1. HABERLER

  2. HABER

  3. Muhalefetin ‘seçim vaadi’ Hakan Fidan mı?
Muhalefetin ‘seçim vaadi’ Hakan Fidan mı?

Muhalefetin ‘seçim vaadi’ Hakan Fidan mı?

Ersin Çelik, muhalif siyasetçilerin ve gazetecilerin Hakan Fidan'ı hedef almalarının ne anlama geldiğini izah ediyor.

31 Ocak 2023 Salı 17:00A+A-

Ersin Çelik / Yeni Şafak

Muhalefetin ‘seçim vaadi’ Hakan Fidan mı?

Muhalefet bir süredir sanki seçimler olmuş, henüz açıklamadıkları o gizemli aday Cumhurbaşkanı seçilmiş gibi icraatlar sıralıyor. “Bizim iktidarımızda” veya “seçilirsek” demiyorlar. Mazbatayı almaya gidiyormuş gibi “İlk bir hafta şunu görevden alacağız, bunu atayacağız” havasındalar.

Altılı Masa liderlerinin bu inanmışlığı kurmaylarına, hatta kendilerine yakın gazetecilere de sirayet etmiş. Şimdiden atamalar yapmaya başladılar.

Sanırım ilk olarak gazeteci Can Ataklı dillendirmişti. Tüm muhalif duygularıyla, coşkuyla aktardığı videoyu izlemişsinizdir. Altılı Masa’nın eğer iktidar olurlarsa 2018 Temmuz ayıdan bu yana yapılan bütün atama kararlarını iptal edeceğini ve yerlerine yine bir kararname ile yeni isimler atanacağını söylemişti. Kimler mi? Can Ataklı’dan aktarayım; “81 ilin valisi, emniyet müdürleri, kaymakamlar, MİT Müsteşarı, kuvvet komutanları, tüm rektörler, tüm üst düzey bürokratlar… Yani tüm bürokrasi görevden alınacak.” Altılı Masa’nın teknik ekibinden biri bu bilgileri teyit ederek “Dokuz bin kişilik atama listesi hazır” demiş.

Geçenlerde Fikret Bila da yazdı. Kurumları sayarak başlarındaki bürokratların görevden alınacağını şöyle zikretti Bila: “Yeni iktidar ilk bir haftada Merkez Bankası Başkanı, MİT Başkanı, Genelkurmay Başkanı, BDDK Başkanı, SPK Başkanı’nı değiştirecek. TRT Genel Müdürü, Anadolu Ajansı Genel Müdürü, RTÜK Başkanı ve Basın İlan Genel Müdürü de ilk etapta değiştirilecek.”

Dün sabah da Özgür Özel katıldığı yayında CHP’ye yakın iki gazeteciyi teyit edercesine açıklamalar yaptı. İlginçtir, Altılı Masa’nın yol haritasını açıklamasından birkaç saat önce konuştu ve çıkışları mutabakat metninin önüne geçti. Özgür Özel de görevden almak istedikleri üst düzey bürokratları, ‘kurumlarını zikrederek’ işaret etti: “İktidara geldiğimizde hemen Merkez Bankası, YÖK, MİT ve bu düzeydeki üst düzey kuruluşların başındaki yöneticiler gidecek.”

Görevden alınacak listesi Altılı Masa’nın mutabakat metninde geçmese de konuşulanlar Özgür Özel’in kendi düşüncesi olamaz. Her iktidar kendi kadrosunu zamanla kurar. Bu çok normal. AK Parti, iktidar olmasına rağmen eşi başörtülü bürokratları atamak için 4-5 yıl beklemek zorunda kalmıştı.

Özgür Özel ve CHP’ye yakın gazeteciler ise şunu demeye getiriyorlar: “14 Mayıs’ta seçimler yapılacak. Eğer seçilirse Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı mesaiye Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan’ı görevden alarak başlayacak.” Yorumlarından bu anlam çıkıyor. İsim vermiyorlar ama dönüyor dolanıyor, Hakan Fidan’ı görevden almayı vadediyorlar.

Hakan Fidan elbette o makamda hep kalmayacak. Hatırlayın, 2015 yılında siyasete girmeye bile yeltenmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan müsaade etmeyerek, MİT Başkanlığı görevinin siyasetten çok daha önemli olduğuna vurgu yapmıştı.

Burada Hakan Fidan analizi yapmayacağım. Şunu belirtmekte fayda var: Fidan, 2010 yılında MİT’in başına geçtiği günden beri; “eski Türkiye” odaklarının, vesayetçilerin, terör örgütlerinin ve de küresel güçlerin hedefinde olmuştu. FETÖ’nün 7 Şubat MİT kumpasından önce İsrail ve ABD’de huzursuzluğa neden olmuş ve iki ülke basınında yayınlanan olumsuz haberlerin odağında yer almıştı. İstihbaratı askerin ve belli çevrelerin tekelinden alıp tek merkezde toplayan dönem Hakan Fidan’la başlamıştır.

Türkiye’nin terörle mücadele ve özellikle de sınır ötesi operasyonlarda MİT’in başarılarını kimse inkâr edemez. Kimseler bu kabiliyeti görmezden gelemez. Lakin PKK ve FETÖ hariç!

Özgür Özel, “Bizim bir yerlere böyle bir mesajımız yok” diyecektir elbette. Fakat Hakan Fidan’ı görevden alma vaadinin nerelerde olumlu yankı yapacağı çok bariz ve çok belli. MİT Başkanı’nı bir hafta içinde görevden almak; devlet aklının, istihbarat hafızasının, sırların, terör unsurları ve yabancı istihbarat örgütleri ile mücadelenin de sıfırlanacağı anlamına da gelir. Bu da genel olarak yıkım politikası olarak kayıtlara geçer. Bir zihniyet, düşünce ya da oluşum; iktidara gelir gelmez MİT’e neşter vurmaktan söz ediyorsa, bu alanda detaylı ve esaslı çalışmalar yapmış olmaları gerekir. Ekonomi kurmaylarını şimdiden belirleyebilirsin. Söz konusu Türkiye’nin istihbaratı ise böylesine bir zafiyeti daha seçilmeden göze almak akıl kârı değil.

Altılı Masa seçim kampanyasında siyaset dışı kurumları ve isimleri hedef yapacaksa iyi düşünmeli. Kamuoyu önüne çıkmamasına rağmen toplumun her kesiminde olumlu algısı olan Hakan Fidan gibi bir bürokratı seçimlerin malzemesi yapmaya kalkmak muhalefete kazandırmaz. Aksine büyük zararlar verir. Kamuoyu şimdiden tepkisini ortaya koymaya başladı zaten. Ali Babacan, “Bayraktar SİHA’lara ve Baykar ailesine dokunma” girişiminden neden hızla geri adım attı? Çünkü hiç beklemedikleri şekilde tepki gördüler. Ağır eleştirildiler. Türkiye’nin savunma sanayiindeki başarısına takoz koyma niyetiyle suçlandılar. Özgür Özel ve CHP’ye yakın gazeteciler de henüz yol yakınken bir düzeltme yapacaklardır.

Niyetlerini belli ettiler o ayrı mesele…

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

6 Yorum