1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tepeyurt

  3. Uluslararası Balkan Konferansı

Uluslararası Balkan Konferansı

Mayıs 1994A+A-

Faaliyetlerini iki seneden beri sürdürmekte olan 'Bosna Dayanışma Grubu', iki ay önce 'Dayanışma Vakfı'na dönüştürüldü. Dayanışma Vakfı ilk önemli faaliyeti olarak 'Uluslararası Balkan Konferansı'nı düzenledi. 7-10 Nisan tarihleri arasında İstanbul Harbiye Kültür Merkezi'nde yapılan konferansa 24 ülkeden 120'ye yakın davetli katıldı.

Konferansın açış konuşmasını yapan Vakıf başkanı Cevat Özkaya, konferansın amacının İslam ülkelerindeki sivil güçlerin kamuoyu oluşturulmasındaki etkilerini göstermek olduğunu belirtti. Balkanlardaki din, dil ve kültür mozayiğine dikkat çeken Özkaya, Medine Vesikası'nın böyle çok kültürlü bir yaşam için model olabileceğini vurguladı.

Konferansa Cuma ve Cumartesi günleri ikişer oturumla devam edilirken, her oturumda 7-8 konuşmacı tebliğlerini sundular. Konferansın odak noktasını belirleyen Bosna konusuydu. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Yardımcısı Eyüp Ganiç, yaptığı konuşmada kendilerine dayatılan sınırlar konusunda pazarlık yapmayacaklarını, tek alternatifin 'savaşmak ve direnmek' olduğunu üstüne basa basa tekrar etti.

Eyüp Ganiç'in bu vurgusunun, Bosna-Hersek'in ABD'deki hukuk danışmanı avukat Prof. Francis Boyle konuşurken ne denli önemli olduğu ortaya çıkıyordu. Boyle, birçok stratejik bilgiye dayanarak, Batı'nın hesabının Bosna-Hersek devlet statüsünün tasfiyesi yönünde olduğunu söyledi. Boyle sunduğu tebliğinde, 'düzenlenen bütün planları ve öngörülen anlaşmaları, bu amaca ulaşmaya yönelik bir stratejinin parçaları' olarak tanımladı.

Konferansın en dokunaklı ve ayakta alkışlanan konuşmasını Bosna-Hersek Reisu'l Uleması Prof. Dr. Mustafa Çeriç yaptı. Bosna'da 50 bin kadına tecavüz edildiğini 1 milyonu aşkın Boşnak'ın göçe zorlandığını ve 200 bin insanın öldürüldüğünü söyleyen Çeriç, 'Bu katliamlar medeni dünyanın merkezi Avrupa'nın ortasında yaşanıyor. Bize kökten dinci diyorlar. Evet, biz kökten dinciyiz, müslümanız. Bununla da gurur duyuyoruz. İslam Avrupa'da suçtur. Ben domuz yemiyorum, şarap içmiyorum.' dedi. Çeriç konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Ey müslüman entellektüeller! Komplekse kapılmayın! Batılı entellektüeller sizin dininizi öğreniyorlar. İslam'dan korkmayın. Avrupalılar İslam'dan korkmuyorlar. Siz korkuyorsunuz. Ben hristiyanlardan korkmuyorum, Coca Cola kültüründen korkmuyorum. Batının hümanizmi öldü ve Bosna'ya gömüldü.'

Sohbet şekline dönüştürülen Pazar günkü oturumda Ürdün İhvan'ının oluşturduğu Ürdün İslami Ampl Coprıosi'nin milletvekili Dr. Bessam Ames, Gorazde'deki Sırp saldırılarına ve katliamına dikkatleri çekerken aynı gün konferans sonrası gerçekleştirilen 'boğaz sefası'na ve Süleymaniye Daruzziyafe'de Klasik Türk Müziği eşliğinde tempolu alkışlarla yenen yemek keyfîne bir göndermede bulunuyordu: 'Dün müzik eşliğinde yemek yerken Sırplar topların ve kimyasal silahların ritminde kardeşlerimizi katlediyorlardı.'

Konferansa TC Hükümetinin ve medyanın ilgisi, ilk gün konuklar önünde bir protokol konuşması yapan Cumhurbaşkanı S. Demirel'in beylik laflarındaki yakınlık düzeyinde bile değildi. Ve konferansın 10 Nisan'daki kapanış gününde Bosna'daki katliamı protesto etmek üzere sokaklara dökülen 10 binlerce müslüman, Taksim Meydanı'nda Bosna katliamının sorumlularının Sırplarla sınırlı olmadığını haykırırken, sanki Uluslararası Balkan Konferansı'nın kapanış bildirgesini kamuoyuna açıklıyorlardı.

BU SAYIDAKİ DİĞER YAZILAR