1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk”
"Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk”

"Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk”

"Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk. Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik,"

27 Mart 2026 Cuma 06:53A+A-

taha37-39.jpg

"Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk. Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik, (şöyle ki:) "Onu sandığın içine koy, onu suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim." (Taha: 37–39)

Taberi, îbn-i îshak´ın özetle şöyle söylediğini rivayet ediyor: Hz. Musa´nın annesi, Firavun´un, İsrailoğulları´nın her doğan erkek çocuğun öldü­rülmesini emrettiği yılda, Hz.Musa´yi dünyaya getirmiş ve Firavun´un, kendi ço­cuğunu da öldürteceğinden korkmuştur. Bunun üzerine Allah Teala Hz. Musa´nın annesinin kalbi­ne ilham ederek Musa´yı bir sandığın içine koymasını ve onu Nil nehrine bırakmasını bildirmiştir. Musa´nın annesi, Allah Teala´nın, kendisine ilham etti­ği şeyi yapmıştır.

Firavun her zaman olduğu gibi bir sabah Nil nehrinin kenarındaki sarayı­nın bahçesinde karısı Âsiye ile birlikte otururlarken, nehir, sandığı getirip kena­ra attı. Firavun sandığın getirilmesini emretti. Sandık getirildi. Firavun onu açtı. Allah Teala Hz. Musa´yı Firavun´a sevdirdi. Firavun ve hanımı onu alıp büyüttü.

Âyet-i Kerimede "Seni sevimli kıldım" ifadesi zikredilmektedir. Bundan maksat, Allah tealanın, insanların kalblerine Hz. Musayı sevme duygusunu yerleştirmesidir.

Yine âyet-i Kerimede "Seni sevimli kıldım ki. muhafazam altında yetişesin." Buyurulmaktadır.

TABERİ TEFSİRİ

Zemahşerî’nin bu ayetlere dair temel yaklaşımları şöyledir:

Zemahşerî 37. ayetteki "merraten uhran" (bir defa daha) ifadesine dikkat çeker:

Önceki Lütuf: Allah, Hz. Musa’ya o an verdiği peygamberlik ve mucizelerden önce, henüz bir bebekken hayatını kurtararak en büyük lütfu yapmıştır.

Zemahşerî’ye göre burada Allah, Musa’ya geçmişteki ihsanlarını hatırlatarak, gelecekteki zor görevinde (Firavun’a gidiş) ona moral vermekte ve "Seni o zaman terk etmeyen, şimdi de terk etmez" mesajı vermektedir.

38. Ayet: "Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik."

Zemahşerî, 38. ayetteki "vahiy" kelimesini  peygamberlik vahyi ile karıştırmamak gerektiğini söyler. Ona göre bu; Hz. Musa'nın annesinin kalbine atılan kesin bir ilham, bir seziş veya rüyasında kendisine gösterilen bir talimattır.

"Vahyedilmesi gereken" ifadesinin kapalı (müphem) bırakılması, meselenin büyüklüğüne ve o anki durumun dehşetine (bebeğin öldürülme korkusu) işaret eder.

Zemahşerî 39. ayetteki emirlerin dizilişini ve sonuçlarını edebi bir dille açıklar:

1. "Onu sandığa koy, denize (Nil'e) bırak"

Zemahşerî, buradaki emrin aslında bir tevekkül eğitimi olduğunu söyler. Annenin bebeği suya atması, normalde onu ölüme atmaktır; ancak Allah’ın emriyle bu, onu hayata kavuşturmanın tek yolu olmuştur.

2. "Deniz onu kıyıya atsın"

Burada ilginç bir dil nüansı yakalar: Ayette "atsın" (felyulkıhi) ifadesi bir emir kipiyle gelmiştir. Zemahşerî der ki: "Sanki Allah cansız olan denize emir vermiş de deniz O’na itaat ediyormuş gibi bir anlatım vardır." Bu, Allah’ın tabiat kuvvetleri üzerindeki mutlak otoritesini gösterir.

3. "Üzerine kendimden bir sevgi (mehabet) bıraktım.

Allah, Musa’nın üzerine öyle bir tatlılık ve cazibe yerleştirmiştir ki, onu gören herkes —düşmanları dahil— ona aşık oluyordu.

Firavun bebekleri öldürürken, Hz. Musa’yı gördüğü an kalbi yumuşamış ve onu öldürememiştir. Zemahşerî bunu, "Allah'ın kalpleri evirip çevirmesi" olarak niteler.

4. "Gözümün önünde yetiştirilmen için"

Bu ifadeyi, Allah’ın özel koruması ve denetimi (inayet) altında büyümesi olarak tefsir eder. Yani Hz. Musa, sarayda Firavun’un gözetiminde değil, aslında bizzat Allah’ın korumasında yetişmiştir.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT

1 Yorum