1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. Sivas Özgür-Der Mısır İntifadasını Kutladı
Sivas Özgür-Der Mısır İntifadasını Kutladı

Sivas Özgür-Der Mısır İntifadasını Kutladı

Özgür-Der Sivas Temsilciliği bugün gerçekleştirdiği basın açıklamasında ile Mısır intifadası kutlanırken, balyoz davası tutuklamalarının olumlu gelişmeler olduğunu belirtildi.

A+A-

Basın açıklamasının tam metni:

MISIR'DAKİ HALK DİRENİŞİNİN ZAFERİNİ VE BALYOZ TUTUKLAMALARINI KUTLUYORUZ!

18 gün boyunca milyonlarca Mısırlı, adını hürriyetten, özgürlükten alan Tahrir Meydanı'nı doldurarak baskıcı yönetimlerini köşeye sıkıştırdı. Bu süreçte atlarla, develerle saldıran sivil polislere karşı, cezaevlerinden salınan azılı suçlulara karşı, keskin nişancılara ve önüne geçeni ezen resmi araçlara karşı mücadele verdiler. Yüzlerce insanın can verdiği binlerce insanın yaralandığı bu süreç, insanlığın önüne yepyeni bir ufuk açtı diyebiliriz. Yeryüzündeki halklar eğer bir şeyi gerçekten isterse ve bunun için fedakârlık yapmayı göze alırsa bunu gerçekleştirebilir; bunu bize önce Tunus halkı şimdi de direnen Mısır halkı göstermiş oldu.

Şair Ali Emre'nin "Adı Nureddin Zengi Olan" adlı şiirinin sonunda: "Allah'ım! Şimdi âteşin bir âdiyat yükselsin şu sümsük çölün ortasından!" mısrasında söylediği gibi çölün ortasından, Kahire'den, Tahrir Meydanı'ndan yükselen âteş tüm yeryüzünü sardı adeta.  Geçen hafta Pazar günü yaptığımız basın açıklamasının sonunda: "Çekirge 1. Cuma sıçradı, 2. Cuma sıçradı, inşallah üçüncü Cuma yani gelecek hafta sonuna kadar Mübarek'in ve ekibinin tasfiye edilmesini umuyoruz…" demiştik. Çok şükür Mevla'mız dualarımızı kabul etti ve Mısır halkı üzerindeki kamburdan, Hüsnü Mübarek yönetimindeki diktatörlükten kurtuldu ve devrim süreci başlamış oldu. Mısır ordusunun, halkın taleplerini göz ardı etmeyerek en kısa zamanda seçime gideceğini umuyor ve bekliyoruz.

Ortadoğu'da oluşturulan yapay sınırlar halk direnişleri ile değişiyor. Tunus'taki ve Mısır'da yönetim değişiklikleri yalnızca bu ülke halkları tarafından değil dünyanın pek çok yerinde sevinçle karşılanıyor yahut üzüntülerini herkes paylaşıyor. Numan İbn-i Beşir'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Rasulullah (SAV) şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." Bugün bu düsturun etrafında toplanıp sesleniyoruz: Ortadoğu'da, Afrika'da, Kafkasya'da ve Uzak Asya'da kardeşlerimiz acı ve sıkıntı içinde hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar! Kardeşlerimizin beyinlerinde bir ur gibi büyüyen ahlaksız ve zalim yapılanmalar birer birer tasfiye edilmelidir. Dün Tunus Diktatörü Binali, Bugün Hüsnü Mübarek, yarın ise Cezayir devlet başkanı Buteflika, Yemen devlet başkanı Ali Abdullah Salih ve Libya devlet başkanı Muammer Kaddafi'nin de diğer diktatörlerle aynı tatil köyüne halktan çaldıklarıyla ama en çok da yalnızlıkları ve hak edilmiş beddualarıyla gitmelerini Rabbimizden diliyoruz.

Dünya Mısır'da halkına zulmeden, türlü tezgâhlar çeviren bir iktidarın sonunu izlerken aynı gün Türkiye'de camileri bombalayıp insanları birbirine kırdırmayı hedef alan, stadyumlara toplayacağı binlerce kişiyi işkenceden geçirmeyi düşünen ve darbe yapmayı tasarlayan bir grubun tutuklanmasına da şahit oldu. Mısır'da halk devrimi, Türkiye'de ise hukuk devrimi yaşandı.

