1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Tecebbüre Gerek Yok, Diplomasi Var Ya!
Tecebbüre Gerek Yok, Diplomasi Var Ya!

Tecebbüre Gerek Yok, Diplomasi Var Ya!

Irak ve Suriye’de kan dökmenin, can almanın sıradanlaştığı bir vasatta 49 rehinenin kazasız belasız kurtarılmış olmasına da takılacak onlarca kulp bulabiliyorlar.

A+A-

Kenan Alpay / Haksöz Haber

Akılları başka türlü çalışmıyor. Çünkü adalete ve merhamete hiç yer yok hayatlarında. Tek bildikleri şey silahla, güçle, zorbalıkla sorunların çözülebileceği saplantısıyla hareket etmek. Zaten koskoca bir ülkenin yakın tarihi de iktidar sınıfları tarafından silah zoruyla hizaya çekilen milyonların hikâyesinden ibaret değil mi?

Esed/Baas Rejimi tarafından katledilen on binlerce insanı görmezden gelenler, Maliki’nin başı çektiği Şii despotizmine kulak tıkayanlar IŞİD tehdidine karşı şimdi küresel bir seferberlik peşindeler. İsrail’in vahşi işgal ve katliamlarını ‘kendini savunma hakkı’ olarak bakan Batılı ülkelerle bölgedeki Suriye, Irak, Mısır gibi despotik rejimler ve onlara kol kanat geren İran ve Suudi Arabistan gibi devletler de NATO’nun ‘Çekirdek Koalisyon’unda rol almak için pek bir hevesliler. NATO havadan, onlar karadan vurmak üzere plan üstüne planlar yapıyor.

Tanksız Topsuz Harekât

Musul’da IŞİD tarafından rehin alınan 49 Konsolosluk çalışanı 101 gün sonra sağ salim serbest kaldığında acaba hangi tez çökmüş oldu? AK Parti hükümetini Türkiye’yi Orta Doğu bataklığına sürüklemekle, Suriye ve Irak’ta çatışmaları körüklemekle ve Mısır, Tunus ve Libya’da kaos çıkarmakla suçlamak için ipe sapa gelmez komplo teorileri yazanlar şimdi ne durumda?

Kısaca ‘IŞİD mahcup etti’ onları. Rehinelerin kafaları kesmedi, kurşuna dizme görüntülerini servis etmedi, tecavüz ve işkence söylentileri için zemin hazırlamadı ya işte bu sebeple Erdoğan-Davutoğlu ikilisi yine prim yapmış oldu. Usulünce hayata geçirilen bir “Tanksız Topsuz Harekât” yüze göze bulaştırılan rehine krizi beklentilerini açık bir şekilde ofsayta düşürdü. Bu sebeple statükocu çevrelerin Erdoğan-Davutoğlu politikalarını itibarsızlaştırmak için kimin hazırladığını, kimlerin nemalandığını hiç önemsemeksizin yeni ve daha güçlü bir kriz için duaya çıkmaktan başka çareleri yok.

Can çıkar huy çıkmaz. Hemen herkes karakterlerinin, ideolojilerinin, siyaset tarzlarının gereğini yapıyor. Irak ve Suriye’de kan dökmenin, can almanın sıradanlaştığı bir vasatta 49 rehinenin kazasız belasız kurtarılmış olmasına da takılacak onlarca kulp bulabiliyorlar. Dış politika iflas etti, yalnızlık ve düşman kazanma trendi kronikleşti ama bu cahiller güruhu farkında değil gibi klişeleri süsleyip süsleyip tekrar ediyorlar. Ancak hakikate muhalif bu söylemler ve sahipleri geçen her gün değer yitimine maruz kalıyor. Daha da önemlisi zaman ilerledikçe toplum nezdinde kara propaganda olmaktan başka bir mana ifade etmiyor.

Yazının Devamı >>>