1. YAZARLAR

  2. Mehmet Baransu

  3. DJ Dobi plandan haberdardı!
Mehmet Baransu

Mehmet Baransu

Yazarın Tüm Yazıları >

DJ Dobi plandan haberdardı!

30 Mayıs 2011 Pazartesi 01:43A+A-

Akşam gazetesi geçen hafta adına “analiz” dedikleri bir yazıyı manşete taşıyarak aralarında gazetemiz yazarı Emre Uslu’nun da bulunduğu dört ismi hedef tahtasına koydu. Tıpkı yıllar önce Hürriyet gazetesi ve bazı medya organlarının Hırant Dink’e yaptığı gibi. Sözde analizde KCK’ya vurulan darbede bu dört ismin rolleri irdeleniyordu. Analiz baştan aşağı yalan yanlış bilgilerle kaleme alınmış, psikolojik bir operasyonun izlerini taşıyordu. Öyle ki KCK operasyonlarıyla ilgisi olmayan, adını kimsenin bilmediği pasaport şubede çalışan bir polis bile Akşam’ın hedef tahtasına koyduğu isimlerden biriydi.

Emre Uslu, Akşam gazetesi üzerinden derin odakların yapmaya çalıştığı operasyonla ilgili iki yazı kaleme aldı. Bu yazıyı Akşam’ın sayfalarına taşıyan ve uzun bir dönemdir derin devletin tetikçiliğini yapan bu ismi açıkladı.

Akşam’daki analizin arkasındaki ismin neyi amaçladığıyla ilgili ayrıntıya girmeyeceğim. Meraklılara, Uslu’nun 28 Mayıs 2011 tarihli “Başbakanın uçağında Ergenekon mu var?” başlıklı yazısını okumalarını tavsiye ediyorum. Ben bugün sizlerle Uslu’nun köşesine taşıdığı bu ismin İrticayla Mücadele Eylem Planı’ndan aylar önce haberdar olmasına rağmen nasıl üç maymunu oynadığını anlatacağım.

Kahramanımızın ismi Serdar Akinan. Ben kendisine DJ Dobi diyorum. DJ Dobi’yi siz Akşam gazetesinin yazarı olarak tanıyorsunuz. Ulusalcı yazar olarak uzun yıllardır derin yapının değirmenine su taşıyor. Sky Türk televizyonunda Nihat Genç’le birlikte misyonerlikli ilgili “iklimi zehirleyecek” programlara imza attı. Kafes Eylem planı sayesinde bugün bu programların neden yapıldığını artık biliyoruz. Hrant’ın ölümünü birileri çoluk çocuk işi görürken, kendisi de Rahip Santoro öldürüldüğünde “Zaten sapkın seksüel tercihleri vardı” şeklinde yazılar yazdı. Lafı uzatmadan ana konumuza girmek istiyorum.

Hatırlarsanız 12 Haziran 2009 tarihinde altında Albay Dursun Çiçek’in ıslak imzasının bulunduğu İrticayla Mücadele Eylem Planı haberini yapmıştım. Haberde Gülen cemaatinin evlerine silah ve suç aletlerinin konması, daha sonra yakalanıp haklarında silahlı terör örgütü kapsamında dava açılması gibi ayrıntıların olduğu bir plan vardı. Cemaatin bütün mal varlıklarına el konup, mensuplarının hapse tıkılarak yok edilmesi amaçlanıyordu. Planda AK Parti’yle ilgili de benzer eylemler düşünülüyordu.

Planda tarih olmadığı için haber kaynaklarımla görüşüp, plana son şeklinin Nisan 2009’da verildiğini yazmıştım. Haberden üç gün sonra ise emekli bir orgeneralle görüşmüş, planın Ocak 2009’da hazırlandığını, kendisinin ise plandan Şubat ayında haberdar olduğunu yazmıştım. Emekli orgeneral “İlker Başbuğ’u iki kez uyardığını” da sözlerine eklemişti. Sizlerden Ocak 2009 tarihini aklınızda tutarak aşağıda yazdıklarımı okumanızı isteyeceğim.

