1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaktalar..."
"Gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaktalar..."

"Gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaktalar..."

Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaktalar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?" (Kehf/94)

05 Ocak 2026 Pazartesi 07:49A+A-

قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا ﴿٩٤﴾

94- Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaktalar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?"

 قَالَ مَا مَكَّنّ۪ي ف۪يهِ رَبّ۪ي خَيْرٌ فَاَع۪ينُون۪ي بِقُوَّةٍ اَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًاۙ ﴿٩٥﴾

95- Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkân), daha hayırlıdır. Madem öyle, siz bana (insani) güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım."

اٰتُون۪ي زُبَرَ الْحَد۪يدِۜ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُواۜ حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًاۙ قَالَ اٰتُون۪ٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًاۜ ﴿٩٦﴾

96- "Bana demir kütleleri getirin," iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."

Evet diyorlar ki; ey Zülkarneyn şu seddin ötesindeki toplum var ya gerçekten bu adamlar yeryüzünde bozgunculuk sevdasındadırlar. Bizim hayatımızı, bizim inancımızı bozuyorlar. İfsât ehlidir bunlar. Ne dersin ey Zülkarneyn, sen onlarla bizim aramızda bir set yapsan da bunun karşılığında biz tüm imkânlarımızı sana sunsak sen bir engel yapsan ki, onlar bunu asla aşamasalar. 

Allah: Ben arzı ve ondakileri düzenle­dikten sonra sakın onu bozmayın diyor. Cenab-ı Hak Hz. Adem Aleyhisselâm’dan bu yana bu dünyada bir düzen koymuş ve bundan bizi haberdar etmiştir. Evet ifsat, bozmak demek; yeryüzünde Allah’ın koyduğu düze­nini bozmak demektir. Allah’ın isteklerinin dışına çıkmak, Allah’ın istediklerinden farklı yaşamak demektir ki bu kâfir ve münâfıkların işidir. Bir de Ye’cuc ve Me’cuc’un işiymiş. İşte bunların şerlerinden bizi koruyacak bir sed yapman için sana para yardımında bulunalım derler.

Evet diyor ki Zülkarneyn benim sizin paranıza pulunuza ihtiyacım yok, Rabbimin bana verdikleri sizin vereceklerinizden daha hayırlıdır. Ben bu yapacağımı Rabbim için yapıyorum, Rabbimin rızasını kazanma adına yapıyorum. Eğer bu yeryüzüne müslümanlar hâkim olsaydı bu insanlık bunun çok örneklerini görecekti ama heyhat ki şu anda dünya siyasetinde gayri müslimler olduğu için bunu görmek mümkün değildir.

BASAİRUL KUR’AN

Seti yapmanın en kolay yolu iki doğal engel arasındaki geçidi kapatmak olduğunu düşündü. Bu amaçla, bu ilkel toplumdan maddi ve bedensel güçleriyle kendisine yardımcı olmalarını istedi: “Siz bana beden gücünüzle yardımcı olunuz da onlar ile aranızda aşılmaz bir set çekeyim”, “Bana demir parçaları getiriniz.” Onlar da demir parçalarını toplayıp iki engel arasındaki açıklığa yığdılar. Böylece iki doğal tepecik aralarına yığılan demir parçaları sayesinde birbiri ile bitişmiş gibi oldular. “Getirdikleri demir parçalarının oluşturduğu yığın yanlardaki setlerin tepeleri ile aynı düzeye çıktı.” Daha sonra Zülkarneyn demiri eritmek amacı ile tutuşturulmuş ateşe doğru “Adamlara `körükleri çalıştırınız’ dedi.” Demir yığını şiddetli alevin ve kızgınlığın etkisi ile “ateş haline gelince”, “Bana biraz erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim dedi.” Yani demir ile kaynaşıp karışması, böylece daha dayanıklı hale getirmesi için erimiş bakır getirin.

Bu yöntem demirin daha dayanıklı hale getirilmesi için yeni yeni kullanılıyor. Çünkü son dönemlerde belli oranlarda bakır katıldığında demirin daha sağlam ve daha dayanıklı olacağı ortaya çıkarılmıştı. İşte bu yöntemi yüce Allah Zülkarneyn’e göstermiş ve Allah’dan başka hiç kimsenin sayısını bilemediği yüzyıllar önce kullanılan bu yöntemi, modern beşeri bilimlerden çok önce ebedi kitabında tescil etmiştir.

FİZİLALİL KUR’AN

HABERE YORUM KAT

7 Yorum