
"Allah, doğru yolda olanların hidayetini daha da artırır"
Allah, doğru yolda olanların hidayetini daha da artırır. Devamlı kalacak salih ameller, Rabbin katında sevap bakımından daha da hayırlıdır. Akıbet bakımından da daha hayırlıdır. (Meryem/76)
وَيَز۪يدُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا هُدًىۜ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَرَدًّا ﴿٧٦﴾
76- Allah, doğru yolda olanların hidayetini daha da artırır. Devamlı kalacak salih ameller, Rabbin katında sevap bakımından daha da hayırlıdır. Akıbet bakımından da daha hayırlıdır.
Evet Allah, hidâyet üzere bir hayat yaşamak isteyenlerin hidâyetlerini artırır. Yâni kim iradesini hidâyetten yana kullanırsa, Rabbimiz onun göğsünü, İslâm’a genişletir ve hidâyetini artırıverir. Tabii bunun için kulun bizzat hidâyeti istemesi gerekmektedir. Eğer kişi hidâyeti talep eder, tüm benliğiyle Rabbine yönelir, Rabbine muhtaç olduğunu anlar, hayat pusulasını Rabbine doğru çevirir, Rabbine başvurursa Allah onu mutlaka hidâyete ulaştıracak ve hidâyetini artıracaktır.
Yâni Rabbimiz hidâyetini artırdığı kullarının önüne öyle bir ufuk açar ki, o kadar rahat bir gönül huzuruna kavuşur ki İslâm’ı çok rahat yaşar. Allah’a çok rahat kulluk yapar. Allah’ın emir ve yasaklarının tümünden razı olur. Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmak onun için çok kolay hale gelir. Dünyası da düzgün olur o kişinin âhireti de.
Allah Teala, iman ederek ve gönderdiği âyetleri tasdik ederek doğru yol üzerinde bulunanların imanlarını güçlendirir. Salih amellerini artırarak hidayetlerini pekiştirir. Zira kötülükler insanı daha da beterine götürür, iyilikler ise onu daha hayırlısına sevkeder. Devamlı kalıcı olan salih ameller, Rabbinin katında, sevap bakımından da daha hayırlıdır netice bakımından da daha hayırlıdır.
Ayet-i Kerimede zikredilen "Devamlı kalacak olan salih ameller"den neyin kastedildiği, Kehf suresinin kırkaltıncı âyetinde izah edilmiştir. Bu amellerin, beş vakit namaz veya Allah´ı zikretme yahut Allah´a itaat etme veya güzel söz söyleme yahut da bütün iyi ameller demek olduğu beyan edilmiştir.
Evet unutmayın ki bâkî kalacak olanlar, Rabbinizin katında sevap yönünden daha iyi, sonuç olarak daha hayırlı olacak olanlar sâlih amellerdir. Yâni şu kâfirlerin varlığıyla övünüp müslümanlara karşı üstünlük tasladıkları mallar, mülkler değil; sâlih ameller bâkîdir. Unutmayın ki mallar, mülkler, oğullar, kızlar, makamlar, mansıplar dünya hayatının süsü ve ziynetidir. Dünya hayatının bir eğlenceliğinden başka bir şey değildir bunlar. Ama bâkî olanlar, kalıcı olanlar, Yaşadığımız bu hayatın sonunda bizimle beraber olacak, kabirde bizimle beraber olacak ve bizi cennete götürecek olanlar sâlih amellerdir.
BASAİRUL KUR’AN
Râzî’nin bu ayet üzerindeki derin tahlilleri şu üç ana eksende toplanır:
1. Hidayetin Artması (Ziyâdetü'l-Hüdâ)
Râzî, "Allah hidayeti artırır" ifadesi:
Kul bir doğruya adım attıkça, Allah ona yeni hakikat kapıları açar ve imanı pekişir.
Tevfik ve Yardım: Kul salih amel işledikçe, Allah ona bir sonraki ibadeti yapma kolaylığı verir. Râzî der ki: "İbadetin sevabı, ondan sonra bir ibadet daha yapabilmektir."
Yakin ve Huzur: Kalpteki şüphelerin silinmesi ve imanın "taklidî" olmaktan çıkıp "tahkikî" (araştırılmış ve kesinleşmiş) hale gelmesi hidayetin artışıdır.
2.
"El-Bâkiyâtü’s-Sâlihât" (Kalıcı Salih Ameller) Nedir?
Râzî, bu kavramın neleri kapsadığına dair sahabe ve tabiin görüşlerini zikrederken kendi sentezini sunar:
Zikirler: Bazı müfessirlere göre bunlar "Sübhanallahi velhamdülillahi..." tesbihatıdır.
Beş Vakit Namaz: Bazılarına göre ise asıl kalıcı olan namazdır.
Râzî burada daha kapsamlı bir tanım yapar: "Allah rızası için yapılan ve meyvesi ahirete uzanan her türlü güzel iş."
3. Sevap ve Sonuç (Mered) Bakımından Hayırlı Oluşu
Ayetin sonundaki iki kavramı Râzî şöyle ayırır:
Sevaben Hayırlı: Bu, amel işlendiği anda Allah katında yazılan değerdir.
"Mered" kelimesi, bir şeyin varacağı son nokta demektir. Râzî der ki: "Kâfirlerin övündüğü makam ve meclislerin sonucu ateştir; müminlerin amellerinin sonucu ise sonsuz cennet ve Allah'ın rızasıdır." Akıllı kişi, anlık lezzete değil, uzun vadeli sonuca (akıbet) bakandır.
Râzî, kalıcı olan salih amelleri anlatırken insanın ruhî gelişimine dikkat çeker. Maddi zenginlik insanı dışarıdan süslerken, hidayet ve salih amel insanı içeriden (cevherinden) güzelleştirir. Dış süs (elbise, ev) insan ölünce başkasına kalır; iç süs (iman, amel) ise kabirde de mahşerde de insanla beraberdir.
TEFSİR-İ KEBİR





HABERE YORUM KAT