1. YAZARLAR

  2. Abdurrahman Dilipak

  3. Hak arama yöntemi üzerine!
Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Yazarın Tüm Yazıları >

Hak arama yöntemi üzerine!

18 Haziran 2013 Salı 07:47A+A-

Hak arama konusunda kural tanımamak, bazan bizi haklı iken haksız duruma düşürebilir..
Bir hakkın peşinde isek, önce leyh ve aleyhimizde olanı bilmemiz gerek. Bir şey hakkında yanlış bir bilgi sahibi olabiliriz. Onun için bilgi edinme kanunundan yararlanarak bilgi talebinde bulunabiliriz..
Bu anlamda TBMM dilekçe karma komisyonuna endişelerinizi bildireceğiniz gibi, bir milletvekili aracılığı ile TBMM’de ilgili bakana, sözlü ve yazılı soru sorulmasını sağlayabilirsiniz..
Bu arada, lokal sorunlar için il ve ilçelerdeki tüketici ve insan hakları komisyonlarına başvuruda bulunabilirsiniz..
Sorun çözmek için bir diğer kapı dostane çözümdür. Ya da rızaen sulh yoluna gidebilirsiniz. Bunun için Kamu hakemliği/Ombudsmanlık yoluna başvurabilirsiniz..
Bazı sorunları, Sayıştay’a, yürütmeyi durdurma için yargıya, idare mahkemesine, Danıştay’a taşıyabilirsiniz. Yani yargı yoluna başvurabilirsiniz. Sorumluların cezalandırılmasını isteyebilir, yürütmeyi durdurma talebinde bulunabilir, kamu yararı davası açabilirsiniz. Bu davalardan umduğunuz kararı elde edemezseniz, Yargıtay ve Danıştay’a başvurabilirsiniz. Yine de tatmin olmazsanız, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkınız var; o da olmuyorsa, AİHM’e gidebilirsiniz ya da duruma göre BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine başvuruda bulunabilirsiniz. İcabında devletleri yargılayan Uluslararası Ceza Mahkemesi de var, uluslararası sorunlar için.
Bir haksızlığı tesbit için noterlikten yardım alabileceğiniz gibi, tesbit davası da açabilirsiniz.
Kamu yararı davası da açabilirsiniz..
Bir konuda önce doğru bilgi sahibi olmak gerekiyor. Sonra talebinizi idareye bildirirsiniz, o talebinize uyar ya da uymaz. Uymazsa diğer hukuki yolları denersiniz. O da olmazsa; ki, idare kendine ait yasal takdir yetkisini sizin talebinizin aksine kullanabilir, o zaman siz de bunun hesabını sandıkta sorarsınız..
Sandık kurulunca oy vermezsiniz, siz aday gösterirsiniz, parti kurarsınız, o zamana kadar kamuoyunu ikna etmek için yüzünüzü halka döner, basın faaliyetlerinde bulunursunuz, dernek kurarsınız, toplantı ve gösteri yaparsınız ama silahsız, saldırısız, kamu güvenliği ve düzenini ihlal etmeden, gündüz, genel ahlak, genel sağlık kurallarına dikkat ederek, trafiği aksatmadan, trafik aksatılacaksa, o zaman gösteri yasasına göre bu işi yaparsınız..
Normal, meşru yol ve yöntem bu..
Eskiden askerler muhtıra veriyordu, haki muhtıranın yerini şimdi bir başka muhtıra yöntemi aldı.. Muhtırayı verenin kim olduğu değil, muhtıra verilip verilmediği önemli..
Eğer ben istiyorum yapacaksın, yoksa ben de yakar yıkarım derseniz ve herkes bu yolu kullanmaya kalkarsa düzen kalmaz.. Neye göre yapacaksınız bunu. Biri sizden daha fazla kalabalık toplar, daha çok yakar yıkarsa, onun dediği mi olacak.
“Bu yasayı çıkarmazsan meclisi işgal ederim, bu kararı vermezsen mahkemeyi işgal ederim, bu düzenlemeyi yapmazsan belediyeyi çalıştırmam, başbakanlığı işgal ederim” gibi bir mantık olabilir mi?
Haklı olmak, kimseye, başkasına haksızlık etme hakkı vermez..
Sivil toplumun, siyasi aktörlerin truva atı, arka bahçesi olarak kendini kullandırmaması gerek. Ajan provokatörlerin ve darbeci çetelerin tetikçiliğini üstlenmiş bir STK gerçek STK değildir.. Sokaklarda terör estiren maskeli provokatörleri bir hak arama ve özgürlük talebinin sözcüleri gibi takdim etmek mümkün değildir..
Bu hak arama yöntemlerinden hemen hemen hiç biri (Yürütmeyi durdurma talebi dışında) demokratik bir hak olarak kullanılmamıştır.. Yakıp yıkmak, molotofkokteyli demokratik bir hak arama yöntemi değildir..
Temiz hedeflere, temiz yollardan gidilir. Kem alat ile kemalat olmaz!
Yalan yanlış bilgilerin peşinden, çetelerin provokatör ajanlarının peşinden ilerleyerek hukuk devletine ve özgürlükler ülkesine gidilmez!
Sonuçta bu yanlış yola sapanlar bindikleri dalı kesmiş olurlar.. Tosya’ya pirince giderken evlerindeki bulgurdan da olurlar.. Kaş yapayım derken göz çıkarırlar..
İktidar olmaktan umudunu kesmiş bir siyasi partinin iktidarı illegal yollardan ele geçirme çabasının figüranı olurlar..
Marksist sloganlar atarak riba lobisinin, uluslararası finans kapitalin oyununa gelmiş olurlar.
Unutmamak gerekir ki, cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir.
Selâm ve dua ile..

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT