1. HABERLER

  2. ÇEVİRİ

  3. İrlanda, ABD’nin baskısıyla “İşgal Altındaki Topraklar Yasası”nı sulandırıyor
İrlanda, ABD’nin baskısıyla “İşgal Altındaki Topraklar Yasası”nı sulandırıyor

İrlanda, ABD’nin baskısıyla “İşgal Altındaki Topraklar Yasası”nı sulandırıyor

İsrail’e yaptırım uygulanmasının reddedilmesine öfkesini dile getiren Abed, İrlanda devletinin “Gazze’deki soykırıma açıkça suç ortağı” olduğunu savundu.

25 Haziran 2026 Perşembe 11:26A+A-

Asma Barakat’ın The Electronic Intifada’da yayınlanan yazısı, Haksöz Haber tarafından tercüme edilmiştir.


İrlanda hükümeti, Filistinlilerin haklarının savunucusu gibi davranmaktadır. İşgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşim yerleriyle ticarete ilişkin yasaların sulandırılması, bu desteğin yüzeysel olduğunu göstermektedir.

“İşgal Altındaki Topraklar Yasası” olarak bilinen bu yasa tasarısı, Oireachtas’ın (İrlanda parlamentosu) iki meclisinden biri olan Dáil Eireann’da, önümüzdeki ay yaz tatili için kapanmadan önce onaylanabilir.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, Gazze ablukasını kırmaya çalışan bir filodaki katılımcılara sözlü tacizde bulunduğu bir videoyu yakın zamanda yaymasının ardından, bu yasanın yürürlüğe girmesi Dublin hükümeti için bir öncelik haline geldi. Videoda, İrlandalı aktivist Catriona Graham’ın “Özgür, özgür Filistin” diye bağırırken İsrail güçleri tarafından yere itildiği görülüyordu.

İrlanda hükümetinin verdiği izlenimin aksine, bu konudaki adımları ne kararlı ne de hızlıdır.

İşgal Altındaki Topraklar Yasa Tasarısı ilk olarak 2018 yılında İrlanda senato üyesi Frances Black tarafından önerilmişti.

Asıl yasa tasarısı daha sonra ülkenin parlamentosu olan Oireachtas’ın her iki meclisi tarafından da onaylandı. Ancak Dublin hükümeti, yasanın yürürlüğe girmesini engelledi.

İki sağcı partinin hâkim olduğu Dublin’deki iktidar koalisyonu, şu anda İşgal Altındaki Topraklar Yasası’nın daha zayıf bir versiyonunu kabul etmeye razı. Bu versiyona göre, İsrail’in yerleşim yerlerinden fiziksel malların ithalatı yasaklanacak, ancak hizmetler bundan etkilenmeyecek.

Sonuç olarak, Avrupa genel merkezi Dublin’de bulunan Airbnb, İsrail’in yerleşim yerlerindeki mülkleri listelemeye devam edebilecek.

İrlanda Filistin Dayanışma Kampanyası’ndan Betty Purcell, tasarıyı mallarla sınırlandırmanın “bu aşamada çok yetersiz bir önlem” olduğunu savundu.

“İsrail’e yönelik yaptırımlar, başlangıçta öngörüldüğü gibi güçlü ve etkili bir şekilde uygulanmalı; İşgal Altındaki Topraklar Yasası’nın sulandırılmış bir versiyonu olmamalıdır,” diye ekledi.

Zorbalık

İrlanda hükümeti, tasarı hakkında aldığı hukuki görüşü kamuoyuna açıklamadı. Başbakan Micheál Martin, hizmetlerin de kapsama alınmasının “uygulanabilir olmadığını” ve bunun İrlanda’da yatırımı bulunan ABD’li şirketler için potansiyel sonuçlar doğurabileceğini iddia etti.

ABD’li politikacıların yasanın tamamen rafa kaldırılması için baskı yaptıkları biliniyor. İrlanda’daki iş dünyası lobisi de tasarıya ilişkin ciddi endişeleri olduğunu vurguladı.

İşgal Altındaki Topraklar Yasası’nın kabul edilmesi için kampanya yürüten Trócaire grubunun da belirttiği gibi, hizmetler İrlanda’nın İsrail ile olan ticaretinin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmaktadır.

ABD’nin uyguladığı baskının bir kısmı, siyasi kesimin ülkenin açık ekonomi statüsünden gurur duyduğu İrlanda’nın, Atlantik’in diğer yakasından gelen yatırımcıları kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu yönündeki uyarılarla birlikte gelmiştir.

New Jersey Milletvekili Josh Gottheimer, geçen yıl Ekim ayında İşgal Altındaki Topraklar Yasası’na karşı iki partili bir saldırı başlattı.

Gottheimer ve meslektaşları, Micheál Martin’e yazdıkları mektupta, yasanın kabul edilmesi halinde “İrlanda’nın kendi ekonomik itibarına ve Amerikan ticaretiyle olan ortaklıklarına ciddi zarar verme riskiyle karşı karşıya kalacağı” uyarısında bulundu.

Mektuba göre, İşgal Altındaki Topraklar Yasası, şirketleri ABD’nin hem eyalet hem de federal düzeyde yürürlüğe koyduğu, İsrail’e yönelik boykotu yasaklayan kanunlarla çelişkiye düşürecektir. Gottheimer’in mektubunda, bu durumun ABD şirketlerinin İrlanda’da iş yapma imkânlarını tehlikeye atacağı belirtilmektedir.

Bill Clinton’ın ABD başkanı olduğu dönemde konuşma metin yazarı olarak görev yapmış bir Demokrat olan Gottheimer, İsrail yanlısı kuruluşlardan 2 milyon dolardan fazla seçim kampanyası bağışı almıştır. Gottheimer, bu ayın başlarında İrlanda’ya yönelik tehdidini yineleyerek, İşgal Altındaki Topraklar Yasası’nın “gerçek bir bedeli olabileceğini” söylemiştir.

Avrupa Birliği’nin dönem başkanlığını devralmak üzere olan İrlanda hükümeti, kısa süre önce sol kanat milletvekilleri tarafından sunulan ve İsrail’e kapsamlı yaptırımlar getirilmesini amaçlayan ayrı bir yasa tasarısını reddetti.

Gazze soykırımından kurtulan ve şu anda İrlanda’da yaşayan gazeteci Abubaker Abed, Dublin hükümetinin tutumunu “sadece basmakalıp sözlerden ibaret” olarak nitelendirdi. İsrail’e yaptırım uygulanmasının reddedilmesine öfkesini dile getiren Abed, İrlanda devletinin “Gazze’deki soykırıma açıkça suç ortağı” olduğunu savundu.

The Electronic Intifada’ya yazılar yazan Abed, “Onlar sadece İsrail ve ABD’nin emperyalist çıkarlarını dinliyorlar” dedi.

“Her Batı rejimi, kendisini İsrail’den izole etmeyi öncelik haline getirmelidir,” diye ekledi ve şunları söyledi: “İrlanda hükümeti, İsrail veya ABD’nin taleplerini kabul etmemek ya da bunlara boyun eğmemek konusunda öncelik vermelidir. Bu hükümet sonsuza kadar iktidarda kalmayacak ve Gazze’deki soykırıma destek veren her hükümet, yaptıklarından dolayı utanç duyacak ve bununla yüzleşmek zorunda kalacaktır.”

 

*Asma Barakat, ABD’de yaşayan bir yazardır.

HABERE YORUM KAT