Gittiği Her Ülkede İsrail Uçağı Düşüren Bangladeşli Pilot
Mehmed Mazlum Çelik / Fokus+
İsrail’in 5 Haziran 1967 sabahı başlattığı Altı Gün Savaşları, Orta Doğu'da uzun yıllar sürecek bir İsrail hava üstünlüğünü beraberinde getirmişti. Ancak bu zorlu askerî gerçekliğin ortasında, pilot Saiful Azam’ın yazdığı destan hem askerî dengeleri sarstı hem de Müslüman coğrafyasında umudun simgesi oldu.
Pakistanlı pilot Saiful Azam, bir silah arkadaşıyla birlikte
Bangladeş'ten Pakistan semalarına
Azam, 1941 yılında bugün Bangladeş sınırları içinde kalan, o dönem ise Britanya işgali altındaki topraklarda dünyaya geldi. Ülkesinin bağımsızlık sancıları içinde büyürken bölgenin Doğu Pakistan olarak adlandırıldığı dönemde Pakistan Hava Kuvvetleri'ne katılarak savaş pilotu eğitimini başarıyla tamamladı.
Kısa sürede yeteneğiyle dikkat çeken genç pilot, ABD'li askerî otoriteler tarafından döneminin en seçkin jet pilotlarından biri olarak gösteriliyordu. Hindistan ile yaşanan gerilimlerde sergilediği performans, onu Hindistan hava savunmasının korkulu rüyası hâline getirdi. "İt dalaşı" olarak bilinen yakın hava muharebelerinde sergilediği kıvrak zekâ ve refleksler, Hindistan hava sahasını âdeta felç etmişti. Azam, bu başarılarıyla Pakistan için çoktan bir efsaneye dönüşmüştü.
Ürdün'de beklenmedik liderlik
Onu tüm dünyada bir efsane hâline getirecek kırılma noktası, Pakistan ordusu tarafından Hawker Hunter uçaklarının eğitimi ve danışmanlığı için Ürdün’e gönderilmesi oldu. Azam, Ürdünlü genç pilotları eğitirken 1967’deki meşhur Altı Gün Savaşları patlak verdi. İsrail; Suriye, Mısır ve Ürdün’ü kapsayan devasa bir coğrafyada, daha ilk gün hava üstünlüğünü tamamen ele geçirmişti.
Arap ülkelerinin savunma sistemlerinin çöktüğü o kaotik anlarda, İsrail hava kuvvetlerinin en çok zorlandığı yer Ürdün oldu. Üsse yapılan saldırının ardından öğrencilerinin savunma amacıyla kalkışını izleyen Azam, ani ve cesur bir kararla uçağına atlayıp havalandı. Havada kurduğu güçlü liderlikle İsrail jetlerinin hedeflerini vurmasını engellemekle kalmadı; dönemin en gelişmiş bombardıman uçaklarından olan iki İsrail Dassault Mystere uçağını peş peşe düşürdü. Bu hamle, Altı Gün Savaşlarında Arap hava savunmasının onurunu kurtaran en önemli başarılardan biri oldu.
Saiful Azam’ın gönderildiği Irak’taki H-3 Hava Üssü
Irak semalarında ikinci dalga
Yaşananların ardından Pakistan, ünlü pilotunun can güvenliğini korumak ve onu savaşın sıcaklığından uzaklaştırmak amacıyla Irak’a, H-3 Hava Üssü’ne gönderdi. Ancak kader, Azam’ı burada da büyük bir sürprizle karşı karşıya getirecekti. İsrail, bu kez de Irak’a karşı büyük bir hava harekâtı başlatmıştı.
Azam, Irak'ta da olayları bir kenardan izlemekle yetinmedi. Hemen savaş uçağının kokpitine geçti ve Irak semalarını İsrail pilotları için bir cehenneme çevirdi. Resmî askeri kayıtlara göre Irak'ta da 2 İsrail savaş uçağını avlamayı başardı.
Saiful Azam, bu hamleleriyle askerî havacılık tarihine geçti. Kendisi, dünya tarihinde en çok İsrail savaş uçağı düşüren pilot ünvanının da sahibi oldu.
Vefasızlıkla kapanan mütevazı bir ömür
Savaşların ardından ülkesine dönen efsanevi pilot, Bangladeş’in bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte kendi ülkesinin silahlı kuvvetlerine hizmet etmeye devam etti.
Bir ara siyasete girdi ve milletvekili oldu. Aradığını bulamamış olacak ki siyaseti bırakıp özel sektörde ticareti deneyecekti.
Tüm bu süreçlerden sonra mütevazı bir hayat yaşayan Azam, 2020 senesinde hayatını kaybetti. En acısı da onun ölümünden sonra Ürdün ve Irak ordusunun en azından kamuoyuna yansıyan bir taziye mesajının olmamasıydı.
İsrail bu savaşta Azam’ın yarısı kadar bile kabiliyet göstermeyen Ran Ronen gibi isimleri ulusal kahraman ilan ederken Azam’ın uğruna savaştığı ülkelerden hiçbirisinin ona hakkını teslim eden bir adım atmamış olması da bu ülkelerin ayıbı olarak tarih sahnesindeki yerini aldı.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.