Dj Dobi, 19 ve 21 Ocak 2009 tarihinde Akşam gazetesindeki köşesinde “Cemaati” ve yayın organı Mehtap TV’yi öven iki köşe yazısı yazdı. Bu yazıların yazılması derin ağabeylerini kızdırdı. Çağrılıp kulağı çekildi. Bir daha böyle yazılar kaleme almaması için uyarıldı. Kulağına da cemaatin çok yakın bir zamanda bitirileceği bilgisi üflendi. Dj Dobi çocuklar gibi şen bir vaziyette, 23 Ocak 2009 tarihinde “Güzel günler göreceğiz çocuklar” başlıklı bir yazı kaleme alarak, planı üstü kapalı deşifre etti.

Önce yazıya bakalım;

“Öncelikle şu bilgiyi paylaşayım sizinle... Cemaat büyük bir sıkıntıda. ABD ve Almanya’da art arda önemli gelişmeler bekleyin. Ulaştıkları güç ve bu gücün yarattığı ‘sarhoşluk’ iki şeyi açığa çıkardı. İlki hoşgörüsüzlükleri... Prof. Binnaz Toprak’a saldırıları bile tek başına bu hoşgörüsüzlüklerinin göstergesidir. Kendilerini eleştirenleri artık açıkça tehdit eden bir saldırganlığa savrulmaya başladılar. İkincisi ise etki alanlarının onlara terk edilemeyecek kadar büyük olduğu gerçeği...

Aslında bu iki olgu birleşti ve birileri onların gerçekten ‘takiyye’ yaptıklarını fark etti. Cemaat, Erdoğan ve TSK’yı hedefe aldı. ABD ise cemaati hedef tahtasına koydu. Türkiye’yi gözünü kırpmadan çatışmaya sürükleyecek bu zihniyet, güç aldığını sandığı yapı tarafından tasfiye edilecek. Bu bir hissiyat değil.

Bilgi.

Yalnız bu çok hızlı ve yumuşak olmayacak. Bugün ‘saldırıyı yürüten taraf’, yarın ‘saldırıya uğrayan taraflar’ için hasımdır. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey şu... Mart sonrası çok ciddi bir milliyetçi kabarma olacaktır. Bu kabarma şayet artık kaçınılmaz olan ekonomik çöküşün sosyal patlamaya dönüştüğü sürece denk gelirse zincirleme bir reaksiyondan çekiniyorum. Esnafın, işçinin, köylünün sokakta olduğu... Türkiye’nin ayakta olduğu bir süreçte PKK art arda karakol basmaya başlarsa ne olur? Aynı tarihlerde sözde Ermeni Soykırımı tasarısı Amerikan Kongresi’nde kabul edilirse?

Bu dalga neye dönüşür?

Bu dalganın yıkıcı etkisini ne durdurur?

Bu yıkıcı etkiyi frenliyecek pek bir şey yoktur. Ama durduracak tek bir şey vardır.

O zaman bir mahalle toptan tasfiye olur.

Ergenekon adı altında bugün Türkiye’de zulüm yapanı gerçekten çok acı bir son bekliyor.

Veballeri büyük.

Liberal aydın tayfasının halini ise hiç düşünmek bile istemiyorum...

Cemaat artık beni endişelendirmiyor.

Onlar için artık sadece endişe duyuyorum.”

İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın hazırlanmasının hemen ardından bu yazıyı kaleme alan, “cin olmadan adam çarpmaya çalışan“ DJ Dobi’nin, “Cin Ali’nin maceralarından“ önce sanırım birilerine anlatacak çok şeyi olmalı...

NOT: DJ Dobi’nin ismi şu sıralar CNN Türk için geçiyor. Hatırlarsanız kısa süre önce İrfan Şahin CEO olarak CNN’e geçti ve SKY Türk’ün eski genel müdürü Barış Tünay’ı televizyonun başına getirdi. Tünay, uzun yıllar DJ Dobi’yle Sky Türk’te bazı operasyonlara imza attı. CNN Türk’te Yavuz Oğhan’ın yerine eski kankasını getirmeyi planlıyor. Oğhan’ı “Ankara’daki güvendiği dostları” bile kurtaramayacak gibi.

[email protected]

TARAF

YAZIYA YORUM KAT