1. YAZARLAR

  2. SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

  3. ‘Nükleer güç' sahibi ülkelerin, ‘Başkalarının da bu güce sahib olmaması' çabaları ne kadar gerçekçi?
SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

Yazarın Tüm Yazıları >

‘Nükleer güç' sahibi ülkelerin, ‘Başkalarının da bu güce sahib olmaması' çabaları ne kadar gerçekçi?

03 Haziran 2026 Çarşamba 11:37A+A-

Yahoo.news'in 1 Haziran haber bülteninde yer alan bir haber-yoruma göre, ABD Başkanı D. Trump, İran'la yaptığı barış anlaşmasına ilişkin müzakere haberlerinin çarpıtıldığı iddiasıyla, Mart-2026'da İran'a yönelik olarak önce kendisinin başlattığı savaşı sona erdirmek için büyük çaba harcadığı ve İran'la yapılan anlaşmada da, İran'ın nükleer silaha asla sahip olmayacağı çok açık bir şekilde yazılmıştı. Ama, şimdi, başta Amerika ve İsrail olmak üzere bir çok güç odakları, İran'ın bu anlaşmadaki taahhütlerine riayet etmediği kanaatindeler ve CNN bu iddiada başı çekiyor...

CNN'in bir sözcüsü de, konuyla ilgili olarak, "Haberlerimizin arkasındayız" dedi..

Beyaz Saray'dan bir yetkili ise, Trump'ın İran'la ancak "kırmızı çizgileri" esas alan bir anlaşma yapacağını aktarıyor.

İran'a karşı 12 gün süren ve 8 Nisan'da şartlı bir ateş-kes, süresiz uzatılmışa da; daha sonra, ABD ve İran'ın barış anlaşması imzalamaya çok yakın olduğu defalarca iddia edilse de, şu ana kadar resmî bir anlaşmaya varılamadı.

*

Mart-2026 başında '12 gün süren Amerikan-İsrail ortak saldırısı' sırasında, 'İran'ın bir çok güç kaynaklarının ve hele de nükleer silah merkezlerinin toptan imha edildiği'ne dair iddialı açıklamalar yapıldıysa da, Amerikan kaynakları, hâlâ da İran'ın nükleer gücünün korkusunu yansıtan açıklamalar yapmaktalar, tuhaf bir mantıkla.. Çünkü, nükleer gücün başkalarının elinde olmasına gösterilen hassasiyetin bu kadar güçlü olmasının sebebi sorulduğunda geçenlerde bir Amerikalı yetkili, 'Çünkü o zaman, bir savaş halinde gelir, bizi öldürürler..' demişti.

Birilerinin elinde nükleer güç olduğu zaman yaşanan bu kadar korku ve hattâ vehim, başkalarının da, bu güce erişmek hedefinde bir çok imkân ve güçlerini seferber edeceğini niye düşündürmüyor?

Hatırlayalım, ilk atom bombasının Ağustos-1945'te Japonya'da üstelik, hiç bir askerî üssün bulunmadığı, sadece sivillerin yaşadığı bilinen Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine karşı kullanılması ve 300 bine yakın insanın telef olmasından sonra, Amerika bütün çabalarını bu silaha başkalarının sahip olmaması yönündeki çabalara çevirmişti..

Ama, bu hassasiyete rağmen, Sovyet Rusya 1951 yılında, sonra da İngiltere ve diğerleri o gücü kendi merkezlerinde ürettiklerini açıklamalarından birkaç sene sonra da Kuzey Kore, sonra Fransa derken, Ortadoğu denilen coğrafyada hemen her devletin bugün gizli veya açık olarak nükleer güce ve ondan da ilerisine, nükleer silaha sahib olduğu anlaşılıyor..

Evet, bugün, resmen açıklanmasa bile, hele de Ortadoğu denilen coğrafyada bir çok devletin, bu silahı, gizli veya açık yollardan elde ettikleri ve bugün için, en azından 9 -10 devletin nükleer silaha sahip olduğu kesinleşmiş bulunuyor.

Daha açıklamayanların durumu da ayrı..

Bu gelişmelerden anlaşılıyor ki, bugün, atom bombası bulunan ülkelerin 9- 10'a ulaştığı anlaşılıyor.

Bu silaha bugün bu kadar çok ülkelerin sahip oldukları en çok da o silaha sahip olanları korkutuyor. Ve, bu netice beklenmeliydi de.. Çünkü, mâdem ki, insan eliyle ve insan zekasının geliştirdiği yöntemlerle geliştirilmiş silahlar varsa, bunu başkaları da yapabilirdi ve yapacaktı.. Bugün gelinen bir çok ülkede bu müthiş silahlar giderek daha bir geliştiriliyor, tabiatiyle kendilerini savunmak adına, yaygınlaşıyor da..

Hatırlayalım, 20 sene öncelerde, Hindistan da bir nükleer denemeyi başarıyla gerçekleştirdiğini açıklayarak, 'nükleer ülkeler grubu'na girdiğini açıklayınca, Hindistan'la devamlı askerî sürtüşme ve gerilim halinde bulunan Pakistan'ın o zamanki başbakanı Nevaz Şerif de, 'hattâ ağaç kabuklarını yiyerek beslenmeyi göze alarak da olsa, öncelikle bizim de nükleer silahımızı yapmamız gerek..' demişti ve kısa sürede o noktaya ulaşmışlardı..

Bu açıdan, bugün, ellerinde nükleer silah bulunan 9-10 ülkenin , nükleer silahların yayılmasına engel olmak için işbirliği yapmak yerine, yeryüzünde, nükleer silahları toptan yok edecek bir anlayış ile, önce kendilerini ortaya koyarak bir kampanya başlatmaları ve bir çığır açmaları gerekiyor.. Aksi halde, her devlet ve hattâ bir kısım örgütler bile bu silahlara sahib olmak yarışında gizli-açık bir şekilde devreye girmeye çalışacaklardır..

*

STAR

YAZIYA YORUM KAT