1. HABERLER

  2. HABER

  3. İNTERNET

  4. Pasurlife Yayın Hayatına Başladı
Pasurlife Yayın Hayatına Başladı

Pasurlife Yayın Hayatına Başladı

Diyabakır’ın Kulp/Pasur ilçesinde Mutlu Yıldız editörlüğünde ve Yunus Koç’un imtiyaz sahipliğinde yayın hayatına başlayan pasurlife.com okuyucusuyla buluştu.

03 Nisan 2018 Salı 10:50A+A-

Amaçlarını “Pasurlife bir taraftan “yerel olanı”  işler ve yerele ışık tutarken, öte yandan yetişkin ve minik yazarlarımıza da yazma, tartışma ve düşüncelerini paylaşma imkânı sağlamaktadır. Gayemiz gençlerimizin yetişmesini amaçlayan bir kişisel gelişim platformu inşa edebilmektir. Bu anlamda belirtmekte fayda gördüğümüz bir diğer husus da şu ki; bütünüyle gençlerimizin yetişmesini amaçlayan sitemiz, yazarlarının yazdığı yazılardan üst düzey bir performans beklememektedir. Şu aşamada yalnızca yazmalarını,  yazma çabalarını yeterli görmektedir.  Bu anlamda bugünkü amatörlüğümüzün, yarının profesyonelliğine Allah'ın izniyle gebe olduğunu ümit ediyoruz. Nihai amacı ümmetin topyekûn uyanışına katkı sağlayan okuyan, sorgulayan, yazıp-çizen bir gençliğin yetişmesine katkı sağlamak olan sitemiz; uzun vadede yereli aşıp tüm ülkeye, hatta ulusal sınırları aşıp tüm insanlığa söyleyecek sözü olan bir neslin yetişmesini hedeflemektedir.” şeklinde belirten sitenin sunuş yazısı şöyle:

Pasurlife’a Dair / Suat Yıldız

Binlerce yıllık insanlık tarihini geride bıraktığımız bir gerçek. Bu tarihsel süreçte irili ufaklı nice imparatorluklar, krallıklar, devletler, beylikler gelip geçti ve nihayetinde her biri miadını doldurarak tarihteki yerini aldı. Yer yüzü kimi zaman adaletin, iyiliğin ve güzelliğin temsilcisi bir takım yönetimlere; kimi zaman da zulmün, baskının ve ifsadın kendileri için bir ölçü haline geldiği başka bir takım yönetimlere tanık oldu. Kimi zaman “hakk” , kimi zaman da “batıl” hüküm sürdü yeryüzünde. Ancak hak ve batıl arasındaki kadim mücadele her zaman için devam etti ve kıyamete kadar da devam edeceği bir gerçek. Bu kadim insanlık tarihinde insanlar kesintisiz bir şekilde vahye karşı takındıkları tutum itibariyle ya hakkın ya da batılın safında konumlanmışlardır. Bu bir tercihti elbette ki. İnsanlık tarihini şekillendiren en temel husus da insanların yaptığı bu tercihler olmuştur.

Bugün yine bir döneme tanıklık ediyoruz. Küresel küfrün, Osmanlı’nın dağılıp parçalanmasından bu yana yeryüzüne egemen olduğu bir dönem… Emperyalist batı dünyası bu egemen gücüyle Ortadoğu,  Asya  ve Afrika’ya kadar yeryüzünün birçok yerinde kan akıtmış, bu coğrafyaların yeryaltı ve yer üstü kaynaklarını talan etmiş bulunmaktadır. Yıllar geçtikçe bu emperyalist işgal ve sömürü daha da derinleştirilmek istenmiş ve fiziki işgal ve sömürünün yanı sıra zihin dünyamız da işgal/ifsad edilmek istenmiştir. Batı dünyasının son yüzyıllık hakimiyeti beraberinde ekinin ve neslin ifsadından, kan ve gözyaşından, zulüm ve baskıdan ve yoksulluktan başka bir şey getirmemiştir. Bu tablo da elbette ki ciddi bir takım sosyal sorunları beraberinde getirmiştir. Suç ve suçluluk, madde kullanımı, fuhuş, fiziksel-cinsel şiddet ve sapkınlık, ihmal-istismar, yoksulluk, gelir dağılımındaki uçurum ve başka bir takım sorunlar. İnsanı metalaştıran işgal ve sömürgeci anlayışın beraberinde başka ne getirmesi beklenebilirdi ki?

Batıyı ve değerlerini esas alan hiçbir yerel yönetim de söz konusu tablonun dışına çıkamamıştır. Dini hayatın dışına iten ve esas aldıkları laik-seküler batı anlayışıyla sebep oldukları sosyal sorunlar, adaletsizlikler ve cürümler ortada. Bunun yanı sıra egemen düzenlerinin bekası için amaçsız, hedefsiz, düşünmeyen ve sorgulamayan bir neslin/gençliğin hayalini kurdukları da gün gibi ortada.

Söz konusu bu tablo karşısında ümmet coğrafyasının muhtelif yerlerinde müslümanlar bir taraftan emperyalist işgale karşı direnişi kuşanırken, öte yandan ıslah ve inşa temelli, öze dönüşü esas alan birçok islami harekete tanık oldu. Yeryüzünün hangi coğrafyasında olursa olsun, bulunduğu yerde ümmetin topyekün direnişine katkı sağlayan ve emperyalist işgale ve sömürgeciliğe karşı bir bilinç aşılayan her türlü çalışma takdire şayan olup, elbette ki rabbimizin rızasını da beraberinde getirecektir.

Nihayetinde bir taraftan islam coğrafyasındaki fiili işgali ve öte yandan zihinsel-kültürel ifsadı ve yıkımı sonlandıracak bir bilinçle kuşanmış bir gençliğin inşası büyük bir önem arz etmektedir. Uzun vadede yukarıda belirttiğimiz kuşatılmışlığımıza çözüm olacak reçetenin de tam da bu olduğu ortada.  Bu sebeple düşünen, sorgulayan, sorgulatan,  amacı ve hedefleri olan, okuyan, yazan ve çizen bir gençliğin yetişmesine katkı sağlayacak her türlü çabanın büyük bir hayra gebe olduğunu belirtmek gerekir.

Tam da bu noktada, pasurlife.com böylesine özlemi duyulan bir gençliğin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla kurulmuş bir yerel sitedir. Pasurlife bir taraftan “yerel olanı”  işler ve yerele ışık tutarken, öte yandan yetişkin ve minik yazarlarımıza da yazma, tartışma ve düşüncelerini paylaşma imkanı sağlamaktadır. Gayemiz gençlerimizin yetişmesini amaçlayan bir kişisel gelişim platformu inşa edebilmektir. Bu anlamda belirtmekte fayda gördüğümüz bir diğer husus da şu ki; bütünüyle gençlerimizin yetişmesini amaçlayan sitemiz, yazarlarının yazdığı yazılardan üst düzey bir performans beklememektedir. Şu aşamada yalnızca yazmalarını,  yazma çabalarını yeterli görmektedir.  Bu anlamda bugünkü amatörlüğümüzün, yarının profesyonelliğine Allah'ın izniyle gebe olduğunu ümit ediyoruz. Nihai amacı ümmetin topyekûn uyanışına katkı sağlayan okuyan, sorgulayan, yazıp-çizen bir gençliğin yetişmesine katkı sağlamak olan sitemiz; uzun vadede yereli aşıp tüm ülkeye, hatta ulusal sınırları aşıp tüm insanlığa söyleyecek sözü olan bir neslin yetişmesini hedeflemektedir.

“Her kim iyi bir iş yaparsa, kendi lehine yapmiş olur. Kim de bir kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmiş olur. Rabbin kullara zulmedecek degildir.” (Fussilet 46)

Rabbimizden bizi bu yolda yalnız bırakmamasını ve desteğini esirgememesini niyaz ediyoruz.

Çaba bizden tevfik Allah’tandır.

 

Sosyal Medya Hesaplarımız:

www.twitter.com/PasurLife

 www.facebook.com/PasurLife

HABERE YORUM KAT

1 Yorum