Küba'nın kuzeybatısındaki Guantanamo Körfezi'nde yer alan ABD deniz üssünde, 2002 yılından bu yana en az 775 Müslüman erkek gözaltında tutuldu.
Geçen yıl içinde, tutuklulardan 470 kadarı serbest bırakıldıysa da, kalanlar, Cenevre Sözleşmeleri'nin en temel koşullarına aykırı olarak, haklarında herhangi bir suçlama yapılmadan ve yargı önüne çıkarılmadan, esaretlerinin yedinci yılına girmek üzere.
Marc Falkoff tarafından hazırlanan Guantanamo'dan Şiirler, bu mahpuslardan dünyaya ulaşabilen derli toplu, anlamlı ve ulaşılabilir ilk ses nerdeyse. Çoğu hâlâ tutuklu bulunan 17 Müslümanın 22 şiiri yer alıyor bu kitapta. Kitabın alt başlığı da Mahkûmlar Konuşuyor şeklinde verilmiş.
Kitapta, şiirlerin dışında, iki önemli yazı da yer alıyor: Flagg Miller'in, önsöz mahiyetindeki Müslüman Hapishane Şiirlerinde Acı Biçimleri ile Ariel Dorfman'ın Gömülü Alev'in Parladığı Yer.
Temmuz ayının başında YKY tarafından piyasaya sürülen kitaptaki yazı ve şiirleri, Türkiye'nin tananmış edebiyatçılarından Gündüz Vassaf ile Bilgin Adalı çevirmiş.
Ariel Dorfman'ın, yazısındaki şu satırlar; kitabı ve mahkûmların durumunu resmetmenin yanı sıra bu rezil temerküz kampının ve oradaki içler acısı durumun, insani değerlerini yitirmemiş duyarlı bir aydının, bir yabancının diliyle gerçekleşen çok önemli bir tanıklığa da işaret ediyor:
"Sesini duydukları ama asla görüp dokunamadıkları okyanusun kıyısında, o sözcüklerle soluk alıp veren tutukluları düşünün. Artık, çok uzaklardaki düşmanları karşısında ateş ve hüzünden sözcüklerle temsil edilen, bizden dinlememizi isteyen, varlıklarının gömülmüş alevini kabullenmemizi bekleyen o insanları düşünün. Yalnızca bu şiirleri okumak kadar basit bir eylemle, bir temerküz kampındaki kafeslerin içinde başlayan bu yolculuklarını tamamlamaları için onlara yardım edebilecek bir şansımızın bulunduğunu düşünün. Belki bir gün, belki kısa bir süre sonra, eğer yeterince umursar isek, yeterince kaygılanır isek, dünyayı özgürce dolaşan yalnızca şiirler olmayacak, onları yazan eller, dudaklar ve ciğerler de özgür kalacaktır.
O gün gelene kadar, gerçek yuvaları, Guantanamo Körfezi'ndeki o rezil temerküz kampı değil; yalnızlığa ve ölüme karşı yazdıkları o acı şiirler olacaktır."
ALİ EMRE / Haksöz-Haber

