“O gün biz göğü, kitapların sayfalarını dürer gibi düreriz”

“O gün biz göğü, kitapların sayfalarını dürer gibi düreriz”

“O gün biz göğü, kitapların sayfalarını dürer gibi düreriz. Var­lıkları ilk defa nasıl yarattıysak sonra da öyle dirilteceğiz. Bu, bizim bir vaadimizdir. Şüphesiz biz, vaadimizi mutlaka yerine getirenleriz.” (Enbiya: 104)

enbiya-104

Sayfaları biriktirip onlara bekçilik yapan birinin, sayfalarını dürmesi gibi gökler dürülüveriyor. İş artık bitmiştir. Sahnenin sunulması da tamamlanıyor. İnsanın şimdiye kadar görüp alıştığı evren dürülüp bir kenara bırakılıyor. Yeni bir dünya, yeni bir evren kuruluyor.

Yâni gökyüzünü ve tüm mahlukâtı ilk defa nasıl yaratmışsak ikinci defa öylece yaratacağız. Katımızda vaad edilmiş bir söz olarak Biz muhakkak bunu yapacağız.

Hani sûrenin 30. âyetinde Rabbimiz:

"İnkâr edenler görmüyorlar mı ki gökler ve yer bitişikti de biz onları ayırdık."

Buyurmuştu ya, işte burada da eski haline getirileceği anlatılıyor. İşte bizim imtihan yurdumuzun oluşması için bir komutla bu ikisini ayıran, bu ikisini imtihan konumuna getiren Allah, şimdi de imtihanın sona ermesiyle, imtihan sonuçlarının okunma döneminin gelmesiyle artık gökle yeri eski haline döndürüveriyor. Yâni daha önce bir komutla imtihan konumuna getirilen sema ve arz, bu defa da ikinci bir komutla hesap konumuna getiriliyor. Allahu âlem.

Evet gökleri ve yeri ve içindekileri ilk defa yaratan Allah, sizi ikinci defa yaratamaz mı? Bütün bunlara güç yetiren Allah sizi ikinci defa yaratmaya güç yetiremez mi?

BASAİRUL KUR’AN

Fahreddin er-Râzî, anıtsal eseri Tefsîr-i Kebîr (Mefâtîhu’l-Gayb)’de Enbiyâ sûresi 104. ayetini derinlemesine inceler:

1. "Göğün Dürülmesi" (Tayy-i Semâ) Ne Anlama Gelir?

Râzî, göğün dürülmesi konusunda kelamcılar ve müfessirler arasındaki ana görüşleri şöyle sıralar:

Fiziksel / Maddi Anlam: Gökyüzü bir cisimdir. Allah, kıyamet gününde onu tıpkı bir katibin veya insanın önündeki kağıdı/tomarı dürmesi gibi dürerek (büzüştürerek) hacmini küçültecektir.

Yok Etme / Hükümden Kaldırma (İعدام): Dürmek ifadesi, bir şeyi ortadan kaldırmak veya kullanım dışı bırakmaktan kinayedir. Tıpkı bir dükkanın veya kitabın "kapatılması/dürülmesi" ile onun işlevinin son bulmasının kastedilmesi gibi, göklerin ve onların işleyiş düzeninin de yok edileceğini ifade eder.

2- Ba's (Yeniden Diriliş) ve Kelamî İspat

Ayette geçen "İlk yaratılışa nasıl başladıysak, onu yine iade edeceğiz" cümlesini Râzî, dirilişin (ba's) imkanını ispatlayan aklî ve kelamî bir delil olarak ele alır:

Kudretin Eşitliği: Bir şeyi hiç yoktan ilk kez var etmek (ibda) ile yok olduktan sonra ikinci kez yaratmak (iade) ilahi kudret açısından farksızdır. Hatta insan aklına göre ikinci kez yaratmak daha da kolay görünür.

Aklî Delil: İnsanları ve evreni ilk başta hiç yokken yaratan ilahi kudret, onları öldükten sonra tekrar hayata döndürmeye de mutlak olarak muktedirdir. Dolayısıyla yeniden dirilişi inkar etmek mantıksızdır.

3- "Üzerimizde Bir Vaat Olarak..." (وَعْدًا عَلَيْنَا)

Râzî, bu ifadenin Allah'ın adaletini ve sözünün kesinliğini vurguladığını belirtir:

Allah Teâlâ, kullarına öldükten sonra dirilmeyi vaat etmiştir. O'nun vaadinden dönmesi imkansız (muhâl) olduğu için, bu iade ve diriliş süreci kesinlikle gerçekleşecektir.

Râzî’ye göre bu ayet; evrenin son bulacağını, göklerin ilahi kudretle devreden çıkarılacağını ve insanların ilk yaratılıştaki gibi eksiksiz bir şekilde hesap için tekrar diriltileceğini hem aklî hem de naklî delillerle ortaya koyan temel bir nass niteliğindedir.

TEFSİRİ KEBİR

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir