
Çocuk istismarı davası “İsrail hassasiyeti” gerekçesiyle kapalı görüldü
7 yaşındaki çocuğa cinsel istismardan yargılanan eski milletvekili “Alman-İsrail ilişkilerine zarar verir” savunması yaptı. Dava kamuya kapalı görüldü. Karar Almanya’da büyük tartışmaya sebep oldu.
Almanya’da eski FDP milletvekili Hartmut Ebbing hakkında açılan çocuk istismarı davası, hem dosyaya giren ayrıntılar hem de yargı sürecinde alınan karar nedeniyle ülke gündeminin en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi. Olay yalnızca bir ceza davası olarak değil, Almanya’da “devlet politikası yargıyı etkiliyor mu?” sorusunu tetikleyen bir kriz olarak görülüyor.
Die Zeit’ın yayımladığı araştırmaya göre olaylar 11 Eylül 2021’de başladı. Sekiz çocuk annesi bir ilkokul öğretmeni olan Imke G., Ebbing ile bir flört sitesi üzerinden tanıştı. O dönem 65 yaşında olan Ebbing, kadının evine yaptığı ziyarette çocuklarla vakit geçirdi; bahçede oyun oynandı, ardından çocuklar duş almak için banyoya gitti.
Savcılığa göre istismar iddiası bu sırada yaşandı. Ebbing’in, duşta bulunan 7 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunduğu öne sürülüyor. Annenin kısa süreliğine banyodan ayrıldığı, geri döndüğünde olayı görüp görmediğinin ise davanın en kritik noktası olduğu belirtiliyor. Bu nedenle dosya yalnızca Ebbing’e karşı değil, annenin de sanık olarak yargılandığı sıra dışı bir davaya dönüştü.
Dosyaya giren mesajlaşmalar ise kamuoyunda büyük tepki çekti. Ebbing’in, iddia edilen çocuk istismarını “Familienpetting” ifadesiyle tanımladığı öne sürüldü. Bu ifade, “aile içi cinsel temas” gibi hafif bir anlam taşıdığı için, olayın küçümsendiği ve normalleştirilmeye çalışıldığı yönünde yorumlandı. Hukukçular, çocuk söz konusu olduğunda bunun açık biçimde “cinsel istismar” olduğunu vurguluyor.
Ancak dosyayı büyüten asıl gelişme yargı sürecinde yaşandı. Ebbing, aynı zamanda Deutsch-Israelische Gesellschaft (Alman-İsrail Toplumu) içinde görevliydi. Mahkemeye yaptığı başvuruda, davanın kamuya açık görülmesinin bu kuruma zarar vereceğini savundu. Gerekçesini açıkça siyasi bir zemine oturttu: 7 Ekim Hamas saldırısı sonrasında Alman-İsrail ilişkilerinin daha hassas hale geldiğini, bu nedenle kurumun korunması gerektiğini söyledi.
Mahkeme bu savunmayı kabul etti. Berlin’deki Amtsgericht Tiergarten, davayı açık duruşma yerine “ceza emri” yöntemiyle sonuçlandırdı. Ebbing’e 10 ay hapis cezası verildi ancak ceza ertelendi. Böylece dava, kamuoyuna açık bir yargılama yapılmadan kapatılmış oldu.
Bu karar Almanya’da “Staatsräson” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Bu kavram, Almanya’nın İsrail’in güvenliğini devlet politikası olarak görmesini ifade ediyor. Ancak eleştirmenlere göre bu dosyada ilk kez bu yaklaşım, bir ceza davasının seyrini doğrudan etkileyen bir gerekçeye dönüştü.
Hukukçular ve muhalif siyasetçiler, çocuk istismarı gibi ağır bir suç isnadı içeren bir dosyada, sanığın kurumsal ve siyasi konumuna dayanan bir gerekçeyle açık yargılamadan vazgeçilmesinin hukuk devleti ilkesini zedelediğini savunuyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var:
Almanya’da İsrail hassasiyeti, bir çocuk istismarı davasında bile yargı sürecinin nasıl yürütüleceğini belirleyebilecek kadar etkili mi?






HABERE YORUM KAT