuyucuyu rasûller tarihinin berrak dünyasına götürüyor ve verilen sabırlı ve azimli mücadelenin müminlere en güzel örneklerle dolu olduğunu anlatıyor.





HABERE YORUM KAT