Silivri'de görülmekte olan Balyoz davasının Cuma günkü duruşmasından önce derneğimizin genel merkezinin müdahillik taleplerinin mahkeme tarafından kabul edilmesini darbecilik suçu ile en geniş manada hesaplaşma anlamında ileri bir adım olarak değerlendiriyoruz. Türkiye tarihinin derin bir yarası olan darbeler şüphesiz toplumun bütününe yönelik bir suç, ülkenin geleceğini karartan bir musibettir. Bununla birlikte darbe suçunun halkın bütününe zarar vermek yanında daha yoğun ve doğrudan mağdurlar ürettiği de bilinmektedir. Darbeciler her defasında hedefe koydukları belli kesimlere, kuruluşlara ve şahıslara yönelik olarak baskı, dayatma ve imha politikaları izlemişler, bu şekilde hem hukuk dışı icraatlarına potansiyel karşı koyuşları saf dışı etmeyi hem de geniş halk kesimlerini bu yolla korkutup, sindirmeyi amaçlamışlardır.

Balyoz darbe davası dosyaları bu hukuk dışı yönelimin ve zorbalık mantığının izlerini bol miktarda yansıtan belgelerle doludur. Resmi ideolojik dayatmalara karşı tutumları bilinen pek çok kişi ve kuruluşun isimleri çeşitli biçimlerde listeler şeklinde dosyalarda yer almaktadır. Gözaltına alınacaklar, kapatılacaklar, imha edilecekler ve benzeri tanımlamalar altında pek çok kişi ve kuruluşun darbe teşebbüsü içinde olmakla suçlanan sanıklarca fişlendikleri görülmektedir.

Kendilerine ülke savunması görevi verilen ve bunun için halktan alınan vergilerden maaşlarını alan kamu görevlilerinin halkın seçtiği iktidarı devirmeye teşebbüs etmesi yanında, toplumun belli kesimlerini fişleme işine girişmiş olmaları başlı başına hesabı verilmesi gereken bir suçtur. Müdahillik talebimizin kabul edilmesiyle bu suçun hesabını faillerinden sorma imkânı elde etmiş oluyoruz.

Sürecin Cuma günkü aşamasında Mahkeme heyeti başkanı Ömer Dikmen başta olmak üzere kararın tüm aşamalarına dâhil olup sanıkların tehdidine aldırmadan kararlarını alan hukukçuları tebrik ediyoruz. Toplamda 163 sanık hakkında verilen tutuklama kararlarını devrim niteliğinde görmekle birlikte Ergenekon sürecinin ve diğer darbe teşebbüslerinin de sonuçlandırılmasını talep ediyor hükümetin Yargıtay ve Danıştay'da yaptığı değişiklikleri de önemsediğimizi bildirmek istiyoruz.

Geçtiğimiz Cuma günü Kahire'den ve İstanbul'dan gelen haberler bizi sevindirdi ve umutlandırdı. Dünyada bir şeyler değişmeye başlıyor sanki. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Türkiye'de hukukun sınırları genişliyor, hakları gasp edilen halklar mücadele ve direnişle somut sonuçlar elde edebiliyorlar artık. Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu'nun "pozitif domino" tezini sadece Arap ülkelerindeki dönüşümler için değil ülkemizdeki balyoz davası sonrası diğer hukuksuzluklar ve fail-i meçhullerin tespitinde de geçerli olmasını ümit ediyoruz.

Bu vesile ile İhvan-ı Müslimin'in kurucusu, büyük öğretmen Hasan el-Benna'nın şahadetinin yıldönümünde gelen Mısır'daki diktatörlüğün devrilişini sevinçle selamlıyor, ülkemizdeki hukuksuzlukların takipçisi olacağımızı buradan tekrar bildiriyoruz.

YAŞASIN İHVAN-I MÜSLİMİN, KAHROLSUN DİKTATÖR MÜBAREK!

YAŞASIN KÖLELİĞE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZ!

DİKTATÖRLER YENİLECEK, EZİLENLER KAZANACAK!

HABERE YORUM KAT

7 Yorum